Uygulamada “karşılıksız çek düzenleme suçu” olarak anılan fiil, 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/1’de “çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme” biçiminde tanımlanmıştır. Bu fark yalnızca terim farkı değildir. Kanun, çekin düzenlenmesini değil, çekin kanuni süresinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması nedeniyle bankanın “karşılıksızdır” işlemi yapmasını esas alır.
Bu yazıda suçun unsurları, verilecek ceza ve çek yasağı, yargılamanın görüldüğü mahkeme, şikâyet süresi ve ödeme yapılması hâlinde uygulanan etkin pişmanlık hükümleri açıklanmaktadır.
KISA CEVAP
- Kanuni ibraz süresinde ibraz edilen çek için “karşılıksızdır” işlemine sebebiyet veren kişiye, hamilin şikâyeti üzerine her çek için 1.500 güne kadar adli para cezası verilir (Çek Kanunu m. 5/1).
- Adli para cezası karşılıksız kalan tutardan az olamaz; ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilir (Çek Kanunu m. 5/1).
- Önödeme, uzlaştırma ve HAGB uygulanmaz; ödenmeyen adli para cezası doğrudan hapse çevrilir (Çek Kanunu m. 5/10-11).
- Şikâyet icra ceza mahkemesine, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde yapılır (İİK m. 347).
- Karşılıksız tutar faiziyle birlikte tamamen ödenirse dava düşer veya kesinleşmiş hüküm bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (Çek Kanunu m. 6/1).
Suçun yasal dayanağı ve unsurları
Çek Kanunu m. 5/1’in 15/7/2016 tarihli 6728 sayılı Kanun’la değişik hâline göre, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bu tanımdan suçun oluşması için aranan unsurlar şöyle sıralanabilir:
- Geçerli bir çek bulunması: Belgenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) çek için öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerekir.
- Kanuni ibraz süresinde ibraz: Süre, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre hesaplanır. TTK m. 796 uyarınca çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde ibraz edilmelidir. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çekte süre, düzenleme ve ödeme yerleri aynı kıtadaysa bir ay, farklı kıtalardaysa üç aydır. Süreler, çekte yazılı düzenleme tarihinin ertesi günü başlar. Süre geçtikten sonra yapılan ibrazda karşılık bulunmasa bile bu suç oluşmaz.
- “Karşılıksızdır” işlemi yapılması: Bankanın, çek karşılığının tamamını veya bir kısmını ödeyemediğini Çek Kanunu m. 3’e göre çek üzerine yazması gerekir.
- Hamilin şikâyeti: Suç şikâyete bağlıdır; Cumhuriyet savcısı veya mahkeme kendiliğinden işlem başlatamaz.
İleri tarihli çeklerde de süre, çekin fiilen verildiği tarihe göre değil, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre hesaplanır. Çek Kanunu geçici m. 3/5 uyarınca, 31/12/2028 tarihine kadar çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce bankaya ibrazı geçersizdir. Bu tarih, 7566 sayılı Kanun’la 31/12/2025’ten 31/12/2028’e uzatılmıştır.
“Karşılıksızdır” işlemi yapılmazsa suç oluşur mu?
Banka, çekteki imzanın örnek imzaya uymaması, mahkemece verilmiş bir ödeme yasağı veya konkordato komiserinin onayının bulunmaması gibi nedenlerle “karşılıksızdır” işlemi yapmadan çeki iade edebilir. Bu durumda suçun oluşup oluşmayacağı, bölge adliye mahkemeleri arasında farklı kararlara konu olmuştur.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, bu uyuşmazlığı gidermek üzere verdiği kararda, muhatap banka tarafından “karşılıksızdır” işlemi yapılmaması hâlinde failin cezai sorumluluğunun bulunmayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 19. CD, E. 2019/35817, K. 2020/415, T. 27/01/2020). Bu karar, aynı Dairenin sonraki bir kararında da esas alınmıştır (Yargıtay 19. CD, E. 2020/1760, K. 2020/5843, T. 08/06/2020). Buna göre, karşılıksız işlemi bulunmayan bir çek bakımından ibraz tarihinde hesapta yeterli bakiye bulunmaması, tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir.
Tüzel kişi adına düzenlenen çekte sorumluluk
Ceza sorumluluğu gerçek kişiye aittir. Çek Kanunu m. 5/2 uyarınca çek hesabı bir tüzel kişiye ait ise sorumlu, tüzel kişinin mali işlerini yönetmekle görevli olan yönetim organı üyesidir. Böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişiler sorumlu olur. Bu nedenle şirket çeklerinde yargılama, şirket hakkında değil, ilgili yönetici hakkında yapılır.
Gerçek kişi hesap sahibinin kendi adına çek düzenlemesi için temsilci veya vekil ataması da sonucu değiştirmez. Çek Kanunu m. 5/3 uyarınca bu durumda hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.
Verilecek ceza ve çek yasağı
Adli para cezası
Verilecek ceza, her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasıdır. Çek Kanunu m. 5/1’in ikinci cümlesine göre hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Bu cümlede yer alan faiz ile takip ve yargılama giderlerine ilişkin ibare, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve E. 2016/191, K. 2017/131 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle cezanın alt sınırı, yalnızca karşılıksız kalan tutara göre belirlenir.
Her çek ayrı bir suç oluşturur. Aynı kişinin birden fazla çeki karşılıksız çıkmışsa her çek için ayrı ceza verilir.
Çek Kanunu m. 5/10 uyarınca bu suç bakımından önödeme, uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaz. Ödenmeyen adli para cezası, m. 5/11 uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
Mahkeme, adli para cezasının yanında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına da hükmeder; yasak zaten varsa devamına karar verir. Yargılama sırasında da mahkeme bu yasağa koruma tedbiri olarak kendiliğinden karar verir.
Yasak kararı verilen kişi, elindeki bütün çek yapraklarını bankalara iade eder ve adına yeni çek hesabı açılamaz (m. 5/6). Kişi, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde, karşılığı henüz tahsil edilmemiş çeklerin listesini muhatap bankaya verir (m. 5/7). Yasak bilgileri UYAP üzerinden Merkezi Sicil Kayıt Sistemine (MERSİS) ve Risk Merkezine bildirilir (m. 5/8). Yasaklı kişi, yasak süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamaz (m. 5/2).
Yasaklı olduğu hâlde çek düzenleyen kişi hakkında Çek Kanunu m. 7’de ayrıca hapis cezası öngörülmüştür.

Görevli ve yetkili mahkeme
Çek Kanunu m. 5’e göre bu suça ilişkin davalara icra mahkemesinde (uygulamadaki adıyla icra ceza mahkemesinde) bakılır ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) m. 347–353 hükümleri uygulanır. Yetkili mahkeme; çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, hesap sahibinin veya şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Şikâyet süresi
Çek Kanunu, İİK m. 347–353 hükümlerine atıf yaptığından şikâyet süresi İİK m. 347’ye göre belirlenir. Hamil, fiili öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde şikâyette bulunmalıdır. Süre geçtikten sonra yapılan şikâyet üzerine dava görülemez.
Şikâyet, yetkili icra mahkemesine dilekçe ile yapılır. Dilekçeye çekin aslı veya onaylı örneği ile karşılıksız işlemini gösteren banka şerhinin eklenmesi gerekir.
Ödeme yapılırsa ne olur? Etkin pişmanlık
Çek Kanunu m. 6/1, karşılıksız kalan çek bedelini, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında iki sonuç öngörür:
- Ödeme yargılama sırasında yapılırsa mahkeme davanın düşmesine karar verir.
- Ödeme mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra yapılırsa mahkeme hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verir.
Her iki durumda da çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kalkar ve bu durum MERSİS ile Risk Merkezine bildirilir. Ödeme yasağı kendiliğinden kaldırmaz; yasak, mahkemenin bu kararıyla sona erer.
Etkin pişmanlıktan yararlanmak için yalnızca çek bedelinin ödenmesi yeterli değildir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yalnızca m. 5/1’deki cezanın alt sınırına ilişkin olduğunu, m. 6/1’deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak için karşılıksız kalan bedelin kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tamamen ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Dairenin değerlendirdiği olayda, kesinleşmiş mahkûmiyet sonrasında yalnızca çek bedeli ödenmiş, faiz ödenmemiş ve infazın durdurulması talebinin reddi yerinde bulunmuştur (Yargıtay 7. CD, E. 2023/17427, K. 2025/12342, T. 13/10/2025).
Çek Kanunu m. 6/2 uyarınca şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde de aynı sonuçlar doğar. Bu nedenle hamil ile sanık arasında yapılan ödeme anlaşmalarında, şikâyetten vazgeçme beyanının mahkemeye sunulup sunulmayacağı ve hangi aşamada sunulacağı açıkça belirlenmelidir.
Yasağın sonradan kaldırılması
Ödeme yapılmadığı hâllerde yasak süresiz değildir. Çek Kanunu m. 6/3 uyarınca kişi, cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kararı veren mahkemeden yasağın kaldırılmasını isteyebilir. Bu talep üzerine verilen karara İİK m. 353/1 uyarınca itiraz edilebilir.
Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya reddi kararlarında ise yasak aynı kararla kaldırılır (m. 5/9).
Hamilin hukuki yolları
Ceza yargılaması, alacağın tahsili amacını taşımaz. Hamil, alacağını tahsil etmek için ayrıca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Bunun yanında Çek Kanunu m. 3 uyarınca muhatap banka, karşılığı bulunmayan ve süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için belirli bir tutarı hamile ödemekle yükümlüdür. Bu tutar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl belirlenir. 29/01/2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/4 sayılı Tebliğ ile bu tutar, 2026 yılı için 16.350 TL olarak belirlenmiştir. Daha önceki tebliğlere göre basılmış çek yaprakları için 2026 yılında uygulanan tutar 14.200 TL’dir.
Sıkça Sorulan Sorular
Karşılıksız çek nedeniyle hapis cezası verilir mi?
Kanunda öngörülen ceza adli para cezasıdır. Ancak ödenmeyen adli para cezası doğrudan hapse çevrilir. Bu nedenle cezanın ödenmemesi, sonuçta hapis cezasının infazına yol açabilir.
Çek bedelinin bir kısmı ödenirse dava düşer mi?
Hayır. Etkin pişmanlık hükmü, karşılıksız kalan bedelin kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte tamamen ödenmesini arar. Kısmi ödeme tek başına davanın düşmesi sonucunu doğurmaz. Hamilin şikâyetten vazgeçmesi ise ödeme oranından bağımsız olarak davayı düşürür.
Şirket çeki karşılıksız çıktığında hangi yönetici yargılanır?
Tüzel kişinin mali işlerini yönetmekle görevli yönetim organı üyesi yargılanır. Böyle bir görevlendirme yoksa yönetim organını oluşturan gerçek kişiler sorumludur.
Süresi geçtikten sonra bankaya ibraz edilen çek için şikâyette bulunulabilir mi?
Kanuni ibraz süresi geçtikten sonra yapılan ibraz, bu suçun unsurlarını oluşturmaz. Hamilin alacağına ilişkin hukuki yollar ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Çek Kanunu m. 5’teki suç, kanuni süresinde yapılan ibrazda “karşılıksızdır” işleminin yapılmasıyla oluşur ve hamilin üç aylık şikâyet süresi içinde icra ceza mahkemesine başvurmasına bağlıdır. Verilecek adli para cezası karşılıksız kalan tutardan az olamaz ve çek yasağıyla birlikte uygulanır. Sanık bakımından en etkili yol, karşılıksız kalan bedelin faiziyle birlikte tamamen ödenmesidir; bu ödeme yargılamanın her aşamasında ve hüküm kesinleştikten sonra da sonuç doğurur. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 5941 sayılı Çek Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
