İfadeye Çağrılmak: Şüpheli ve Tanığın Hakları, İfade Süreci

Bir karakoldan, jandarmadan veya Cumhuriyet başsavcılığından ifadeye çağrılmak, ceza soruşturmasında en sık karşılaşılan durumlardan biridir. Çağrının hangi sıfatla yapıldığı, kişinin hak ve yükümlülüklerini belirler. Şüpheli olarak çağrılan kişinin susma ve müdafi yardımından yararlanma hakkı vardır. Tanık olarak çağrılan kişi ise kural olarak gerçeği söylemek zorundadır. Bu yazıda çağrı usulü, ifadenin alınma biçimi ve verilen ifadenin yargılamadaki değeri ele alınmaktadır.

KISA CEVAP

  • Şüpheli davetiyeyle çağrılır; davetiyede çağrılma nedeni ve gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m. 145).
  • Usulüne uygun çağrıya uymayan şüpheli, tanık veya mağdur hakkında zorla getirme kararı verilebilir (CMK m. 146).
  • Şüpheli kimlik bilgileri dışında susma hakkına sahiptir ve ifadede müdafi bulundurabilir; ifadede en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m. 147, 149).
  • Müdafi hazır bulunmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).
  • Şüphelinin eşi, üstsoyu, altsoyu ve belirli derecedeki hısımları tanıklıktan çekinebilir; çekinme hakkı olmayan tanık gerçeği söylemekle yükümlüdür (CMK m. 45; TCK m. 272).

Çağrının sıfatı: şüpheli, tanık, müşteki

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) farklı sıfatlar için farklı kurallar öngörür:

  • Şüpheli: Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m. 2/1-a). İfadesi kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından alınır; hâkim tarafından alınan beyanına ise “sorgu” denir.
  • Tanık: Olay hakkında bilgisi olduğu düşünülen kişidir. Kendisine yöneltilen bir suçlama yoktur.
  • Müşteki (şikâyetçi) ve mağdur: Suçtan zarar gördüğünü ileri süren kişidir. Şikâyetini ve olayı anlatmak için dinlenir.

Çağrı kâğıdında kişinin hangi sıfatla ve hangi nedenle çağrıldığı belirtilmelidir. Şüpheli bakımından CMK m. 145, çağrılma nedeninin açıkça gösterilmesini ve gelmezse zorla getirileceğinin yazılmasını zorunlu kılar.

Çağrı nasıl yapılır?

Şüphelinin çağrılması

İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiyeyle çağrılır (CMK m. 145). Uygulamada davetiye tebligat yoluyla, e-tebligat ya da kolluk görevlilerince elden ulaştırılır. Telefonla yapılan bildirimler de görülür; ancak çağrıya uymamanın sonucu olan zorla getirme, usulüne uygun bir çağrının varlığını gerektirir.

Tanığın çağrılması

Tanıklar çağrı kâğıdıyla çağrılır ve çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir (CMK m. 43/1). Çağrı telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir; ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (m. 43/2). Bu kurallar kişinin Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde geçerlidir (m. 43/5).

Çağrıya uyulmazsa ne olur?

Zorla getirme

Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan kişi hakkında da doğrudan zorla getirme kararı verilebilir (CMK m. 146/1). Zorla getirilen kişi derhâl, mümkün olmazsa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya savcının önüne çıkarılır (m. 146/4). Zorla getirme kararı tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da verilebilir (m. 146/7).

Mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin neden olduğu giderler kendisine ödettirilir. Gelmemesini haklı gösteren sebebi sonradan bildirirse bu giderler kaldırılır (CMK m. 44/1).

Mazeret bildirimi

Hastalık, yurt dışında bulunma veya zorunlu bir iş gibi nedenlerle çağrılan tarihte gidilemeyecekse, mazeretin belgesiyle birlikte çağıran mercie önceden bildirilmesi ve yeni bir tarih istenmesi gerekir. Başka bir şehirde bulunan kişinin ifadesinin bulunduğu yer kolluğu veya savcılığı aracılığıyla alınması da talep edilebilir.

İfade nerede ve kim tarafından alınır?

Soruşturmayı yöneten makam Cumhuriyet savcısıdır. Savcı araştırmayı doğrudan doğruya yapabileceği gibi emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla da yaptırabilir (CMK m. 161/1). Bu nedenle ifadeler çoğu zaman karakolda veya jandarma karakolunda, savcılığın talimatıyla kolluk tarafından alınır. Savcı ise bazı dosyalarda ifadeyi bizzat alır.

Kolluk ile savcılık ifadesi arasındaki fark yargılamada önem taşır. Aşağıda açıklandığı gibi, müdafi hazır bulunmadan kollukça alınan ifade mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Savcılıkta alınan ifade ise bu sınırlamaya tabi değildir. Kişinin başka bir şehirde bulunması hâlinde ifadesinin, bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığından talimat yoluyla alınması da mümkündür (m. 161/1, son cümle).

Şüpheli ve tanığın ifade sırasındaki hak ve yükümlülüklerinin karşılaştırması

İfade alınırken uyulması gereken kurallar

Şüphelinin hakları

CMK m. 147’ye göre ifade alınırken:

  • kimlik saptanır; şüpheli kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermekle yükümlüdür,
  • yüklenen suç anlatılır,
  • müdafi seçme ve müdafiin ifadede hazır bulunması hakkı bildirilir; müdafi seçecek durumda olmayan ve isteyen şüpheliye baro tarafından müdafi görevlendirilir,
  • yakalanmışsa, yakalandığı yakınlarından istediğine bildirilir,
  • yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı olduğu söylenir,
  • şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır,
  • kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.

İfade bir tutanağa bağlanır. Tutanak ifade veren ve hazır bulunan müdafi tarafından okunur ve imzalanır; imzadan kaçınılırsa nedeni yazılır (m. 147/1-i).

Susma hakkı

Şüpheli, kimlik bilgileri dışında hiçbir soruya cevap vermek zorunda değildir. Susma hakkının kullanılması aleyhe yorumlanamaz. Ancak susmanın, lehe olan bilgilerin soruşturma evresinde ortaya konulmaması sonucunu doğurabileceği de değerlendirilmelidir. Bu kararın dosya içeriği bilinerek ve müdafiyle görüşülerek verilmesi yerinde olur.

Müdafi

Şüpheli soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir; ifade sırasında en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m. 149/1-2). Avukatın şüpheliyle görüşme ve ifade süresince yanında bulunma hakkı engellenemez (m. 149/3). Şüpheli çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse, sağır ve dilsizse veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suç söz konusuysa, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (m. 150/2-3).

Yasak usuller

Şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi müdahaleler yapılamaz; kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Bu yöntemlerle alınan ifade rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148/1-3). Aynı olayla ilgili olarak şüphelinin yeniden ifadesinin alınması gerekirse bunu ancak Cumhuriyet savcısı yapabilir (m. 148/5).

Kolluk ifadesinin delil değeri

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediği ve aleyhine tek delilin kollukta müdafi bulunmaksızın alınan ifadesi olduğu bir hırsızlık dosyasında, mahkûmiyet hükmünü bu hüküm nedeniyle bozmuştur (Yargıtay 6. CD, E. 2021/7040, K. 2022/2372, T. 28/02/2022).

Ancak sanık, kollukta verdiği ifadeyi duruşmada doğrularsa bu ifade hükme esas alınabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın duruşmada kollukta verdiği ifadeyi aynen tekrar ettiği bir dosyada, kolluk ifadesinin suçu ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını bozmuştur (Yargıtay 4. CD, E. 2021/27051, K. 2022/18801, T. 05/10/2022).

Bu iki karar, duruşmada “kolluktaki ifademi tekrar ederim” demenin sonuçlarını açıkça göstermektedir. Kollukta verilen ifadeye katılmıyorsa sanığın bunu duruşmada açıkça belirtmesi gerekir.

Tanığın hakları ve yükümlülükleri

Tanıklıktan çekinme

Şüphelinin nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, üstsoyu ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir (CMK m. 45/1). Avukatlar, hekimler ve mali müşavirler gibi meslek mensupları da mesleki sırları bakımından tanıklıktan çekinebilir (m. 46).

Kendini suçlamama

Tanık, kendisini veya yukarıda sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hakkı kendisine önceden bildirilir (CMK m. 48). Tanıklık sırasında kendisi hakkında da suç şüphesi doğarsa, ifadesinin şüpheli sıfatıyla ve şüpheli hakları hatırlatılarak alınması gerekir.

Gerçeği söyleme yükümlülüğü

Çekinme hakkı bulunmayan tanık, gerçeği söylemekle yükümlüdür. Yetkili makam önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapmak yalan tanıklık suçunu oluşturur (TCK m. 272).

Mağdur ve şikâyetçinin hakları

Müşteki veya mağdur olarak dinlenen kişi, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir ve soruşturmanın gizliliğini bozmamak koşuluyla savcılıktan belge örneği alabilir (CMK m. 234/1-a). Vekili yoksa, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz hakkı da bu kişilere aittir. İfade sırasında şikâyetçi olup olmadığının açıkça sorulması ve tutanağa yazılması, şikâyete bağlı suçlarda dosyanın akıbetini belirler.

Sıkça Sorulan Sorular

İfadeye çağrılan kişi avukatsız gidebilir mi?
Gidebilir. Ancak şüpheli sıfatıyla çağrılmışsa, ifade sırasında müdafi bulunmasını isteyebilir. Müdafi seçecek durumda değilse baro tarafından müdafi görevlendirilmesini talep edebilir (CMK m. 150/1).

Çağrı kâğıdında suç belirtilmemişse ne yapılmalı?
CMK m. 145 çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini gerektirir. İfade sırasında yüklenen suçun anlatılması da zorunludur. Çağrıyı yapan birimden, hangi dosya ve hangi sıfatla çağrıldığı öğrenilebilir.

İfade tutanağını imzalamak zorunlu mu?
Tutanak okunduktan sonra imzalanır. Anlatılanlarla uyumsuz bir kısım varsa düzeltilmesi istenmeli, düzeltme yapılmazsa imzadan kaçınma nedeni tutanağa yazdırılmalıdır.

İfadeden önce soruşturma dosyası incelenebilir mi?
Şüphelinin müdafii soruşturma dosyasını inceleyebilir ve belgelerin örneğini alabilir (CMK m. 153/1). Dosyada kısıtlama kararı varsa bu yetki sınırlanabilir; ancak şüphelinin önceki ifade tutanakları ve bilirkişi raporları bu durumda da incelenebilir (m. 153/3).

Kollukta verilen ifade mahkemede değiştirilebilir mi?
Sanık duruşmada farklı beyanda bulunabilir. Müdafi olmadan kollukta verilen ve mahkemede doğrulanmayan ifade hükme esas alınamaz.

Sonuç

İfadeye çağrılan kişinin önce hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmesi gerekir. Şüpheli olarak çağrılan kişi susma ve müdafi hakkına sahiptir; kollukta müdafisiz verilen ifade mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Tanık ise yakınlık veya kendini suçlamama hâlleri dışında gerçeği söylemekle yükümlüdür. Çağrıya uyulamayacaksa mazeretin önceden bildirilmesi zorla getirme kararını önler. Somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Müdafi ve Vekilin Dosya İnceleme Yetkisi (CMK m. 153)

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.