Futbol müsabakalarının yayın hakları, yayıncı kuruluşlara yüksek bedellerle devredilir ve bu kuruluşlar yayınları şifreli olarak, abonelik karşılığında sunar. Bu yayınların izinsiz olarak internet üzerinden yeniden iletilmesi, şifre kırıcı cihaz veya programlarla izlenmesi ya da bireysel abonelikle alınan yayının ticari bir işletmede gösterilmesi, farklı suç tiplerini gündeme getirir. Son yıllarda “IPTV” adı verilen, internet üzerinden çok sayıda kanalı düşük ücretle sunan izinsiz abonelikler bu sorunun en yaygın biçimi hâline gelmiştir.
Bu yazıda kaçak maç yayınıyla ilgili suç tipleri, yayını sağlayan, işletmesinde gösteren ve izleyen kişilerin sorumluluğu ile şikâyet ve uzlaştırma kuralları incelenmektedir.
KISA CEVAP
- Maç yayınını izinsiz yeniden ileten veya IPTV aboneliği satan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (FSEK m. 71/1).
- Şifre kırıcı cihaz ve programları ticari amaçla satan veya bulunduran kişinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir (FSEK m. 72).
- Şifre kırıcı sistemle yayından rıza olmadan yararlanan kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m. 163/2).
- FSEK m. 71 ve 72’deki suçlar şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; şikâyet süresi altı aydır (FSEK m. 75; CMK m. 253/1-a; TCK m. 73/1).
- İşletmede maç gösterilmesinde abonelik sözleşmesinin türü ve kullanılan cihaz ayrıca araştırılır; sorumluluk kendiliğinden doğmaz.
Uygulanacak hükümler
Kaçak maç yayınına ilişkin fiiller üç ayrı düzenleme kapsamında değerlendirilir:
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m. 71: Yayın kuruluşlarının bağlantılı haklarına tecavüz.
- FSEK m. 72: Teknik koruma önlemlerini etkisiz kılan cihaz ve programlara ilişkin fiiller.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 163/2: Şifreli veya şifresiz yayınlardan rıza olmadan yararlanma (karşılıksız yararlanma).
Hangi hükmün uygulanacağı; fiilin yayını başkalarına iletmek mi, şifreyi aşmak mı yoksa yayından yararlanmak mı olduğuna göre belirlenir. Aynı olayda birden fazla fiil bulunuyorsa, her biri ayrı ayrı değerlendirilir.
Yayın kuruluşlarının hakları
FSEK m. 80, radyo ve televizyon kuruluşlarına yayınlarının tespit edilmesi, yeniden iletilmesi, çoğaltılması, kablo ve uydu yoluyla dağıtılması, umumun girebileceği yerlerde iletilmesi ve şifreli yayınların çözülmesi konularında izin verme veya yasaklama yetkisi tanır. Bu haklar, yayının ilk iletiminden itibaren yetmiş yıl süreyle korunur. Müsabakaların yayın hakları, organizatör kuruluşlar tarafından belirli dönemler için yayıncı kuruluşlara devredilir; ihlal hâlinde şikâyet hakkını da kural olarak bu yayıncı kuruluş kullanır.
Bu nedenle bir maç yayınının, yayıncı kuruluşun izni olmadan internet sitesinde, sosyal medya hesabında veya IPTV sunucusunda yeniden iletilmesi, yayıncının bağlantılı hakkını ihlal eder.

Kaçak yayın yapanın ve IPTV satanın sorumluluğu
FSEK m. 71: Bağlantılı haklara tecavüz
Yayıncının izni olmadan yayını yeniden ileten, çoğaltan veya umuma ileten kişi, FSEK m. 71/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Maç yayınlarını kendi internet sitesinden veya uygulamasından yayımlayan, IPTV sunucusu işleten ve bu yayınlara erişim için abonelik satan kişiler bu kapsamda sorumludur.
FSEK m. 72: Şifre kırıcı cihaz ve programlar
Etkili teknik önlemleri, örneğin erişim kontrolünü veya şifrelemeyi etkisiz kılmaya yönelik cihaz ve araçları ticari amaçla üreten, ithal eden, dağıtan, satan, kiralayan veya bulunduran ya da bunların reklamını yapan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kart paylaşım sunucuları, şifre kırıcı uydu alıcıları ve bunları satan kişiler bu hükmün kapsamındadır.
Aynı kişinin hem şifre kırıcı cihaz satması hem de yayını yeniden iletmesi hâlinde, her iki suçtan ayrı ayrı sorumluluk doğabilir. Kazanç sağlamak amacıyla düzenli olarak abonelik satılması, aynı zamanda suçtan elde edilen gelirin müsaderesini ve vergi mevzuatı bakımından ayrı sonuçları da gündeme getirir.
İşletmede maç gösterenin sorumluluğu
Kahvehane, kafe veya restoran gibi umuma açık işletmelerde maç gösterilmesi, yayıncı kuruluşla bu amaca uygun bir ticari abonelik sözleşmesi yapılmasını gerektirir. Bireysel (konut) aboneliğiyle alınan yayının işletmede gösterilmesi uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda fiilin hukuki niteliği, abonelik sözleşmesinin içeriğine ve yayına nasıl erişildiğine göre belirlenir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, evi için aldığı aboneliği iş yerine getirip kahvehanede maç gösterdiği iddia edilen sanık hakkında, sanık ile yayıncı arasında konut içi kullanım sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılması ve eylemin hukuki bir ihtilaf niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Daireye göre yayının şifre kırıcı cihaz kullanılarak yapıldığının tespiti hâlinde ise eylem TCK m. 163/2’deki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur (Yargıtay 7. CD, E. 2023/9015, K. 2023/7735, T. 5/10/2023).
Yargıtay 6. Ceza Dairesi de işletmesinde izinsiz maç izlettirdiği tespit edilen ve yayının zaten şifresiz olduğunu savunan sanık hakkında, kullanılan kartın kime ait olduğu ve nasıl ele geçirildiği ile yayının şifreli mi şifresiz mi olduğu araştırılmadan kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur (Yargıtay 6. CD, E. 2022/10311, K. 2022/16898, T. 5/12/2022).
Bu kararlar, işletme sahibinin sorumluluğunun otomatik olarak doğmadığını; abonelik sözleşmesinin türü, kullanılan kart ve cihaz ile yayının şifreli olup olmadığının ayrı ayrı araştırılması gerektiğini göstermektedir.
IPTV aboneliği alan ve izleyen kişinin sorumluluğu
TCK m. 163/2 uyarınca telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Şifre kırıcı cihaz veya kart paylaşım sistemiyle maç izleyen kişi bu hükmün kapsamındadır.
İnternet üzerinden IPTV aboneliğiyle izleme, uygulamada daha tartışmalıdır. Yayının internet üzerinden iletilmesinin TCK m. 163/2’deki yayın kavramına girip girmediği ve izleyenin yayının izinsiz olduğunu bilip bilmediği, sorumluluğun belirlenmesinde önemlidir. Bununla birlikte piyasa fiyatının çok altında, çok sayıda ücretli kanalı birlikte sunan bir aboneliğin yasal olmadığının bilinmemesi, savunma bakımından güç bir iddiadır. IPTV satıcılarına yönelik soruşturmalarda ele geçirilen müşteri listeleri ve ödeme kayıtları, izleyiciler hakkında da işlem yapılmasına yol açabilir.
Yalnızca kişisel kullanım amacıyla izleme, FSEK m. 71 bakımından genellikle yayının umuma iletilmesi sayılmaz. Ancak izlenen yayının başkalarıyla paylaşılması, örneğin sosyal medyada canlı yayınlanması veya bir işletmede gösterilmesi, FSEK m. 71 kapsamında da sorumluluk doğurur.
Şikâyet ve uzlaştırma
FSEK m. 71 ve 72’deki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (FSEK m. 75). Şikâyet, hak sahibi yayıncı kuruluş veya meslek birliği tarafından, hak sahipliğini gösteren belgelerle birlikte Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır (TCK m. 73/1). Şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasını düşürür.
Şikâyete bağlı oldukları için FSEK suçları uzlaştırma kapsamındadır (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 253/1-a). Uygulamada yayıncı kuruluşlar, işletmelerle uzlaşmayı çoğunlukla ticari abonelik sözleşmesi yapılması veya belirli bir bedelin ödenmesi şartına bağlamaktadır. TCK m. 163/2’deki karşılıksız yararlanma suçu ise şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı, ihlal konusu cihaz ve materyale el koyabilir. Hak ihlali içeren internet yayınları bakımından FSEK ek m. 4 uyarınca içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yoluna da başvurulabilir.
Deliller ve tespit
Bu dosyalarda deliller çoğunlukla yayıncı kuruluşun görevlendirdiği kişilerin veya kolluğun düzenlediği tespit tutanaklarına dayanır. Tutanakta; tespitin yapıldığı tarih ve saat, gösterilen kanal ve müsabaka, kullanılan cihaz ve kart numarası ile işletmenin umuma açık olup olmadığı açıkça yer almalıdır. El konulan cihaz ve kartların şifre kırma özelliği taşıyıp taşımadığı, bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
IPTV soruşturmalarında ise sunucu kayıtları, alan adı bilgileri, abonelik satışlarına ilişkin banka veya kripto varlık hareketleri ve satıcıların mesajlaşma kayıtları temel delillerdir. Tespit tutanağının eksik olması veya cihazın teknik incelemesinin yapılmaması, yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarında olduğu gibi hükmün bozulmasına yol açabilir.
Yaptırımın belirlenmesi
FSEK m. 71/1 ve TCK m. 163/2’de hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bunlardan birini seçer. Hapis cezasına hükmedilse bile, cezanın süresine göre seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mümkündür.
HAGB kararı verilebilmesi için suçtan doğan zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK m. 231/6-c). Bu nedenle işletmelerde maç gösterilmesine ilişkin dosyalarda yayıncı kuruluşun zararının karşılanıp karşılanmadığı, HAGB değerlendirmesi bakımından belirleyicidir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması da HAGB’nin şartları arasındadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bireysel abonelikle evde arkadaşlarla maç izlemek suç mudur?
Konut içinde, umuma açık olmayan bir ortamda izlemek, abonelik sözleşmesinin olağan kullanımıdır. Sorun, yayının ücret karşılığı hizmet sunulan ve umuma açık bir işletmede gösterilmesiyle ortaya çıkar.
IPTV cihazı satın almak tek başına suç mudur?
Cihazın kendisi yasal yayınlar için de kullanılabiliyorsa, yalnızca satın alınması suç oluşturmaz. Belirleyici olan, cihazla izinsiz yayınlara erişilip erişilmediği ve cihazın münhasıran şifre kırma amacıyla üretilip üretilmediğidir.
İşletmede tespit yapılması hâlinde işletme sahibi ne yapmalıdır?
Düzenlenen tutanağın içeriği imzalanmadan önce okunmalı; kanal, saat ve cihaz bilgilerinin doğru yazılıp yazılmadığı kontrol edilmelidir. Varsa abonelik sözleşmesi ve faturalar ibraz edilmeli, tutanağa katılınmayan hususlar şerh olarak yazdırılmalıdır. Bu belgeler, sonraki soruşturmada savunmanın temelini oluşturur.
Yayıncı kuruluş ayrıca tazminat isteyebilir mi?
İsteyebilir. Ceza yargılamasından bağımsız olarak, FSEK uyarınca hak ihlali nedeniyle tazminat davası açılabilir. Ceza davasında uzlaşma sağlanmışsa, uzlaşma metninde tazminat konusunun da düzenlenmesi uygun olur.
Sonuç
Kaçak maç yayınında sorumluluk, kişinin rolüne göre değişir: Yayını yeniden ileten veya IPTV satan kişi FSEK m. 71’den, şifre kırıcı cihaz satan kişi FSEK m. 72’den, şifre kırıcı sistemle yayından yararlanan kişi TCK m. 163/2’den sorumludur. İşletmesinde maç gösteren kişi bakımından ise abonelik sözleşmesinin türü ve kullanılan cihaz belirleyicidir. Somut dosyalara ilişkin sorular için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
