Tutuklama kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Tutuklamaya itiraz dilekçesi tutuklama kararını veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye verilir. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı en geç üç gün içinde itirazı incelemekle görevli mercie gönderir. Tutuklu kişi itiraz süresi geçmiş olsa bile her zaman tahliye talebinde bulunabilir.
Bu yazıda tutuklamanın şartları, itirazın usulü, itiraz dilekçesinin dayanakları, tutukluluk süreleri ve haksız tutuklama nedeniyle tazminat hakkı ele alınmaktadır.
KISA CEVAP
- Tutuklama kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren 2 hafta içinde itiraz edilir (CMK m. 268/1).
- İtiraz dilekçesi kararı veren hâkimliğe verilir; hâkim kararını düzeltmezse dosya 3 gün içinde itiraz merciine gider (CMK m. 268/2).
- İtiraz süresi geçse bile tutuklu her aşamada tahliye talebinde bulunabilir (CMK m. 104/1).
1. Tutuklama hangi şartlarda verilebilir?
Tutuklama, hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Bir ceza değil, bir tedbirdir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 100/1’e göre tutuklama için iki şart birlikte aranır:
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller. Basit bir ihbar, soyut bir iddia ya da kişinin bir yerde bulunması tek başına yetmez.
- Bir tutuklama nedeni. Kanun iki temel neden sayar: Şüphelinin kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular bulunması ve delilleri yok etme, değiştirme ya da tanıkları, mağdurları etkileme girişiminde bulunacağı şüphesini uyandıran somut olgular bulunması (CMK m. 100/2).
Bazı ağır suçlarda (katalog suçlar) kanun tutuklama nedeninin var sayılabileceğini kabul eder (CMK m. 100/3). Bu suçlarda da kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller yine aranır.
Katalog suçlar arasında kasten öldürme, nitelikli kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu ticareti, örgüt kurma, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar, silah kaçakçılığı, kadına karşı işlenen kasten yaralama ile sağlık çalışanlarına ve öğretmenlere karşı görevleri sırasında işlenen kasten yaralama yer alır (CMK m. 100/3). Katalogda yer alma tutuklamayı zorunlu kılmaz; yalnızca tutuklama nedeninin var sayılabilmesine imkân verir.
Bunların yanında tutuklama ölçülü olmalıdır. İşin önemi ve verilmesi beklenen ceza ile orantısız ise tutuklama kararı verilemez. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4). Örneğin hakaret veya basit tehdit suçlarında tutuklama yasağı uygulanırken, üst sınırı iki yılı geçmeyen kasten yaralama suçlarında bu yasak uygulanmaz.
2. Tutuklama kararında hangi gerekçeler bulunmalı?
Kanun tutuklama kararlarının gerekçesini açıkça düzenler. Tutuklamaya, tutukluluğun devamına veya tahliye talebinin reddine ilişkin kararlarda şunlar somut olgularla gerekçelendirilerek gösterilir (CMK m. 101/2):
- Kuvvetli suç şüphesi
- Tutuklama nedenlerinin varlığı
- Tutuklamanın ölçülü olduğu
- Adli kontrolün yetersiz kalacağı
“Suçun niteliği, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi” gibi her dosyaya yazılabilecek kalıp ifadeler bu şartı karşılamaz. İtiraz dilekçesinin en güçlü dayanaklarından biri, kararın bu dört unsuru somut olgularla göstermediğidir.
3. Tutuklama sorgusu ve müdafi yardımı
Soruşturma evresinde tutuklama kararını, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir; kovuşturma evresinde ise mahkeme savcının istemi üzerine veya kendiliğinden karar verir. Tutuklama isteminde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiilî nedenleriyle açıklanır (CMK m. 101/1).
Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m. 101/3). Bu nedenle tutuklama talepli sevklerde müdafi bulunması zorunludur. Kararın içeriği şüpheliye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği kendisine verilir (CMK m. 101/2). Tutuklama kararı verilmezse kişi derhâl serbest bırakılır (CMK m. 101/4).
4. İtiraz süresi ve itirazın yapılacağı yer

Süre: İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 268/1). Bu süre 7499 sayılı Kanun’la 2024’te yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. Yedi günlük süreyi esas alan eski kaynaklar artık güncel değildir.
Nereye verilir: Dilekçe tutuklama kararını veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir. Dilekçe vermek yerine zabıt kâtibine beyanda bulunup bunu tutanağa geçirtmek de mümkündür (CMK m. 268/1). Tutuklu kişi itiraz dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da verebilir. Avukatlar itirazı UYAP üzerinden gönderebilir.
Kim inceler: Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Görmezse en çok üç gün içinde dosyayı itiraz merciine gönderir (CMK m. 268/2). Soruşturma aşamasında tutuklama kararını sulh ceza hâkimliği verir. Bu karara yapılan itirazı, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler (örneğin 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararını 4. Sulh Ceza Hâkimliği). Son numaralı hâkimliğin kararına yapılan itirazı 1 numaralı hâkimlik inceler (CMK m. 268/3-a).
Merciin kararı: İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden incelenir (CMK m. 271/1). Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Ancak merci itirazı inceleyip ilk kez kendisi tutuklama kararı verirse, buna karşı da itiraz edilebilir (CMK m. 271/4).
5. İtiraz dilekçesinde nelere dayanılmalı?
İtiraz dilekçesinin amacı, hâkimin dosyaya yeniden ve farklı bir gözle bakmasını sağlamaktır. Etkili bir itiraz genellikle şu başlıkları somut olarak ele alır:
- Kuvvetli suç şüphesinin yokluğu. Dosyadaki delillerin neyi gösterip neyi göstermediği, şüpheliyi suçla doğrudan ilişkilendiren bir delil bulunup bulunmadığı.
- Kaçma şüphesinin yokluğu. Sabit ikamet, düzenli iş, aile bağları, ifadeye kendiliğinden gitmiş olmak, pasaportun bulunmaması.
- Delil karartma ihtimalinin yokluğu. Delillerin zaten toplanmış olması, dijital materyallere el konulmuş olması, tanıkların ifadelerinin alınmış olması.
- Ölçülülük. Suç için öngörülen cezanın alt sınırı, verilmesi muhtemel ceza, tutuklulukta geçen süre.
- Adli kontrolün yeterliliği. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme gibi tedbirlerin aynı amaca ulaşabileceği (CMK m. 109).
- Kişisel durum. Sağlık durumu, bakmakla yükümlü olunan kişiler, öğrencilik, işin kaybedilme riski. Bunlar belgeyle desteklenmelidir.
Dilekçeye eklenecek belgeler (ikametgâh, SGK hizmet dökümü, sağlık raporu, öğrenci belgesi gibi) itirazın inandırıcılığını artırır.
6. İtiraz reddedilirse ne yapılabilir?
Tahliye talebi. Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (CMK m. 104/1). Bu talep itiraz süresine bağlı değildir. Özellikle dosyaya yeni bir delil girdiğinde veya tanık ifadeleri alındığında tahliye talebi yeniden değerlendirme imkânı verir. Talebin reddine de itiraz edilebilir.
Otuz günlük inceleme. Soruşturma aşamasında tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği en geç otuzar günlük sürelerle, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından ve şüpheli veya avukatı dinlenerek incelenir (CMK m. 108/1). Kovuşturma aşamasında mahkeme her oturumda ya da oturumlar arasında bu değerlendirmeyi yapar.
Tutukluluk süreleri. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıldır (CMK m. 102/1, 102/2). Kanun zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bu sürelerin uzatılmasına izin verir. Soruşturma evresinde ise tutukluluk, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde bir yılı geçemez (CMK m. 102/4). Bazı ağır suç tipleri için kanunda farklı süreler vardır.
Süre uzatımları da sınırlıdır. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde bir yıllık süre zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek en çok altı ay uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde uzatma süresi toplam üç yılı, devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile terör suçlarında beş yılı geçemez. Uzatma kararları savcının, şüpheli veya sanık ile müdafiin görüşleri alındıktan sonra verilir (CMK m. 102/1-3). Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından bu süreler yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır (CMK m. 102/5).
Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakır; şüpheli ve müdafii de adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmayı sulh ceza hâkiminden isteyebilir (CMK m. 103).
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru. İtiraz yolu tüketildikten sonra, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru, kanun yolunun tükendiği tarihten veya kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.
7. Haksız tutuklama nedeniyle tazminat
Kanuna aykırı olarak tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuni hakları hatırlatılmadan tutuklanan, makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ya da kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi zararlarının tazminini Devletten isteyebilir (CMK m. 141/1). Mahkûm olup da tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan kişi de bu haktan yararlanır.
Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 142/1). Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat ve fazla tutukluluk hâllerine ilişkin istemlerde 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonu usulü uygulanır; diğer istemler kişinin oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır (CMK m. 142/2).
Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma veya af nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilen kişiler ile gerçek dışı beyanıyla tutuklanmasına neden olan kişiler tazminat isteyemez (CMK m. 144/1).
8. Sıkça Sorulan Sorular
Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?
Kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1).
İtiraz süresi geçtikten sonra tutuklu kişi hangi yola başvurabilir?
Tutuklu kişi her aşamada tahliye talebinde bulunabilir (CMK m. 104/1). Talebin reddine karşı da itiraz yolu açıktır.
İtirazı tutuklunun ailesi yapabilir mi?
Kanun itiraz hakkını kararla ilgili olanlara tanır. Uygulamada itiraz şüpheli veya sanığın kendisi ya da avukatı tarafından yapılır. Aile, avukat aracılığıyla bu süreci takip edebilir.
Adli kontrol kararına da itiraz edilebilir mi?
Evet. Adli kontrol de sulh ceza hâkimliği veya mahkeme kararıdır ve aynı usulle itiraz edilebilir. Yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü gibi tedbirlerin kaldırılması ya da hafifletilmesi istenebilir.
Basit hakaret veya tehdit suçundan tutuklama kararı verilebilir mi?
Hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4). Hakaret ve tehdidin temel hâli bu kapsamdadır.
Tutuklandıktan sonra beraat eden kişi tazminat alabilir mi?
Evet. Kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra beraat eden kişi maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m. 141/1-e). Başvuru, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılır.
Tutuklama sorgusunda avukat bulunması zorunlu mudur?
Evet. Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, seçeceği ya da baronun görevlendireceği bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m. 101/3).
9. Yararlanılan Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102, 103, 104, 108, 109, 141, 142, 144, 267, 268, 271
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 47
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun
Mevzuat 15.10.2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez.
İlgili yazılar: Emniyetten İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir, Sonuçları Nelerdir?. Kanunun güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr).
