Soruşturma sırasında bir suçun delili veya konusu olan eşyanın, onu elinde bulunduran kişi tarafından kendi isteğiyle kolluğa ya da Cumhuriyet savcılığına verilmesine uygulamada “rızaen teslim” denir. İşlem çoğunlukla tek sayfalık bir tutanakla belgelenir. Bu tutanak; eşyanın delil olarak kullanılıp kullanılamayacağını, şüpheli hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını ve eşyanın kime iade edileceğini doğrudan etkiler.
Bu yazıda rızaen teslimin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) karşısındaki yeri, Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı ve teslim sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.
KISA CEVAP
- Rızaen teslim, eşyanın zilyedinin isteğiyle muhafaza altına alınmasıdır; zilyedin rızası olmadan alınması ise hâkim kararı gerektiren elkoymadır (CMK m. 123, 127).
- Rıza arama kararının yerine geçmez: Kolluğun aramasıyla bulunan eşya “rızaen teslim” diye yazılsa da arama kurallarına göre denetlenir (Yargıtay 20. CD, E. 2017/2216, K. 2019/7624).
- Şüpheli, kendi aleyhine delil olacak eşyayı teslim etmeye zorlanamaz; ona disiplin hapsi uygulanmaz (CMK m. 124/2).
- Hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda teslim edilen eşya mağdurun zararını karşılıyorsa etkin pişmanlık değerlendirilmelidir (TCK m. 168).
- Teslim edilen telefonun içeriğinin incelenmesi ayrıca CMK m. 134’e göre hâkim kararına bağlıdır.
Kanuni dayanak: muhafaza altına alma ve elkoyma ayrımı
CMK m. 123/1’e göre ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri muhafaza altına alınır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabileceğini düzenler.
Kanun böylece iki ayrı işlem öngörür:
- Muhafaza altına alma: Eşyanın, zilyedinin rızasıyla adliyenin eline geçmesidir. Rızaen teslim bu kapsamdadır.
- Elkoyma: Eşyanın, zilyedin rızası olmaksızın, zorla alınmasıdır. Elkoyma bir koruma tedbiridir ve CMK m. 127’deki usule tabidir: Hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, ona ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri gerekir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse elkoyma kendiliğinden kalkar (CMK m. 127/3).
M. 127’deki karar ve hâkim onayı süreci zorunlu elkoyma için öngörülmüştür; rızaen teslimde eşya zor kullanılmadan alındığından bu süreç işletilmez. Ancak bu, teslimin her koşulda hukuka uygun sayılacağı anlamına gelmez. Rızanın gerçek olması ve teslimin hukuka uygun bir işlemin sonucu olması gerekir.

Teslim yükümlülüğü ve istisnaları
CMK m. 124/1, m. 123’te yazılı eşyayı yanında bulunduran kişinin, istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlü olduğunu belirtir. Teslimden kaçınan zilyet hakkında CMK m. 60’taki disiplin hapsine ilişkin hükümler uygulanabilir.
Bu yaptırım herkes için geçerli değildir. Şüpheli veya sanık ile tanıklıktan çekinebilecek kişiler (CMK m. 45 ve 46’da sayılan yakınlar ve meslek sırrı sahipleri) hakkında disiplin hapsi uygulanmaz (CMK m. 124/2). Bunun dayanağı, Anayasa m. 38/5’teki kimsenin kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya ya da delil göstermeye zorlanamayacağı ilkesidir. Şüpheli, kendi aleyhine delil olacak eşyayı teslim etmeye zorlanamaz. Teslim etmezse, koşulları varsa m. 127’ye göre elkoyma yoluna gidilir.
Şüpheli veya sanık ile tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektup ve belgelere, bu kişilerin nezdinde bulundukça elkonulamaz (CMK m. 126). Bu sınır, söz konusu belgelerin rızaen teslim adı altında alınmasının da sonuç doğurmayacağı biçiminde değerlendirilmelidir.
Rıza, arama kararının yerine geçmez
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, arama yapılarak bulunan eşyanın tutanağa “rızaen teslim” olarak geçirilmesidir. Kişinin üstünde, aracında, konutunda veya işyerinde yapılan arama CMK m. 116-119’daki koşullara bağlıdır. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama ancak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir (CMK m. 119/1).
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, sanığın üst aramasında ve ‘rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağı’ başlıklı belgeye göre konutunda yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilen bir dosyada, bu aramalara ilişkin CMK m. 116, 117 ve 119’a uygun bir arama kararı veya yazılı emir bulunup bulunmadığının araştırılmadan hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır. Daire, Ceza Genel Kurulu kararlarına atıfla, koşullarına uygun olmayan arama sonucu bulunan delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş sayılacağını ve hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır (Yargıtay 20. CD, E. 2017/2216, K. 2019/7624, T. 26.12.2019).
Karar, tutanağın başlığının işlemin niteliğini belirlemediğini göstermektedir. Eşya kolluğun aramasıyla bulunmuşsa işlem bir aramadır ve arama kurallarına göre denetlenir. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil; Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz.
Tutanağın içeriği ve ispat değeri
Rızaen teslim tutanağında genellikle tarih ve saat, teslim eden kişinin kimliği, teslim edilen eşyanın cinsi, miktarı ve ayırt edici özellikleri, teslimin nerede ve hangi koşullarda yapıldığı ile işlemi yapan görevlilerin kimlikleri yer alır. Muhafaza altına alınan eşyanın kıymeti de tespit edilir (CMK m. 123/3).
Tutanak tek başına mutlak bir delil değildir; içeriği itiraz edildiğinde diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, olay yakalama, üst arama ve rızaen teslim tutanağına dayanılarak uyuşturucu madde ticaretinden mahkûmiyet kurulan bir dosyada, sanığın maddeyi kendisinin vermediğini savunması karşısında tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak dinlenmeden hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır (Yargıtay 10. CD, E. 2015/5890, K. 2016/580, T. 01.03.2016).
Bu nedenle tutanak imzalanmadan önce okunmalı; eşyanın kendiliğinden mi verildiği yoksa arama sonucunda mı bulunduğu gerçeğe uygun yazılmalıdır. Kişi içeriğe katılmıyorsa itirazını tutanağa şerh olarak düşebilir veya imzadan kaçınabilir. Şüpheli, işlemin her aşamasında müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir (CMK m. 149).
Rızaen teslim ve etkin pişmanlık (TCK m. 168)
Rızaen teslimin en önemli maddi hukuk sonucu, malvarlığına karşı bazı suçlarda etkin pişmanlık indirimine yol açabilmesidir. TCK m. 168 hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçlarında uygulanır:
- Kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı (m. 168/1),
- Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde yarısına kadarı (m. 168/2)
indirilir. Yağmada indirim oranları daha düşüktür (m. 168/3). Kısmi iade veya tazminde etkin pişmanlık ancak mağdurun rızasıyla uygulanır (m. 168/4).
Yargıtay 2. Ceza Dairesi yakın tarihli bir kanun yararına bozma kararında, önleme araması sırasında durdurulan ve araçtaki kabloları nereden aldığı sorulunca hırsızlık yerini söyleyerek kabloları rızaen teslim eden hükümlü hakkında etkin pişmanlığı reddeden kararı bozmuştur. Yerel mahkeme, kolluk araması olmasaydı sanığın suçu ikrar edip eşyayı teslim edeceğine dair somut delil bulunmadığı gerekçesine dayanmıştı. Daire bu gerekçeyi yasaya uygun bulmamış; mağdurun zararının tamamen giderilip giderilmediğinin sorulmasını, zarar varsa kısmi iadeye rızasının alınmasını, rıza yoksa sanığa kalan zararı gidermesi için makul süre verilmesini istemiştir (Yargıtay 2. CD, E. 2025/16602, K. 2026/2182, T. 10.02.2026).
Aynı Daire, cep telefonunu rızaen teslim eden ancak telefonun hasarlı ve bazı parçalarının eksik olduğu bir hırsızlık dosyasında, kısmi iade nedeniyle katılanın rızasının sorulması ve rıza yoksa sanığa zararı gidermesi için süre verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. CD, E. 2020/156, K. 2020/6830, T. 25.06.2020).
Yargıtay 8. Ceza Dairesi de banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin bir dosyada, sanığın kartı ve parayı emniyet görevlilerine rızaen teslim ettiği belirlendiği hâlde, teslim edilen paranın mağdura ulaşıp ulaşmadığı araştırılmadan ve etkin pişmanlık değerlendirilmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 8. CD, E. 2014/18963, K. 2014/32244, T. 23.12.2014).
Bu kararlardan çıkan sonuç şudur: Eşyanın kolluğa teslim edilmesi, mağdura ulaştığı ve zararı karşıladığı ölçüde etkin pişmanlık değerlendirmesinin konusu olur. Mahkeme bu değerlendirmeyi yapmak, gerektiğinde mağdurun beyanını almak ve sanığa zararı gidermesi için imkân tanımakla yükümlüdür.
Suç eşyasını elinde bulunduran üçüncü kişiler
Suç eşyası, suça katılmamış bir kişinin elinde de bulunabilir. Çalıntı olduğunu bilmeden bir telefonu ikinci el satın alan kişi bu duruma örnektir. Bu kişi m. 124/1 uyarınca eşyayı istem üzerine teslim etmekle yükümlüdür. Teslimden kaçınması hâlinde, şüpheli ya da çekinme hakkı bulunan kişilerden değilse disiplin hapsi gündeme gelebilir.
Eşyanın suçtan elde edildiğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi ise TCK m. 165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun şüphelisidir. Bu suçun cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK m. 168’deki etkin pişmanlık hükmü, maddede sayılan suçlarla sınırlı olduğundan bu suç bakımından uygulanmaz. Eşyanın rızaen teslim edilmesi ise TCK m. 62/2 uyarınca failin fiilden sonraki pişmanlığını gösteren davranış olarak takdiri indirim nedeni sayılabilir.
Suçtan haberi olmadan eşyayı edinen kişinin teslimden sonra ödediği bedeli kime karşı isteyebileceği ceza yargılamasının değil, satıcıya karşı açılacak hukuk davasının konusudur.
Eşyanın iadesi ve müsadere
Muhafaza altına alınan eşya, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmadığında veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşıldığında, re’sen veya istem üzerine geri verilir. Bu kararı soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme verir; istemin reddine itiraz edilebilir (CMK m. 131/1). Mağdura ait eşya, delil olarak ihtiyaç kalmadığında sahibine iade edilir.
Suçta kullanılan veya suçtan meydana gelen eşya, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla müsadere edilir (TCK m. 54/1). Üretimi, bulundurulması veya alım satımı suç oluşturan eşya ise her durumda müsadere edilir (TCK m. 54/4). Uyuşturucu maddeler ve ruhsatsız silahlar bu nedenle rızaen teslim edilmiş olsalar dahi iade edilmez.
İade talebi, dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye dilekçeyle yapılır. Kanun iade için hükmün kesinleşmesini beklemeyi şart koşmaz; delil olarak saklama ihtiyacı sona erdiğinde karar verilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İstenen eşyayı teslim etmemek suç mudur?
Teslimden kaçınma tek başına suç olarak düzenlenmemiştir. Ancak gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bir suçun delillerini gizlemek, yok etmek veya değiştirmek TCK m. 281 uyarınca altı aydan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kişinin kendi işlediği veya iştirak ettiği suça ilişkin delilleri gizlemesi bu madde kapsamında cezalandırılmaz. Gizlenen delili hüküm verilmeden önce mahkemeye teslim eden kişinin cezasından beşte dört oranında indirim yapılır (m. 281/3).
Cep telefonunun rızaen teslimi, içeriğinin incelenmesine izin anlamına gelir mi?
Şüphelinin kullandığı bilgisayar, telefon ve benzeri cihazlarda arama yapılması, kopya alınması ve kayıtların çözülmesi CMK m. 134 uyarınca hâkim kararına, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararına bağlıdır. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Cihazın teslim edilmiş olması bu koruma tedbirinin koşullarını ortadan kaldırmaz.
Teslim edilen eşya mağdura verilmişse dava düşer mi?
Hayır. Eşyanın iadesi kamu davasını kendiliğinden düşürmez. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesine veya uzlaştırmaya zemin hazırlayabilir.
Sonuç
Rızaen teslim, elkoymadan farklı olarak zilyedin iradesine dayanan bir muhafaza altına alma işlemidir. Gerçek bir rızanın bulunması, arama kurallarının dolanılmaması ve tutanağın olayı doğru yansıtması, delilin hukuka uygunluğu bakımından belirleyicidir. Malvarlığına karşı suçlarda teslim edilen eşyanın mağdura ulaşması ise etkin pişmanlık değerlendirmesini zorunlu kılar. Somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
