İhaleye Fesat Karıştırma Suçu (TCK 235): Unsurlar ve Ceza

Kamu kaynaklarıyla yapılan alım, satım, kiralama ve yapım işlerinin rekabet ve eşitlik içinde yürütülmesi, kamu ihale sisteminin temelidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) bu düzeni bozan davranışları “Topluma Karşı Suçlar” kısmında, 235. maddede “ihaleye fesat karıştırma” adıyla cezalandırır. Suç hem ihale komisyonunda görev alan kamu görevlileri hem de ihaleye katılan veya katılmak isteyen kişiler tarafından işlenebilir.

İhale sürecinde ortaya çıkan her usulsüzlük suç değildir. Yargıtay, maddede sayılan hareketlerin sınırlı olduğunu ve bunların dışındaki aykırılıkların ancak başka suç tiplerine girebileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle bir eylemin TCK m. 235 kapsamına girip girmediği, ceza ve zamanaşımı bakımından sonucu doğrudan belirler.

KISA CEVAP

  • İhaleye fesat karıştırmanın cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapistir; ilgili kamu kurumu bakımından zarar doğmamışsa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 235).
  • Suç yalnızca kanunda sayılan seçimlik hareketlerle işlenebilir; bunların dışındaki usulsüzlükler başka suç tiplerine girebilir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4011, K. 2026/1239).
  • Doğrudan temin bir ihale usulü değildir; bu alımlardaki usulsüzlükler görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/1838, K. 2026/885).
  • Kamu görevlileri hakkında soruşturma izni aranmaz; soruşturmayı doğrudan Cumhuriyet başsavcılığı yürütür (3628 sayılı Kanun m. 17).
  • Mahkûmiyetle birlikte bir yıldan üç yıla kadar ihalelere katılma yasağı da uygulanır (4734 sayılı Kanun m. 59).

Suçun kapsamı: hangi ihaleler korunur?

TCK m. 235/1, kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım ya da satım ihalelerini, kiralama ihalelerini ve yapım ihalelerini kapsar. Beşinci fıkra kapsamı genişletir. Buna göre aşağıdaki kurumlar adına yapılan ihaleler de korunur:

  • Kamu kurum veya kuruluşları aracılığıyla yapılan artırma ve eksiltmeler,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • Kamu kurumlarının veya bu meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
  • Bunların bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar,
  • Kamu yararına çalışan dernekler ve kooperatifler.

Suçun oluşması için, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olması gerekmez. Kanun kapsamı dışındaki bir kamu kurumunun kendi mevzuatına göre yaptığı ihaleler de korunur.

Doğrudan temin bir ihale değildir

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bir devlet hastanesinin doğrudan temin yöntemiyle yaptığı taşıma hizmeti alımına ilişkin dosyada, doğrudan teminin bir ihale usulü olmadığını, bu nedenle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığını belirtmiştir. Daire, kamu görevlisi olmayan sanıkların eylemlerinin, kamu görevlilerinin işleyebileceği görevi kötüye kullanma suçuna (TCK m. 257/1) iştirak olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/1838, K. 2026/885, T. 22.01.2026).

Bu ayrım uygulamada önemlidir. Açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usulü ihale kavramına girerken, doğrudan temin yoluyla yapılan alımlardaki usulsüzlükler ihaleye fesat karıştırma olarak değil, görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir.

Seçimlik hareketler (m. 235/2)

Kanun, ihaleye fesat karıştırmanın hangi hallerde gerçekleşmiş sayılacağını tek tek sayar:

a) Hileli davranışlarla;

  1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip kişilerin ihaleye ya da ihale sürecindeki işlemlere katılmasını engellemek,
  2. Yeterliğe veya koşullara sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
  3. Şartnamedeki niteliklere sahip malları, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
  4. Şartnamedeki niteliklere sahip olmayan malları, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.

b) Tekliflerle ilgili olup ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek, yaklaşık maliyetin istekliye bildirilmesidir.

c) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, yeterliğe sahip kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmasını engellemek.

d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin, ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.

Sayım sınırlıdır

Yargıtay 5. Ceza Dairesi yakın tarihli bir kararında, TCK m. 235’teki hallerin kanun koyucu tarafından tahdidi olarak sayıldığını ve seçimlik hareketlerin ya da fail çevresinin genişletilmesinin TCK m. 2’deki kanunilik ilkesine aykırı olacağını vurgulamıştır. Daireye göre (a) ve (b) bentlerindeki hallerde ihale sürecinde görev alan görevliler, (d) bendindeki halde ise ihaleye katılan veya katılmak isteyen kişiler suçun faili olabilir. Bu özel sıfatı taşımayan kişiler ise TCK m. 40/2 uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4011, K. 2026/1239, T. 05.02.2026).

Bu yaklaşım, savunma bakımından fail sıfatının ve somut hareketin hangi bende girdiğinin iddianamede açıkça gösterilmesini gerekli kılar. Örneğin ihale komisyonunda görevi bulunmayan bir aracı, (a) bendindeki hileli davranışın doğrudan faili değil, ancak şeriki olabilir.

İhaleye fesat karıştırmanın seçimlik hareketleri, cezaları, kamu zararı ölçütü ve doğrudan temin ayrımı
İhaleye fesat karıştırma suçunun hareketleri ve cezaları (TCK m. 235).

Cezalar

DurumCeza
Temel şekil (m. 235/1)3 yıldan 7 yıla kadar hapis
Cebir veya tehditle işlenmesi (m. 235/3-a)Temel cezanın alt sınırı 5 yıldan az olamaz
Kamu kurumu bakımından zarar doğmaması (m. 235/3-b)1 yıldan 3 yıla kadar hapis

Kamu zararı ölçütü. 6459 sayılı Kanun’la 2013 yılında yapılan değişiklikle, ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu açısından bir zarar doğmamışsa, cebir ve tehdit hali dışında, ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenir. Yargıtay, ihalenin yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerinde bırakılmasını, kurum zararının bulunmadığını gösteren bir olgu olarak değerlendirmektedir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/1838, K. 2026/885). Bu nedenle bilirkişi incelemesiyle zararın varlığı ve miktarının tespiti, dosyanın sonucunu belirleyen başlıca konulardan biridir.

Diğer suçlarla birleşme. Cebir veya tehdit kullanılması halinde kasten yaralama ya da tehdidin daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri gerçekleşmişse, fail bu suçlardan ayrıca cezalandırılır (m. 235/3-a). İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevliler ise, örneğin rüşvet suçundan da ayrıca cezalandırılır (m. 235/4).

Edimin ifasına fesat karıştırma ile farkı. İhale tamamlanıp sözleşme imzalandıktan sonra, eksik veya şartnameye aykırı malın kabul edilmesi gibi davranışlar TCK m. 236’daki edimin ifasına fesat karıştırma suçunu oluşturur. M. 235 ihale sürecini, m. 236 ise sözleşmenin ifası aşamasını korur.

Soruşturma ve yargılama

Soruşturma izni. 3628 sayılı Kanun m. 17 uyarınca resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçundan şüpheli kamu görevlileri hakkında 4483 sayılı Kanun’daki soruşturma izni usulü uygulanmaz. Soruşturma doğrudan Cumhuriyet başsavcılığınca genel hükümlere göre yürütülür. Müsteşarlar, valiler, kaymakamlar ile özel soruşturma usulüne tabi görevliler bu kuralın dışındadır.

Suç duyurusu. 4734 sayılı Kanun m. 59 uyarınca, ihalede suç teşkil eden fiillerin varlığı taahhüt tamamlanıp kabul yapıldıktan sonra tespit edilse dahi, idare yetkili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunur. Rekabet dışı bırakıldığını düşünen istekli de doğrudan başsavcılığa başvurabilir. Suç duyurusu harca tabi değildir.

Katılma. Suçtan doğrudan zarar gören kamu kurumu davaya katılabilir. Yargıtay, katılma hakkını suçtan doğrudan zarar görmüş olma şartına bağlar; dolaylı veya muhtemel zarar bu hakkı vermez (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4011, K. 2026/1239).

Görevli mahkeme. Cezanın üst sınırı on yılı aşmadığından dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Rüşvet gibi ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarla birlikte yargılanıyorsa dava ağır ceza mahkemesinde birleşir.

Uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi. Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi yalnızca üst sınırı üç yılı aşmayan m. 235/3-b hali bakımından gündeme gelebilir. Ancak bu imkân, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlarda uygulanmaz (CMK m. 171/6-b).

Zamanaşımı. Temel şekilde dava zamanaşımı on beş yıl, m. 235/3-b halinde sekiz yıldır (TCK m. 66/1). Zamanaşımını kesen işlemler bulunduğunda süreler en fazla yarısı kadar uzar (TCK m. 67/4). Yargıtay, kamu zararı bulunmayan dosyalarda lehe olan m. 235/3-b’yi esas alarak sekiz yıllık asli ve on iki yıllık uzamış zamanaşımı sürelerini uygulamakta ve süresi dolan davaların düşmesine karar vermektedir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4011, K. 2026/1239).

Kanun yolu. Hüküm, tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf edilebilir (CMK m. 273). Beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar temyiz edilemez (CMK m. 286/2-a).

İhalelere katılmaktan yasaklama

Ceza yargılamasının yanında idari ve yargısal ihale yasakları da uygulanır:

  • İdari yasaklama (4734 m. 58). 4734 sayılı Kanun m. 17’deki yasak fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında idare, fiilin özelliğine göre bir yıldan iki yıla kadar bütün kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verir.
  • Mahkeme kararıyla yasaklama (4734 m. 59). Suç teşkil eden fiiller nedeniyle mahkûm olanlar, hükmolunan cezanın yanında, idari yasaklamanın bitiş tarihini izleyen günden itibaren uygulanmak üzere bir yıldan üç yıla kadar mahkeme kararıyla da ihalelerden yasaklanır.

Kamu görevlileri bakımından ise 4734 sayılı Kanun m. 60 uyarınca disiplin sorumluluğu ve tarafların uğradığı zararın tazmini ayrıca gündeme gelir.

İhale sürecinde suç şüphesiyle karşılaşanlar için öneriler

İhaleden haksız biçimde dışlandığını düşünen istekli bakımından ilk yol, 4734 sayılı Kanun’daki şikâyet ve Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet süreleridir. Bu süreler kısadır ve ceza soruşturmasının açılması bunları durdurmaz. İhale dokümanı, teklif zarfları, tutanaklar ve yazışmalar korunmalıdır.

Hakkında soruşturma başlatılan görevli veya istekli bakımından ise, eylemin m. 235/2’deki hangi bende girdiği, fail sıfatının bulunup bulunmadığı, ihale usulünün doğrudan temin olup olmadığı ve kamu zararının varlığı ilk aşamadan itibaren incelenmelidir. Şüpheli, ifadesi sırasında müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir (CMK m. 147).

Sıkça Sorulan Sorular

İhaleye katılan şirket de cezalandırılır mı?
Ceza sorumluluğu şahsidir; hapis cezası şirket adına hareket eden gerçek kişilere verilir. Şirket yararına işlenen suçlarda tüzel kişi hakkında müsadere uygulanabilir. Kamu iznine dayanarak faaliyet gösteren şirketin organ veya temsilcilerinin bu izni kötüye kullanarak suç işlemesi hâlinde iznin iptaline de karar verilebilir (TCK m. 60). Mahkeme kararıyla verilen ihale yasağı ise şirketin ortaklarını ve vekillerini de kapsar (4734 m. 59).

İdari ihale yasağı için ceza davasının sonuçlanması beklenir mi?
Hayır. 4734 sayılı Kanun m. 58’deki yasaklama, yasak fiilin idarece tespitine bağlıdır ve ceza yargılamasından bağımsız olarak uygulanır. Bu karara karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.

Kamu İhale Kurumu kararı ceza mahkemesini bağlar mı?
Bağlamaz. Kurul kararları ve idari inceleme raporları dosyada delil olarak değerlendirilir; ancak suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ceza mahkemesi kendisi karar verir.

Sonuç

İhaleye fesat karıştırma, sınırlı sayıda seçimlik hareketle tanımlanmış ve fail sıfatı her bentte farklı belirlenmiş bir suçtur. Yargıtay’ın güncel kararları; doğrudan teminin ihale sayılmadığını, sayılan haller dışındaki usulsüzlüklerin bu suçu oluşturmadığını ve kamu zararının bulunmamasının hem cezayı hem zamanaşımını değiştirdiğini ortaya koymaktadır. Somut bir ihale dosyasına ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.