OnlyFans ve benzeri abonelik esaslı platformlarda içerik üreticileri, ücret karşılığında yalnızca abonelerinin erişebildiği fotoğraf ve videolar yayımlar. Platformun yurt dışında bulunması ve içeriklere ödeme yapan yetişkinlerin erişmesi, bu faaliyetin Türk hukuku bakımından serbest olduğu izlenimini doğurabilir. Oysa Türkiye’de yaşayan bir kişinin bu platformlarda cinsel içerikli yayın yapması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) bakımından birden fazla suç tipiyle karşılaşabilir.
Türk ceza mevzuatında belirli bir platformu adıyla düzenleyen bir hüküm yoktur ve bu yazının hazırlandığı tarihte söz konusu platforma ilişkin yayımlanmış bir Yargıtay kararı tespit edilememiştir. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirme, kanun metni ve internet üzerindeki müstehcen yayınlara ilişkin Yargıtay kararlarındaki ölçütlere dayanmaktadır.
KISA CEVAP
- Türk hukukunda platformu adıyla düzenleyen bir hüküm yoktur; değerlendirme TCK m. 226’daki müstehcenlik suçuna göre yapılır.
- Müstehcen içeriği basın ve yayın yoluyla yayımlamanın cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (TCK m. 226/2).
- Ödeme yapan herkese açık abonelik sistemi, kapalı mesajlaşma grubundan farklı olarak kitle iletişim aracına yakın değerlendirilebilir.
- Açık sosyal medya hesaplarında yapılan tanıtım ve reklam paylaşımları ayrıca TCK m. 226/1 kapsamında suç oluşturabilir.
- Çocuk gibi görünen kişilerin kullanıldığı içeriklerin yayımlanması altı yıldan on yıla kadar hapis gerektirir (TCK m. 226/3, 226/5).
Temel hüküm: Müstehcenlik (TCK m. 226/2)
TCK m. 226/2’ye göre müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayımlayan veya yayımlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu hükmün uygulanması için iki soru cevaplanmalıdır.
İçerik “müstehcen” midir?
Kanun müstehcenliği tanımlamamıştır. Uygulamada, toplumun cinsel ahlak anlayışına aykırı biçimde, cinsel arzuları uyandırmaya yönelik ve sanatsal veya bilimsel bir değer taşımayan görüntüler müstehcen kabul edilir. Cinsel organların teşhiri veya cinsel ilişkinin gösterildiği içerikler bu kapsamda değerlendirilir. TCK m. 226/7 uyarınca bilimsel eserler ile çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla sanatsal ve edebi değeri olan eserler kapsam dışındadır. Ancak ticari amaçla, abonelere satılmak üzere üretilen yetişkin içeriklerin bu istisnadan yararlanması güçtür.
Yayın “basın ve yayın yoluyla” mı yapılmıştır?
TCK m. 6/1-g, basın ve yayın yolunu her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayın olarak tanımlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi bu tanımın bireysel iletişimi kapsamadığını; kitle iletişim araçlarının belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği ve kitlesel boyutta ileti dağıtabilen araçlar olduğunu belirtmiştir. Daire, bir mesajlaşma uygulamasındaki kapalı bir grupta yapılan paylaşımların, aynı anda belirsiz sayıda kişiye ulaşmasının mümkün olmaması nedeniyle kitle iletişim aracıyla yayın sayılamayacağına oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oyda ise grubun büyüklüğü, ticari amaç taşıyıp taşımadığı ve dışarıdan kişi eklenip eklenemeyeceği araştırılmadan bu sonuca varılamayacağı belirtilmiştir (Yargıtay 4. CD, E. 2020/20641, K. 2020/12046, T. 15.10.2020).
Abonelik esaslı platformlar bakımından bu ölçüt önemlidir. Bu platformlarda içerik, ödeme yapan herkesin erişimine açıktır; abone sayısı sınırlı değildir ve yayıncı abonelerini tek tek seçmez. Bu özellikler, platformun kapalı bir mesajlaşma grubundan çok kitle iletişim aracına yakın olduğu yönünde değerlendirilmeye elverişlidir. Ücret ödenmesi şartı, içeriğe erişimi sınırlamakla birlikte belirsiz sayıda kişiye ulaşma imkânını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık yalnızca birkaç kişiye özel mesaj yoluyla gönderilen içerikler bakımından farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Açık sosyal medya hesaplarında tanıtım ve reklam
İçerik üreticileri abone kazanmak için çoğu zaman herkese açık sosyal medya hesaplarında tanıtım görselleri ve platform bağlantıları paylaşır. TCK m. 226/1-f, müstehcen ürünlerin reklamını yapan kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırır. Aynı fıkranın (b) bendi ise bu içeriklerin çocukların görebileceği yerlerde veya alenen gösterilmesini ayrıca suç olarak düzenler. Yaş sınırı bulunmayan veya yaş doğrulaması yapılmayan açık hesaplarda paylaşılan tanıtım görselleri, platformdaki içerikten bağımsız olarak bu hükümler kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle risk yalnızca abonelik platformundaki yayınla sınırlı değildir; tanıtım amacıyla yapılan paylaşımlar da ayrı bir soruşturma konusu olabilir.
Çocuğa müstehcen içerik gösterilmesi veya verilmesi de TCK m. 226/1-a kapsamında suçtur. Abone olan veya tanıtım hesabını takip eden kişinin çocuk olduğunun anlaşılması hâlinde, bu hüküm ayrıca gündeme gelir.
Ağır sonuç doğurabilecek içerik türleri
Çocuk gibi görünen kişiler (TCK m. 226/3 ve 226/5)
TCK m. 226/3, müstehcen ürünlerin üretiminde yalnızca çocukların değil, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılmasını da beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Bu ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yoluyla yayımlanması ise TCK m. 226/5 uyarınca altı yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, çocukların kullanıldığı müstehcen içeriklerin herkese açık bir sosyal paylaşım sitesinde paylaşılmasının TCK m. 226/5 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 4. CD, E. 2020/18119, K. 2021/627, T. 13.01.2021).
Bu hüküm, içeriği üreten kişi yetişkin olsa bile kıyafet, kurgu veya sunuş biçimiyle çocuk izlenimi verilmesi hâlinde uygulanabilir. Bu tür içerikler, aşağıdaki diğer risklerden çok daha ağır yaptırım doğurur.
Şiddet içeren ve TCK m. 226/4’te sayılan içerikler
Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ürünleri üretmek veya yaymak bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını, bunların basın ve yayın yoluyla yayımlanması ise altı yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Diğer suç tipleri
Başkasının görüntüsünün kullanılması. İçerikte yer alan bir başka kişinin rızası olmadan kaydedilmiş veya yayımlanmış görüntüleri, özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134) suçunu oluşturur. Rıza alınmış olsa bile rızanın kapsamı ve geri alınıp alınmadığı ayrıca değerlendirilir.
Fuhşa aracılık ve teşvik (TCK m. 227). Fuhuş, Türk hukukunda kişinin kendisi bakımından suç değildir; ancak fuhşa teşvik, aracılık ve yer temini suçtur. Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 227/3). Platform içeriğinin yüz yüze buluşma teklifleri veya bu yönde yönlendirmeler içermesi hâlinde bu hüküm gündeme gelebilir. İçerik üreticilerini yöneten, onlar adına hesap işleten ve kazançlarından pay alan “ajans” yapıları bakımından da TCK m. 227/2 ve müstehcenlik suçuna aracılık değerlendirilebilir.
Şantaj ve ifşa. İçerik üreticileri, görüntülerinin izinsiz yayılması veya ifşa tehdidiyle para istenmesi gibi durumlarda mağdur konumuna da düşebilir. Bu hâlde şantaj (TCK m. 107) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134) suçları gündeme gelir. İçeriklerin müstehcen nitelikte olması, mağdurun şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz.
Usul bilgileri
Soruşturma. Müstehcenlik suçu kendiliğinden soruşturulur. Soruşturmalar çoğunlukla kolluğun siber birimlerinin tespiti, ihbar veya bir başka dosyada elde edilen bilgiler üzerine başlar. Hesabın kime ait olduğu, ödeme kayıtları ve IP bilgileriyle belirlenmeye çalışılır.
Görevli mahkeme ve zamanaşımı. TCK m. 226/2 kapsamındaki suç asliye ceza mahkemesinde görülür; dava zamanaşımı sekiz yıldır. Üst sınırı on yıl olan TCK m. 226/3 ve 226/5 kapsamındaki suçlarda ise dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m. 66/1-d).
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve HAGB. TCK m. 226/2’nin üst sınırı üç yıl olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 171/2’deki koşullar varsa kamu davasının açılması ertelenebilir. Mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza iki yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) gündeme gelebilir.
Erişimin engellenmesi ve müsadere. Ceza soruşturmasından bağımsız olarak 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğe erişimin engellenmesine karar verilebilir. Suçtan elde edilen kazanç bakımından TCK m. 55 uyarınca kazanç müsaderesi uygulanabilir.
Hesap ve cihaz incelemesi. Soruşturmada şüphelinin bilgisayar, telefon ve hesaplarında arama, kopyalama ve el koyma işlemleri, 5271 sayılı CMK m. 134 uyarınca hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla yapılabilir. Bu incelemede çıkan ve soruşturma konusu dışında kalan özel içerikler de dosyaya girebileceğinden, inceleme kapsamının karardaki suçla sınırlı tutulmasına dikkat edilmelidir.
Vergi boyutu. Platformdan elde edilen gelir, ceza hukukundan bağımsız olarak vergilendirilebilir bir kazançtır. Vergisel yükümlülükler ayrı bir değerlendirme konusudur.
Soruşturmayla karşılaşan kişi bakımından
İfadeye çağrılan kişi CMK m. 147 ve 149 uyarınca müdafi yardımından yararlanabilir ve susma hakkını kullanabilir. Savunmada hesabın kime ait olduğu, içeriklerin niteliği, erişimin nasıl sınırlandığı ve içerikte yer alan kişilerin yaşı ve rızası belirleyici sorulardır. Hesabın kapatılması veya içeriklerin silinmesi, soruşturma konusu fiilin işlenmiş olmasını ortadan kaldırmaz; ancak devam eden bir yayının sona erdirilmesi, cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yalnızca ücret ödeyen yetişkinlerin erişebilmesi suçu ortadan kaldırır mı?
Kanun bu konuda açık bir istisna öngörmez. Abonelik sistemi belirsiz sayıda kişinin erişimine imkân verdiğinden, yayının basın ve yayın yoluyla yapıldığı kabul edilebilir. Kapalı ve sınırlı gruplara ilişkin Yargıtay kararı bu platformlara doğrudan uygulanamaz.
Platformun yurt dışında olması Türk hukukunun uygulanmasını engeller mi?
Hayır. İçeriği Türkiye’de üreten ve yükleyen kişi bakımından suç Türkiye’de işlenmiş sayılır (TCK m. 8).
Yüzün görünmemesi sonucu değiştirir mi?
Müstehcenlik bakımından değiştirmez. Ancak failin kim olduğunun ispatı bakımından önem taşıyabilir.
İçeriklerim izinsiz yayılırsa ne yapılabilir?
Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir ve 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin kaldırılması istenebilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçları bu durumda gündeme gelir.
Sonuç
Abonelik esaslı platformlarda müstehcen içerik yayını, Türk ceza hukukunda doğrudan düzenlenmemiş olsa da TCK m. 226/2 kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası riski taşır. Çocuk izlenimi veren veya TCK m. 226/4’te sayılan içerikler ise çok daha ağır yaptırımlara yol açar. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
