Ceza davasında temyiz edilen dosya doğrudan Yargıtay dairesine gitmez. Dosya önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelenir ve Başsavcılık, hükmün onanması, bozulması veya temyiz isteminin reddi yönündeki görüşünü “tebliğname” adı verilen yazıyla bildirir. Tebliğname, temyiz incelemesinin seyrini gösteren ilk resmî görüş olduğu için sanık ve katılan bakımından önemli bir belgedir.
Bu yazıda tebliğnamenin niteliği, kimlere tebliğ edileceği, tebliğnameye karşı cevap verme hakkı ve süresi ile tebliğ yapılmamasının sonuçları ele alınmaktadır. Yargıtay’ın vereceği karar ve sonrasındaki yollar ayrı yazılarda incelenmektedir.
KISA CEVAP
- Tebliğname, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz incelemesine ilişkin görüşüdür; Yargıtay dairesini bağlamaz (CMK m. 297/2).
- Tebliğname, hükmü kendisi temyiz eden veya aleyhine görüş bildirilen sanık ya da katılana ilgili dairece tebliğ edilir (CMK m. 297/3).
- Tebliğnameye tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verilebilir; “tebliğnameye itiraz” ayrı bir kanun yolu değildir (CMK m. 297/3).
- Cevap dilekçesiyle yeni temyiz sebebi eklenemez; inceleme temyiz başvurusundaki hususlarla sınırlıdır (CMK m. 301).
- Tebliğ edilmesi gereken tebliğname tebliğ edilmeden karar verilirse Başsavcılıktan itiraz istenebilir (CMK m. 308).
Tebliğname nedir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 297’ye göre temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir. Cevap verildikten veya süre dolduktan sonra dosya, bölge adliye mahkemesi tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir (m. 297/1-2). Başsavcılık dosyayı inceler ve görüşünü tebliğname ile ilgili Yargıtay dairesine sunar.
Tebliğnamede genellikle şu bilgiler bulunur:
- Hükmü veren mahkeme, esas ve karar numarası, suç ve hüküm,
- Temyiz eden taraflar ve temyiz sebepleri,
- Başsavcılığın görüşü: onama, bozma, düzelterek onama veya temyiz isteminin reddi,
- Görüşün gerekçesi.
Tebliğname bir görüş bildirimidir; Yargıtay dairesini bağlamaz. Daire kararlarında “Tebliğname’ye uygun olarak” veya “Tebliğname’ye aykırı olarak” ifadeleri, dairenin Başsavcılık görüşüne katılıp katılmadığını gösterir. Uygulamada dairelerin tebliğnamedeki görüşten farklı karar verdiği durumlar sık görülür.
Tebliğname kime tebliğ edilir?
CMK m. 297/3 uyarınca tebliğname iki durumda sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline ilgili Yargıtay dairesince tebliğ edilir:
- İlgili kişi hükmü kendisi temyiz etmişse,
- Tebliğname, ilgili kişinin aleyhine sonuç doğurabilecek bir görüş içeriyorsa.
Örneğin sanık hükmü temyiz etmişse tebliğname her hâlde sanığa veya müdafiine tebliğ edilir. Yalnızca Cumhuriyet savcısı temyiz etmiş ve Başsavcılık sanık aleyhine bozma görüşü bildirmişse, tebliğname yine sanığa tebliğ edilir. Buna karşılık sanık temyiz etmemiş ve tebliğname onun lehine ise tebliğ zorunluluğu doğmaz.
Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur (CMK m. 297/4). Bu nedenle yargılama sırasında bildirilen adresin güncel tutulması, tebliğnamenin öğrenilmesi açısından önem taşır. Avukatla temsil edilen sanık veya katılan için tebliğname müdafie veya vekile tebliğ edilir; uygulamada bu tebligat çoğunlukla elektronik ortamda yapılır.
Tebliğnameye cevap: süre ve içerik
Süre
Tebliğnameyi alan taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir (CMK m. 297/3). Bu süre, 7499 sayılı Kanun’la 2024’te yapılan değişiklikten önce bir haftaydı. Cevap dilekçesi ilgili Yargıtay dairesine hitaben yazılır ve UYAP üzerinden veya herhangi bir mahkeme aracılığıyla gönderilebilir.
“Tebliğnameye itiraz” kavramı
Uygulamada “tebliğnameye itiraz” olarak anılan başvuru, teknik anlamda bir kanun yolu değil, CMK m. 297/3’teki cevap hakkının kullanılmasıdır. Tebliğname bir karar olmadığından ona karşı ayrı bir itiraz yolu yoktur. Cevap dilekçesiyle, Başsavcılık görüşüne katılmama nedenleri Yargıtay dairesinin bilgisine sunulur ve daire kararını verirken bu cevabı da değerlendirir.
Cevap dilekçesinde dikkat edilecek hususlar
- Görüşün dayanağını hedef almak: Tebliğnamede hangi hukuka aykırılığa dayanıldığı belirlenmeli ve cevap bu noktaya odaklanmalıdır. Örneğin aleyhe bozma görüşü suç vasfına ilişkinse, mahkemenin nitelendirmesinin neden doğru olduğu dosyadaki delillerle gösterilmelidir.
- Temyiz sebeplerini tekrar etmemek: Temyiz dilekçesindeki sebepler zaten dosyadadır. Cevap, tebliğnamenin değerlendirmediği veya hatalı değerlendirdiği hususlara yönelmelidir.
- Yeni hukuki gelişmeleri bildirmek: Temyiz dilekçesinden sonra yürürlüğe giren lehe kanun değişiklikleri veya Anayasa Mahkemesi iptal kararları cevapta belirtilmelidir.
- Temyiz incelemesinin sınırını gözetmek: Yargıtay, temyiz başvurusunda belirtilen hususlarla sınırlı inceleme yapar (CMK m. 301). Cevap dilekçesi, süresinde ileri sürülmemiş yeni temyiz sebepleri eklemek için kullanılamaz; ancak tebliğnamenin ileri sürdüğü aleyhe görüşe karşı her türlü hukuki açıklama yapılabilir.

Katılan bakımından tebliğname
Tebliğname yalnızca sanığı ilgilendiren bir belge değildir. Hükmü temyiz eden katılan veya katılan aleyhine sonuç doğurabilecek görüş içeren tebliğname de katılana veya vekiline tebliğ edilir. Örneğin sanık hakkındaki mahkûmiyetin bozularak beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki bir görüş, katılan bakımından aleyhe niteliktedir.
Katılan, bu durumda iki hafta içinde vereceği cevapta mahkûmiyetin dayandığı delilleri, tanık beyanlarını ve bilirkişi raporlarını öne çıkararak Başsavcılık görüşüne katılmama nedenlerini açıklayabilir. Katılanın vekille temsil edilmesi hâlinde tebliğ vekile yapılır ve süre bu tebliğden itibaren işler. Cevap hakkının kullanılmaması, katılanın daha sonra aynı hususları ileri sürmesini engellemez; ancak dairenin kararı verilmeden önce görüş bildirme imkânı kaçırılmış olur.
Aleyhe görüş ve aleyhe bozma yasağı
Tebliğnamedeki görüşün sanık bakımından “aleyhe” sayılıp sayılmayacağı, temyiz başvurusunun kim tarafından ve hangi yönde yapıldığıyla yakından ilgilidir. Cumhuriyet savcısı, temyiz dilekçesinde temyiz isteğinin sanığın yararına mı yoksa aleyhine mi olduğunu açıkça belirtmek zorundadır (CMK m. 294/1). Hüküm yalnızca sanık tarafından veya onun lehine temyiz edilmişse, bozmadan sonra yeniden verilecek hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 307/5).
Bu kural tebliğnamenin değerlendirilmesinde önemlidir. Yalnızca sanığın temyiz ettiği bir dosyada Başsavcılık suç vasfının daha ağır bir suç olduğu görüşünü bildirse bile, bozma sonrasında sanığın cezası aleyhe değiştirilemez. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı veya katılan da aleyhe temyiz etmişse, tebliğnamedeki aleyhe görüş sanık için gerçek bir risk oluşturur ve cevap hakkının kullanılması daha da önem kazanır.
Duruşmalı inceleme talebi
On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtay, uygun görmesi hâlinde incelemeyi duruşmalı yapabilir; duruşma günü sanığa, katılana, müdafie ve vekile bildirilir (CMK m. 299/1). Tutuklu sanık duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz, ancak müdafi aracılığıyla temsil edilebilir (m. 299/2). Duruşmada Yargıtay Cumhuriyet savcısı da görüşünü açıklar ve son söz sanığa verilir (m. 300/2).
Duruşmalı inceleme talebi temyiz dilekçesinde yapılabileceği gibi tebliğnameye verilen cevapta da tekrarlanabilir. Talep, cezanın miktarı yasal sınırın altında kalıyorsa reddedilir; sınırın üzerindeki hükümlerde ise kabul edilip edilmemesi dairenin takdirindedir.
Tebliğ yapılmamasının sonuçları
CMK m. 297/3 emredici bir hükümdür. Tebliğ edilmesi gereken bir tebliğname tebliğ edilmeden karar verilmesi, ilgili tarafın cevap hakkını ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını zedeler.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz isteminin esastan reddine karar verdikten sonra, tebliğnamenin hükmü temyiz eden sanık müdafiine tebliğ edilmediğinin anlaşılması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etmiştir. Daire, önceki kararını kaldırmış, tebliğnamenin müdafie tebliğ edilmesini ve cevap süresinin dolmasını bekleyerek temyiz incelemesini yeniden yapmıştır (Yargıtay 17. CD, E. 2019/12422, K. 2019/14063, T. 11/11/2019). Karar, tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin CMK m. 308 kapsamındaki itiraz yoluyla giderilebileceğini göstermektedir.
Ek tebliğname
Dosya Yargıtay’a geldikten sonra ortaya çıkan bir eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilir ve bu eksiklik giderildikten sonra yeniden gönderilirse, Başsavcılık yeni duruma ilişkin görüşünü “ek tebliğname” ile bildirir. Ek tebliğname de ilgilinin aleyhine görüş içeriyorsa veya ilgili temyiz eden konumundaysa aynı kurala göre tebliğ edilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yokluğunda hüküm kurulan sanığa gerekçeli kararın önce son beyan adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edilmesini usulsüz bulmuştur. Daire, kararın usulüne uygun tebliğ edilmesini ve hükmün temyiz edilmesi hâlinde ek tebliğname düzenlenmesini istemiş, dosyayı bu amaçla mahalline iade etmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2019/10216, K. 2021/12759, T. 26/4/2021).
Tebliğname öncesi ve sonrası aşamalar
Tebliğname sürecinin genel akışı şöyledir:
- Hüküm temyiz edilir; temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve iki haftalık cevap süresi beklenir (CMK m. 297/1).
- Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir; Başsavcılık tebliğnameyi düzenler (m. 297/2).
- Tebliğname, koşulları varsa ilgili daire tarafından sanık, katılan veya bunların vekillerine tebliğ edilir ve iki haftalık cevap süresi işler (m. 297/3).
- Daire, tebliğname ve cevapları değerlendirerek kararını verir.
Bu aşamaların takibi UYAP Vatandaş veya Avukat Portalı üzerinden yapılabilir. Dosyanın hangi aşamada olduğu, Yargıtay’ın internet sitesindeki dosya sorgulama hizmetiyle de öğrenilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tebliğnamede onama görüşü varsa dava kaybedilmiş sayılır mı?
Sayılmaz. Tebliğname yalnızca Başsavcılığın görüşüdür; Yargıtay dairesi bu görüşle bağlı değildir ve tebliğnameye aykırı karar verebilir.
Tebliğnameye cevap verilmezse ne olur?
Cevap vermek bir hak olup zorunlu değildir. Süre içinde cevap verilmezse daire, mevcut dosya ve temyiz dilekçesi üzerinden karar verir. Ancak aleyhe görüş içeren bir tebliğnameye cevap verilmemesi, bu görüşe karşı açıklama yapma imkânının kullanılmaması anlamına gelir.
Tebliğname ücretli bir işlem midir?
Tebliğnameye cevap verilmesi için ayrıca harç ödenmez.
Tebliğname sanığa tebliğ edilmeden karar verilirse ne yapılabilir?
Bu durumda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak CMK m. 308 kapsamında itiraz yoluna gidilmesi istenebilir. Yargıtay, bu eksikliği itiraz üzerine giderdiği kararlar vermiştir.
Sonuç
Tebliğname, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz incelemesine ilişkin görüşüdür ve Yargıtay dairesini bağlamaz. Hükmü temyiz eden veya aleyhine görüş bildirilen sanık ve katılan, tebliğnamenin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verebilir. Tebliğ edilmesi gereken tebliğname tebliğ edilmeden verilen kararlar, Başsavcılık itirazıyla kaldırılabilmektedir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Yargıtay Onama Kararı Nedir? Sonrasında Başvurulabilecek Yollar
Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
