DNA incelemesi, bir biyolojik izin kime ait olduğunu yüksek doğrulukla gösterebilen bilimsel bir yöntemdir. Ceza yargılamasında olay yerinde bulunan kan, saç, tükürük veya doku izlerinin şüpheliyle eşleştirilmesi, cinsel saldırı ve kasten öldürme gibi ağır suçlardan hırsızlığa kadar pek çok dosyada belirleyici olabilir. DNA incelemesi kişinin vücut bütünlüğüne ve genetik verilerine dokunduğu için sıkı usul kurallarına bağlanmıştır.
Bu yazı DNA incelemesini ceza muhakemesi bakımından anlatır. Soybağının tespitine yönelik aile hukuku davalarındaki DNA testleri yazının kapsamı dışındadır. Hükümler, 7589 sayılı Kanun’la 16/7/2026 tarihinde yapılan değişiklikler dâhil güncel metne göre aktarılmıştır.
KISA CEVAP
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) DNA incelemesini “moleküler genetik inceleme” olarak adlandırır. Süreç iki aşamalıdır: örnek alınması (m. 75-76) ve örnekler üzerinde inceleme (m. 78-79).
- Şüpheli veya sanıktan örnek alınmasına hâkim veya mahkeme karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı da karar verebilir; bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, onaylanmayan karar hükümsüz kalır (m. 75/1).
- Üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kişiden kan, saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz (m. 75/5).
- Moleküler genetik incelemeye yalnızca hâkim karar verebilir (m. 79/1). İnceleme yalnızca soybağının veya bulgunun şüpheliye, sanığa ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunlu olması hâlinde yapılabilir; başka amaçla inceleme yasaktır (m. 78/1).
- 7589 sayılı Kanun’la değişen m. 80 uyarınca inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilir. Beraat gibi hâllerde bilgiler derhâl, diğer hâllerde hükmün kesinleşmesinden yirmi yıl sonra yok edilir.
- DNA eşleşmesi, biyolojik izin kime ait olduğunu gösterir; o kişinin suçu işlediğini kendiliğinden kanıtlamaz. Mahkeme bulguyu olayın diğer delilleriyle birlikte değerlendirir.

Temel kavramlar
CMK, DNA incelemesini moleküler genetik inceleme olarak adlandırır. Süreç iki aşamalıdır:
- Örnek alınması: Kişinin vücudundan kan, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekler alınır veya olay yerindeki izler toplanır.
- İnceleme: Alınan örnekler üzerinde laboratuvarda DNA profili çıkarılır ve karşılaştırma yapılır.
Kanun her iki aşama için ayrı şartlar öngörmüştür.

Örnek alma
Şüpheli veya sanıktan örnek alınması
Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanıktan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir. Buna Cumhuriyet savcısının veya mağdurun istemiyle ya da re’sen hâkim veya mahkeme karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı da karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve onaylanmayan karar hükümsüz kalır, elde edilen deliller kullanılamaz (CMK m. 75/1).
Örnek almanın sınırları şunlardır:
- Müdahale kişinin sağlığına zarar verme tehlikesi taşımamalıdır (m. 75/2).
- Kan veya benzeri biyolojik örnekler ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu başka bir kişi tarafından alınabilir (m. 75/3).
- Üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz (m. 75/5).
- Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir (m. 75/6).
CMK m. 75/5
(5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.
Şüpheli bu işleme rıza göstermek zorunda değildir; usulüne uygun bir karar varsa örnek, kişinin rızası aranmaksızın alınabilir.
Mağdur ve diğer kişilerden örnek alınması
Mağdurdan örnek alınması, sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahî bir müdahalede bulunmamak koşuluyla benzer usulle mümkündür. Mağdurun rızası varsa ayrıca karar gerekmez (CMK m. 76/1-2). Tanıklıktan çekinme sebepleri bulunan kişiler, muayeneden veya vücuttan örnek alınmasından kaçınabilir (m. 76/4). Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde kadın hekim tarafından yapılır (m. 77).
Moleküler genetik inceleme
Amaçla sınırlılık
Alınan örnekler üzerinde moleküler genetik inceleme, yalnızca soybağının veya elde edilen bulgunun şüpheliye, sanığa ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunlu olması hâlinde yapılabilir. Örnekler üzerinde bu amaçlar dışında, örneğin kişinin hastalık yatkınlığı veya diğer genetik özellikleri hakkında tespit yapılması yasaktır (CMK m. 78/1). Aynı kurallar, kime ait olduğu belli olmayan beden parçaları üzerinde de uygulanır (m. 78/2).
CMK m. 78/1
Madde 78 – (1) 75 ve 76 ncı maddelerde öngörülen işlemlerle elde edilen örnekler üzerinde, soybağının veya elde edilen bulgunun şüpheli veya sanığa ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunlu olması hâlinde moleküler genetik incelemeler yapılabilir. Alınan örnekler üzerinde bu amaçlar dışında tespitler yapılmasına yönelik incelemeler yasaktır.
Yalnızca hâkim kararıyla
Moleküler genetik incelemeye sadece hâkim karar verebilir; savcının gecikmesinde sakınca bulunan hâllerdeki yetkisi bu işlem için yoktur. Kararda incelemeyi yapacak bilirkişi gösterilir. İncelenecek bulgu, bilirkişiye ilgilinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihi bildirilmeden verilir (CMK m. 79). Uygulamada bu incelemeler Adli Tıp Kurumu ile emniyet ve jandarma kriminal laboratuvarlarında yapılmaktadır.
CMK m. 79/1
Madde 79 – (1) 78 inci madde uyarınca moleküler genetik incelemeler yapılmasına sadece hâkim karar verebilir. Kararda inceleme ile görevlendirilen bilirkişi de gösterilir.
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez (Anayasa m. 38/5; CMK m. 206/2-a).
Fizik kimliğin tespitinden farkı
DNA incelemesi, uygulamada sıkça karıştırılan fizik kimliğin tespitinden ayrıdır. Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı şüphelinin kimliğinin teşhisi için gerekli olması hâlinde, Cumhuriyet savcısının emriyle fotoğrafı, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izleri, sesi ve görüntüleri kayda alınabilir (CMK m. 81/1). Bu işlem için hâkim kararı gerekmez. Vücuttan biyolojik örnek alınması ve bu örnek üzerinde genetik inceleme yapılması ise yukarıda açıklanan daha sıkı şartlara tabidir. Parmak izi alınmış olması, kişinin DNA profilinin çıkarılmasına onay verildiği anlamına gelmez.
Karara karşı başvuru
Örnek alınmasına ilişkin hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz edilebilir (CMK m. 75/6, 76/5). Hâkim kararlarına karşı kanunun gösterdiği hâllerde itiraz yoluna gidilebilir (m. 267/1). İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle yapılır (m. 268/1). İtirazda suçun cezasının üst sınırı, işlemin zorunluluğu ve kişinin sağlığına etkisi gibi kanuni şartların bulunmadığı ileri sürülebilir.
DNA kayıt sistemi: 2026 değişikliği
İnceleme sonuçları kişisel veri niteliğindedir; başka bir amaçla kullanılamaz ve dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip kişiler tarafından bir başkasına verilemez (CMK m. 80/1).
7589 sayılı Kanun’la 16/7/2026 tarihinde CMK m. 80 yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemeye göre:
- İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilir; bir örneği dosyada delil olarak saklanır (m. 80/2).
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hâllerinde bu bilgiler derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir (m. 80/2).
- Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilir (m. 80/2).
- Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna, Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (m. 80/3).
- Sistemin işleyişine ilişkin esas ve usuller Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir (m. 80/4).
CMK m. 80/2
(2) (Değişik:16/7/2026-7589/14 md.) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.
Bu düzenleme, bir dosyada alınan DNA profilinin başka soruşturmalarda karşılaştırma amacıyla kullanılmasına yasal dayanak sağlar. Sistemden yararlanmak için de kanunda öngörülen karar şartı aranır.
DNA delilinin değeri ve sınırları
Güçlü, ancak tek başına her zaman yeterli değil
DNA eşleşmesi biyolojik izin kime ait olduğunu gösterir; o kişinin suçu işlediğini kendiliğinden kanıtlamaz. Bir kişinin DNA’sı olay yerinde suçtan önce veya sonra meşru bir nedenle bulunmuş olabilir; iz, başka bir eşya veya kişi aracılığıyla da taşınmış olabilir. Mahkeme bu nedenle DNA bulgusunu izin bulunduğu yer, zamanı ve olayın diğer delilleriyle birlikte değerlendirir.
İzin toplanması, paketlenmesi, laboratuvara ulaştırılması ve saklanması süreçlerinin tutanaklarla belgelenmesi, yani delil zinciri, DNA bulgusunun güvenilirliği bakımından belirleyicidir. Bu zincirdeki bir kopukluk savunma tarafından itiraz konusu yapılabilir.
Eksik araştırma
DNA incelemesi mümkün olduğu hâlde yapılmaması da hükmün bozulma sebebi olabilir.
Giderler
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcama yargılama giderleridir (CMK m. 324/1). Savcılık veya mahkemece istenen DNA incelemesinin bedeli de bu giderler arasında yer alır. Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilme hâlinde bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hâllerinde de aynı kural uygulanır (CMK m. 325/1-2). Kişilerin kendi istekleriyle özel laboratuvarlarda yaptırdıkları testlerin ücretleri laboratuvara göre değişir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şüpheli DNA örneği vermeyi reddedebilir mi?
Rıza göstermek zorunda değildir. Hâkim veya mahkeme kararı varsa ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde hâkim onayına sunulacak savcı kararı varsa örnek, rızası aranmaksızın sağlık personeli tarafından alınır.
Her suçta DNA örneği alınabilir mi?
Hayır. Üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kişiden biyolojik örnek alınamaz (CMK m. 75/5).
DNA verileri ne kadar süre saklanır?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle yok edilir (CMK m. 80/2).
Mağdur da DNA incelemesi talep edebilir mi?
Şüpheliden örnek alınmasına mağdurun istemiyle de karar verilebilir (CMK m. 75/1).
Sonuç
DNA örneği alınmasına ve moleküler genetik incelemeye ilişkin karar kanundaki şartlara uygun değilse sonuç hükme esas alınamaz. Hakkında örnek alma kararı verilen kişi, kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir; DNA bilgisi sisteme kaydedilen kişi de saklama amacı ortadan kalktığında bilgilerin silinmesini hâkim veya mahkemeden isteyebilir. Somut dosyalarda DNA delilinin hukuka uygunluğu konusunda büromuzdan bilgi alınabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
