İşe İade Davası: Şartlar, 1 Aylık Süre, Arabuluculuk ve Tazminatlar

İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki bir işçinin geçerli bir sebep gösterilmeden işten çıkarılması hâlinde feshin geçersiz olduğunun tespitini ve işe geri dönmeyi istediği davadır. Dava kazanılırsa işçi ya eski işine döner ya da işveren onu işe başlatmazsa işe başlatmama tazminatı alır. Her iki durumda da yargılama sürerken çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ödenir. İşe iade davasında en sık hak kaybı süreden doğar: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmazsa işçi işe iade isteyemez.

KISA CEVAP

  • İşe iade için iş yerinde en az 30 işçi çalışmalı, işçinin en az altı aylık kıdemi olmalı ve iş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.
  • Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur. Anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır.
  • Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir.
  • Mahkeme feshi geçersiz bulursa işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurur. İşveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır.
  • İşveren işçiyi işe başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder.
  • Kararın kesinleşmesine kadar çalışılmayan süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklar ödenir.

İşe iade davası nedir?

4857 sayılı İş Kanunu, belirli şartları taşıyan işçiye iş güvencesi tanır. Bu işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, feshi geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır. Geçerli sebep yoksa ya da işveren fesih bildiriminde sebep göstermemişse işçi feshin geçersizliğini ve işe iadesini ister.

İşe iade davası para alacağı davası değildir. Davada önce feshin geçerli olup olmadığına karar verilir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi alacaklar başka bir konudur; bunları İşçilik Alacakları yazımızda anlattık.

İşe iade davasının şartları

İşe iade davası açabilmek için aşağıdaki şartların hepsinin bir arada bulunması gerekir:

4857 sayılı İş Kanunu m. 18/1

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İş yerinde en az 30 işçi

İşverenin aynı iş kolunda birden fazla iş yeri varsa 30 işçi sayısı, bu iş yerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Sayı, fesih tarihindeki duruma göre belirlenir.

En az altı aylık kıdem

İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az altı ay çalışmış olması gerekir. Altı ay, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihe göre hesaplanır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.

Belirsiz süreli iş sözleşmesi

İş güvencesi belirsiz süreli iş sözleşmeleri içindir. Belirli süreli sözleşme süresi dolunca kendiliğinden sona erer. Ancak belirli süreli sözleşme objektif bir sebep olmadan art arda yenilenmişse sözleşme baştan belirsiz süreli sayılır ve işçi iş güvencesinden yararlanır.

İşveren vekili olmamak

İşletmenin bütününü yöneten işveren vekili ve yardımcıları ile iş yerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesinden yararlanamaz. Unvanın “müdür” olması tek başına yeterli değildir; bakılan, kişinin gerçekte bu yetkileri kullanıp kullanmadığıdır.

İşveren feshi

İşe iade yalnızca işverenin yaptığı feshe karşı istenir. İşçinin istifası, emeklilik için ayrılması ya da tarafların anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi (ikale) işe iade davasının konusu olmaz. İşçi istifa dilekçesinin baskıyla yazdırıldığını ileri sürüyorsa bunu ispat etmesi gerekir.

Geçerli sebep nedir?

Kanun, geçerli sebebi üç gruba ayırır:

  • İşçinin yeterliliğinden kaynaklanan sebepler: Sık sık hastalanma, işe uyum sağlayamama, beklenen verimin çok altında kalma.
  • İşçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler: İşe geç gelme, talimatlara uymama, iş arkadaşlarıyla sürekli çatışma. Bu davranışlar haklı fesih sebebi sayılacak ağırlıkta değildir, ama iş ilişkisini sürdürülemez hâle getirir.
  • İşletmeden kaynaklanan sebepler: Ekonomik daralma, iş yerinin bir bölümünün kapanması, teknolojik değişiklik, yeniden yapılanma.

Sendika üyeliği, sendika temsilciliği, işverene karşı şikâyette ya da dava yoluna başvurmak, ırk, cinsiyet, medeni hâl, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din ve siyasi görüş geçerli sebep sayılmaz (m. 18/3). Doğum izni sırasında ya da hastalık veya kaza sebebiyle bildirim süresi artı altı haftalık süre içinde işe gelinmemesi de geçerli sebep değildir.

Savunma ve yazılı bildirim

İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve sebebi açık ve kesin olarak belirtmek zorundadır.

4857 sayılı İş Kanunu m. 19

İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.

İşçinin davranışı ya da verimi gerekçe gösterilerek savunması alınmadan yapılan fesih geçersizdir. “Performans düşüklüğü” yazılıp işçiye hiçbir savunma imkânı tanınmayan fesihler bu yüzden işe iade davasında sık sık geçersiz bulunur.

İspat yükü

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını işveren ispat eder (m. 20/2). İşçi, feshin gösterilen sebepten başka bir sebebe, örneğin sendika üyeliğine dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını kendisi ispatlar. İşletmeden kaynaklanan sebeplerde işveren, aldığı kararın gerçekten uygulandığını, tutarlı olduğunu ve feshin son çare olduğunu da göstermek zorundadır. İşçiyi başka bir bölümde ya da başka bir görevde çalıştırmak mümkünse fesih son çare sayılmaz.

İşe iade için süre ve zorunlu arabuluculuk

İşe iade davası doğrudan iş mahkemesinde açılamaz. Önce arabulucuya başvurmak gerekir ve bu başvurunun süresi kısadır.

4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. […]

Bir aylık süre hak düşürücü süredir. Zamanaşımı gibi karşı tarafın ileri sürmesine bağlı değildir; mahkeme bu süreyi kendiliğinden gözetir. Süre, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı günden başlar. İşçi bildirim süresi verilerek çıkarıldıysa da süre bildirim süresinin sonundan değil, fesih bildiriminin tebliğinden başlar.

Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3’e göre arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir.

Arabuluculukta anlaşma

Taraflar arabuluculukta işçinin işe dönmesi konusunda anlaşabilir. Bu durumda tutanakta işçinin işe başlatılacağı tarih, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının miktarı açıkça yazılmalıdır (m. 21/4). İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlatılmazsa tutanaktaki tazminat ve ücret işçiye ödenir. Taraflar işe dönüş yerine bir miktar para ödenmesinde de anlaşabilir. Anlaşma tutanağı ilam niteliğinde belge hükmündedir.

Mahkeme feshi geçersiz bulursa ne olur?

Mahkeme feshi geçersiz bulursa feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verir. Kararda iki parasal kalemi de belirler: işçi işe başlatılmazsa ödenecek tazminat ve boşta geçen süre ücreti.

4857 sayılı İş Kanunu m. 21/1-3

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

İşe başlatmama tazminatı

İşe başlatmama tazminatı, işçinin dört ile sekiz aylık ücreti arasında belirlenir. Mahkeme bu aralıkta işçinin kıdemini, feshin sebebini ve işverenin tutumunu göz önüne alır. Fesih sendikal sebebe dayanıyorsa işçi ayrıca 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 25’e göre sendikal tazminat isteyebilir.

Boşta geçen süre ücreti

İşçi yargılama boyunca çalışmadığı için ücret alamaz. Kanun bu kaybın en çok dört aylık kısmını işverene yükler. Dava ne kadar uzun sürerse sürsün, ödenecek ücret dört aylık ücret ve diğer haklarla sınırlıdır. “Diğer haklar” ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi düzenli ödemeleri kapsar.

Karardan sonra: on iş günü ve bir ay

İşçinin işe iade kararı aldıktan sonra yapması gereken iş, kararın kesinleşmesini beklemek ve sonra işverene başvurmaktır. Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurulur. Başvuru, ispat kolaylığı için noter aracılığıyla ihtarnameyle yapılır. İşçi bu süre içinde başvurmazsa işverenin yaptığı fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnızca bu feshin sonuçlarından sorumlu olur.

İşçinin başvurusu samimi olmalıdır. Gerçekte işe dönmeyi istemeyen, yalnızca tazminat almak için başvuran işçi işe başlatmama tazminatını alamaz. İşverenin işe davetine rağmen işe dönmeyen işçi de bu tazminatı isteyemez.

İşverene başvurulduktan sonra işveren bir ay içinde işçiyi eski işine ya da eşdeğer bir işe başlatmak zorundadır. İşveren işçiyi başlatırsa, fesih sırasında ödediği ihbar ve kıdem tazminatını boşta geçen süre için yapacağı ödemeden düşer.

İşveren işçiyi başlatmazsa iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Yargıtay bu noktayı şöyle açıklamıştır:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.02.2026 tarihli, E. 2025/9788, K. 2026/1671 sayılı kararı

İşçi feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davası açtığında, feshin geçerli olup olmadığı hususu bu davada ele alınacağından, henüz iş sözleşmesinin sona erdiğinden söz edilmesi mümkün değildir. İşe iade davasının dışında iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar da talep edilmişse, feshin geçersizliğine ilişkin dava, alacak davasında bekletici mesele yapılmalıdır. Mahkemece feshin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi üzerine işçi, Kanun’da öngörülen süre içinde işe iade başvurusunda bulunmamışsa fesih geçerli hâle gelecektir. İşçinin başvurması durumunda ise fesih hükümsüz hâle gelerek sözleşme hiç son bulmamış gibi bir durum ortaya çıkacaktır […]. İşçinin süresinde işe iade başvurusunda bulunması hâlinde, feshin hükümsüz hâle geldiği ve iş sözleşmesinin devam ettiği noktasında tereddüt bulunmadığından işverenin işe iade başvurusunda bulunan işçiyi işe başlatmaması işverenin feshi olarak değerlendirilmelidir.

İşe başlatılmayan işçinin diğer alacakları

İşe başlatılmayan işçi, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin yanında şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini de ister. Boşta geçen en çok dört aylık süre kıdem süresine eklenir. Kıdem ve ihbar tazminatının hesabı için kıdem tazminatı hesaplama ve ihbar tazminatı hesaplama araçlarını kullanabilirsiniz.

Bu alacaklar için yeniden arabulucuya gitmek gerekir. İşe iade için yapılan ilk arabuluculuk başvurusunda kıdem ve ihbar tazminatı da istenmiş olsa bile bu başvuru, işe başlatmama üzerine doğan alacakları kapsamaz:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 30.03.2026 tarihli, E. 2026/368, K. 2026/2807 sayılı kararı

Açıklanan nedenlerle, işe iade davasından önce düzenlenen ve işe iade talebi ile birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya yıllık izin ücreti taleplerini içeren arabuluculuk tutanağı; işçinin işe başlatılmaması suretiyle iş sözleşmesinin feshine bağlı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını talep ettiği alacak davasında dava şartının sağlanması bakımından yeterli değildir.

Bu kararda Daire, yeni arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davada kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin usulden reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.

İstinaf ve temyiz

İş mahkemesinin işe iade kararına karşı bölge adliye mahkemesinde istinaf yoluna gidilebilir. Bölge adliye mahkemesinin işe iade davasında verdiği karar kesindir; Yargıtay’a temyiz yolu kapalıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 30.04.2026 tarihli, E. 2026/2694, K. 2026/4137 sayılı kararı

Belirtilen düzenlemeler uyarınca ilk derece mahkemelerinden 25.10.2017 tarihinden sonra verilen işe iade davalarındaki kararlar hakkında bölge adliye mahkemesi kararları kesindir, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Süreç ve kontrol listesi

İşe iade davası: şartlar ve süreç bilgi grafiği
  • Fesih bildiriminin aslı ya da fotoğrafı ve tebliğ tarihi (bir aylık süre bu tarihten başlar)
  • SGK hizmet dökümü ve işten çıkış kodu
  • İş sözleşmesi, varsa belirli süreli sözleşmelerin tamamı
  • Savunma istemi yazısı ve verdiğiniz savunma
  • İş yerinde çalışan işçi sayısını gösterebilecek bilgi ve tanıklar
  • Fesihten önce aldığınız uyarılar, performans değerlendirmeleri, e-postalar
  • Ücret bordroları ve banka hesap dökümü (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti son ücrete göre hesaplanır)

Sıkça sorulan sorular

İşe iade davası için süre ne zaman başlar?
Fesih bildiriminin size tebliğ edildiği günden başlar. Bu tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir. Süre kaçarsa işe iade istenemez; kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar ise kendi zamanaşımı süreleri içinde istenebilir.

30’dan az işçi çalışan bir iş yerinden çıkarıldım. Ne yapabilirim?
İşe iade davası açamazsınız. Fesih hakkı kötüye kullanılmışsa, örneğin işverene şikâyette bulunduğunuz için çıkarıldıysanız, kötüniyet tazminatı isteyebilirsiniz. Bu tazminat ve diğer alacaklar İşçilik Alacakları yazımızda anlatılıyor.

Hem işe iade hem kıdem tazminatı isteyebilir miyim?
İşe iade davası sürerken iş sözleşmesinin sona erip ermediği belli değildir. Kıdem ve ihbar tazminatı, işveren işçiyi işe başlatmadığında doğar. Bu alacaklar için o aşamada yeniden arabulucuya başvurmanız gerekir.

İşe iade kararından sonra işe dönmek istemiyorum. Tazminat alabilir miyim?
Kesinleşen karardan sonra on iş günü içinde işverene başvurmazsanız fesih geçerli sayılır ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretini alamazsınız. Başvurup işverenin davetine rağmen işe dönmezseniz de işe başlatmama tazminatı istenemez.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışıyordum. İşe iade isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. Ancak sözleşme objektif bir sebep olmadan art arda yenilenmişse belirsiz süreli sayılır ve işe iade davası açılabilir.

İşe iade davası ne kadar sürer?
Arabuluculuk aşaması en fazla dört hafta sürer. Mahkeme aşamasının süresi tanık ve bilirkişi incelemesine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. İstinaf incelemesinden sonra karar kesinleşir; Yargıtay aşaması yoktur.

Sonuç

İşten çıkarıldıysanız önce fesih bildiriminin tarihini not edin; işe iade için bir aylık süre o gün başlar. Bu süre içinde arabulucuya başvurun, anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açın. Karar kesinleştiğinde on iş günü içinde işverene noter aracılığıyla başvurun. İşe başlatılmazsanız kıdem ve ihbar tazminatı için yeniden arabulucuya gitmeniz gerekir.

Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.