Babalık davası, evlilik dışında doğan çocuk ile babası arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulması için açılan davadır. Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kendiliğinden kurulur. Baba ile soybağı ise ana ile evlilik, tanıma, hâkim hükmü veya evlat edinme yoluyla kurulur (TMK m. 282). Baba çocuğu kendiliğinden tanımıyorsa geriye kalan yol babalık davasıdır. Bu yazı davayı kimin, kime karşı ve hangi süre içinde açabileceğini, babalık karinesini, DNA incelemesini ve ananın isteyebileceği giderleri anlatır.
KISA CEVAP
- Babalık davasını ana ve çocuk açabilir. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 301).
- Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 303).
- Çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davasında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra hak düşürücü süre yoktur.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa, önce bu bağın kaldırılması gerekir; ananın bir yıllık süresi bu bağın ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
- Davalının gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır (TMK m. 302). Uygulamada sonucu çoğunlukla DNA incelemesi belirler.
- Ana, doğum giderlerini ve doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini babadan isteyebilir (TMK m. 304).
Babalık davası ne zaman gerekir?
Ana ile baba evli değilse çocuk ile baba arasında kendiliğinden soybağı kurulmaz. Baba çocuğu nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle tanıyabilir (TMK m. 295). Baba tanımıyorsa ya da baba olduğunu kabul etmiyorsa soybağı ancak babalık davasıyla kurulur.
Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa durum farklıdır. Örneğin çocuk ananın evliliği sırasında doğmuşsa, kanun gereği babası ananın kocasıdır (TMK m. 285). Bu durumda biyolojik babaya karşı babalık davası açılmadan önce kocanın babalığı soybağının reddi davasıyla kaldırılmalıdır. Bu dava Soybağının Reddi Davası yazımızda anlatılır.
Davayı kim, kime karşı açar?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 301
Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.
Buna göre:
- Ana, kendi adına dava açabilir.
- Çocuk ergin ise kendisi dava açar. Ergin değilse dava kayyım ya da velayet hakkına sahip ana tarafından çocuk adına açılabilir.
- Baba ölmüşse dava mirasçılarına karşı açılır.
- Dava, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir.
Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m. 337). Ana ile çocuğun menfaati çatışıyorsa çocuğa temsil kayyımı atanır (TMK m. 426/2). Yargıtay, yasal temsilci ile çocuk arasında çıkar çatışması bulunan durumlarda çocuğa kayyım atanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.06.2022 tarihli, E. 2022/6158, K. 2022/6528 sayılı kararı).
Dava açma süresi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 303
Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Süre bakımından ana ile çocuk arasında önemli bir fark vardır.
Ana için bir yıl
Ana, doğumdan başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Dava doğumdan önce de açılabilir. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa, bir yıllık süre bu soybağının ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bir yıl geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
Çocuk için süre yok
Maddenin çocuk için süre öngören hükümleri Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli, E. 2010/71, K. 2011/143 ve 15.03.2012 tarihli, E. 2011/116, K. 2012/39 sayılı kararlarıyla iptal edildi. Yargıtay bu iptal kararlarının sonucunu şöyle açıklar:
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 08.04.2019 tarihli, E. 2017/9467, K. 2019/3803 sayılı kararı
Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra, çocuk tarafından açılan babalık davasında artık herhangi bir hak düşürücü süre sözkonusu değildir.
Bu kararda ergin çocuklar, ölmüş babalarının mirasçılarına karşı babalık davası açmıştı. İlk derece mahkemesi davayı süre yönünden reddetmiş, Yargıtay kararı bozmuştur.
Ana, kendi süresini kaçırmış olsa bile çocuk adına velayeten dava açabilir. Yargıtay, ananın çocuk adına açtığı davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedildiği bir dosyada şöyle demiştir:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.06.2022 tarihli, E. 2022/6158, K. 2022/6528 sayılı kararı
O halde istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, babalığın tespiti davasında çocuk adına açılan davalarda hak düşürücü sürenin olmadığı, davacı tarafından babalık davası ile ile birlikte talep edilen mali haklara ilişkin herhangi bir hak düşürücü sürenin ise Kanun’da düzenlenmediği ve yasal temsilci ile çocuk arasında çıkar çatışması olduğu durumlarda çocuğa kayyım atanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği hususları bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılması gerekirken davanın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Babalık karinesi ve ispat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 302
Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.
Davacı, gebe kalma döneminde davalı ile ana arasında cinsel ilişki bulunduğunu gösterirse karine işler ve ispat yükü davalıya geçer. Davalı, babalığının olanaksız olduğunu ya da başka birinin baba olma olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlamak zorundadır.
DNA incelemesi
Bugün babalık davalarının sonucunu çoğunlukla DNA incelemesi belirler. Soybağı davalarında hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 284/1). Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 284/2
Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu da aynı yönde bir kural koyar. Haklı bir sebep olmaksızın kan veya doku alınmasına katlanmayan kişi hakkında hâkim, incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir (HMK m. 292/1).
Ananın mali hakları
Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak bazı giderlerin karşılanmasını isteyebilir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 304
Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir: 1. Doğum giderleri, 2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, 3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler. Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.
Yargıtay’ın yukarıda aktarılan 2022 tarihli kararına göre bu mali haklar için kanunda ayrı bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir.
Çocuk için nafaka
Babalık hükmüyle çocuk ile baba arasında soybağı kurulunca baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olur. Küçüğe fiilen bakan ana, babaya karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m. 329). Nafaka talebi uygulamada babalık davasıyla birlikte ileri sürülür. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (TMK m. 330).
Görevli ve yetkili mahkeme
Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 283).
Kararın sonuçları
Dava kabul edilip karar kesinleşince çocuk ile baba arasında soybağı kurulur. Bunun sonucunda:
- Çocuk nüfusa babasının çocuğu olarak kaydedilir.
- Çocuk ile baba arasında karşılıklı mirasçılık ilişkisi doğar.
- Baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olur.
- Velayet, ana ile baba evli olmadığı için kural olarak anada kalır (TMK m. 337). Baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 323).
Kontrol listesi: dava açmadan önce

- Çocuğun doğum tarihi ve nüfus kayıt örneği
- Çocuğun başka bir erkekle kayıtlı soybağı olup olmadığı
- Ana kendi adına dava açacaksa doğumdan itibaren bir yıllık süre
- Gebe kalma döneminde ilişkiyi gösteren deliller (yazışma, fotoğraf, tanık)
- Babanın ve baba ölmüşse mirasçılarının adresleri
- Doğum ve gebelik giderlerini gösteren fatura ve belgeler
- Çocuğun ihtiyaçlarını gösteren belgeler (nafaka talebi için)
Sıkça sorulan sorular
Bir yıllık süreyi kaçırdım. Babalık davası açamaz mıyım?
Ana olarak kendi adınıza açacağınız davanın süresi geçmiş olabilir. Çocuk adına açılan davada ise hak düşürücü süre yoktur; dava çocuk adına açılabilir.
Baba öldüyse babalık davası açılabilir mi?
Evet. Dava babanın mirasçılarına karşı açılır. Çocuk tarafından açılan davada süre sınırı bulunmadığından, babanın ölümünden yıllar sonra da dava açılabilir.
Davalı DNA testine gelmezse ne olur?
Hâkim, durum ve koşullara göre incelemeden beklenen sonucu davalının aleyhine doğmuş sayabilir. Ayrıca haklı bir sebep yoksa incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verebilir.
Babalık davası açılınca çocuğun velayeti babaya geçer mi?
Hayır. Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir. Baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir.
Çocuğun nüfusta başka bir babası görünüyor. Doğrudan babalık davası açabilir miyim?
Hayır. Önce mevcut soybağının soybağının reddi davasıyla kaldırılması gerekir. Ananın bir yıllık süresi bu bağın ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Sonuç
Babalık davasında ana için süre doğumdan başlayarak bir yıldır. Bu süre geçmişse dava çocuk adına açılabilir, çünkü çocuğun babalık davası için hak düşürücü süre yoktur. Davada belirleyici delil DNA incelemesidir. Ana, davayla birlikte doğum ve geçim giderlerini, çocuk adına da nafaka isteyebilir.
Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
