Avukat Mazeret Dilekçesi: Ceza Davasında Usul ve Örnek

Avukatın hastalık, başka bir mahkemedeki duruşma veya zorunlu bir başka sebeple duruşmaya katılamayacağını mahkemeye bildirdiği yazılı başvuruya uygulamada mazeret dilekçesi denir. Bu dilekçe ile genellikle duruşmanın ertelenmesi veya ilgili işlem için süre verilmesi talep edilir.

Ceza yargılamasında mazeret dilekçesi savunma hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Müdafiin (şüpheli veya sanığı savunan avukatın) mazereti değerlendirilmeden hüküm kurulması, Yargıtay uygulamasında bozma sebebi sayılmaktadır. Bu yazıda mazeret dilekçesinin hukuki dayanağı, mahkemenin dilekçe karşısındaki yükümlülükleri ve mazeretin kabul ve reddinin sonuçları incelenmekte, örnek bir metin sunulmaktadır.

KISA CEVAP

  • Mazeret dilekçesi CMK’da ayrı bir kurum olarak düzenlenmemiştir; savunma hakkına (Anayasa m. 36, AİHS m. 6/3) dayanır.
  • Mahkeme mazereti kabul etmek zorunda değildir, ancak dilekçe hakkında olumlu veya olumsuz karar vermek ve ret kararını gerekçelendirmek zorundadır.
  • Dilekçe hakkında hiç karar verilmeden hüküm kurulması Yargıtay tarafından bozma sebebi yapılmaktadır.
  • Dilekçe duruşma saatinden önce mahkemeye ulaşmalı, mazeret belgelendirilmeli ve talep açıkça yazılmalıdır.
  • Hukuk davalarında mazeretin sonuçları farklıdır; taraflar gelmezse dosya işlemden kaldırılır (HMK m. 150).

Hukuki dayanak

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) “mazeret dilekçesi” adıyla ayrı bir düzenleme yoktur. Kurum, savunma hakkını güvence altına alan hükümlerin uygulamadaki yansımasıdır. Anayasa m. 36, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanarak savunma ve adil yargılanma hakkına sahip olduğunu belirtir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6/3-b ve c ise sanığa savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma ve seçtiği avukatın yardımından yararlanma hakkını tanır.

CMK’da konuyla ilgili başlıca hükümler şunlardır:

  • CMK m. 188/1: Kanunun zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde duruşmada müdafiin hazır bulunması şarttır. Ancak müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir.
  • CMK m. 151/1: Baro tarafından görevlendirilen müdafi duruşmada hazır bulunmaz veya görevinden kaçınırsa, mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar ve oturuma ara verebilir veya oturumu erteleyebilir. Yeni müdafi savunmasını hazırlamak için yeterli zamanı olmadığını açıklarsa oturum ertelenir (CMK m. 151/2).
  • CMK m. 216/3: Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir; bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir.
  • CMK m. 289/1-h: Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmış olması, hukuka kesin aykırılık hâlidir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, CMK m. 188/1’deki “mazeretsiz” ifadesinin karşıt anlamı önem kazanır. Müdafi mazeretini bildirmişse mahkeme bu mazereti değerlendirmeden duruşmaya devam edip hüküm kuramaz.

Mazeret dilekçesi üzerine mahkemenin karar yükümlülüğü, değerlendirme ölçütleri ve ertelemeye alternatif yollar
Mazeret dilekçesi karşısında mahkemenin yükümlülüğü.

Mahkemenin karar verme yükümlülüğü

Mahkeme, kendisine sunulan mazeret dilekçesini kabul etmek zorunda değildir. Ancak dilekçe hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek ve ret kararını gerekçelendirmek zorundadır. Mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır (Anayasa m. 141/3; CMK m. 34/1).

Yargıtay bu yükümlülüğü istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi: başka mahkemede keşif

Sanık müdafiinin başka bir mahkemede yapılacak keşifte bulunacağını bildirerek süre istediği, dilekçenin duruşma saatinden önce dosyaya girdiği bir olayda, mazeret hakkında karar verilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması sayılmış ve hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/21172, K. 2020/9485, T. 12/02/2020

8. Ceza Dairesi 2017/21172 E. , 2020/9485 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık müdafiin 01.04.2015 tarihli mazeret dilekçesi ile başka mahkemece yapılacak keşifte bulunacağından bahisle duruşmaya katılamayacağını, bu nedenle savunma yapmak için süre verilmesini talep ettiği, bu dilekçenin aynı gün duruşma saatinden önce saat 09:03’de onaylandığı ve dosya içerisine konulduğu halde, sanık müdafinin mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi: SEGBİS ile savunma ve barodan görevlendirilen müdafi

Bölge adliye mahkemesinde sanığın savunmasının SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile alınacağı duruşmada, vekâletnameli müdafiin mazeret dilekçesi hakkında karar verilmeden barodan görevlendirilen yeni müdafi huzurunda savunma alınıp hüküm kurulması aynı gerekçeyle bozma sebebi yapılmıştır. Karar, baro tarafından görevlendirilen bir müdafiin hazır bulunmasının, sanığın kendi seçtiği müdafiin mazeretinin değerlendirilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını göstermektedir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2017/7868, K. 2018/711, T. 06/02/2018

14. Ceza Dairesi 2017/7868 E. , 2018/711 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan beraatine dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2016 gün ve 2016/392 Esas, 2016/445 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulu ile hükmün kaldırılarak müsnet suçtan mahkumiyetine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafilerinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesinde sanığın SEGBİS sistemiyle savunmasının alınacağı duruşmada, vekaletnameli müdafiin mazeret dilekçesi vererek duruşmanın başka bir tarihe bırakılmasını talep etmesi karşısında mazereti hakkında herhangi bir karar verilmeden, barodan tayin edilen yeni müdafiin huzurunda sanık savunmasının alınarak hükmün kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanun aykırı, sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasında sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: mesleki mazeret

Yakın tarihli bir kararda müdafiin duruşmadan bir gün önce mesleki mazeretini bildirerek erteleme istemesine karşın, mazeret bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3404, K. 2026/7661, T. 29/06/2026

7. Ceza Dairesi 2024/3404 E. , 2026/7661 K. “İçtihat Metni” İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/777 E., 2023/186 K. SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafiin 13.12.2023 tarihli dilekçesi ile 14.12.2023 tarihinde yapılacak olan duruşmaya mesleki mazereti nedeniyle katılamayacağını ve duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmasını talep ettiğini bildirmesine karşın, mazeret talebi bakımından herhangi bir değerlendirme yapılıp olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Bu kararlarda bozma sebebi, mazeretin reddedilmesi değil, hakkında hiç karar verilmemesidir. Mahkeme mazereti yerinde görmezse bunu gerekçesiyle tutanağa geçirmeli ve ret kararını taraflara açıklamalıdır.

Mazeretin değerlendirilmesinde dikkate alınan hususlar

Mazeretin kabulü mahkemenin takdirindedir. Bu takdir kullanılırken uygulamada şu hususlar öne çıkar:

Belge. Hastalık mazereti için doktor raporu veya sağlık kuruluşu belgesi, başka bir duruşma mazereti için o dosyanın mahkemesi, esas numarası, duruşma tarihi ve saati bildirilmelidir. UYAP üzerinden doğrulanabilen bilgiler mahkemenin denetimini kolaylaştırır.

Zamanlama. Dilekçe, duruşma saatinden önce mahkemeye ulaşmalıdır. Duruşmadan sonra gelen veya duruşma sırasında dosyaya girmeyen dilekçe değerlendirilemez. UYAP Avukat Portal üzerinden gönderilen dilekçenin mahkemeye ulaştığı saat kayıt altına alınır.

Dosyanın durumu. Sanığın tutuklu olması, zamanaşımı süresinin yaklaşması ve dosyada daha önce mazeret nedeniyle ertelemeler yapılmış olması, mahkemenin değerlendirmesini etkileyen unsurlardır. Tekrarlanan ve yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik görülen mazeretler gerekçeli olarak reddedilebilir.

Duruşmanın aşaması. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapılacak veya hüküm açıklanacak oturumlarda müdafiin hazır bulunması savunma hakkı bakımından özellikle önem taşır. CMK m. 289/1-h’deki “hüküm için önemli olan hususlar” ölçütü de bu noktada devreye girer.

Mazeret ile süre talebi arasındaki ilişki

Mazeret dilekçesi çoğu zaman bir süre talebiyle birlikte verilir. Bu iki talep birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Mazeret, avukatın belirli bir oturuma katılamamasına ilişkindir. Süre talebi ise savunmanın hazırlanması için zaman istenmesidir ve doğrudan AİHS m. 6/3-b’deki güvenceye dayanır.

CMK, bazı hâllerde süre verilmesini mahkemenin takdirine bırakmamıştır. Suçun hukuki niteliğinin değişmesi veya cezanın artırılmasını gerektiren hâllerin ilk kez duruşmada ortaya çıkması üzerine ek savunma verilmesi gereken durumlarda, istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir (CMK m. 226/3). 7532 sayılı Kanunla 2024 yılında değiştirilen CMK m. 226/4 uyarınca bu bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır; müdafi, sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirim yeterli kabul edilir. Bu nedenle ek savunma bildirimi yapılacak bir oturumda müdafiin mazeretinin değerlendirilmesi ayrıca önem taşır.

Mazeret dışında kullanılabilecek yollar

Duruşmanın ertelenmesi her zaman en uygun çözüm değildir. Sanık tutukluysa erteleme tutukluluk süresini uzatabilir. Bu nedenle şu seçenekler de değerlendirilmelidir:

  • Başka bir avukatın katılması. Vekâletnamede başka avukatı görevlendirme (tevkil) yetkisi bulunuyorsa, aynı dosyada yetki belgesiyle başka bir avukat duruşmaya katılabilir.
  • Bekletme talebi. Aynı adliyedeki iki duruşmanın çakışmasında, mahkemeden dosyanın sonraya bırakılması istenebilir.
  • Sanığın duruşmadan bağışık tutulması. Sorgusu yapılmış sanık veya bu konuda yetkili kılınmış müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir (CMK m. 196/1). Bu imkân sanığın kendisine ilişkindir; müdafiin mazeretinin yerine geçmez.

Hukuk ve idari yargıdaki farklılık

Hukuk yargılamasında mazeretin sonuçları farklıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 150/1 uyarınca usulüne uygun davetiyeye rağmen taraflardan hiçbiri duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmeyen dava açılmamış sayılır (HMK m. 150/5). Taraflardan yalnızca biri gelmezse, gelen tarafın talebiyle yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilebilir. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m. 150/2). Bu nedenle hukuk davalarında mazeretin zamanında bildirilmesi, davanın düşmesini önleme bakımından belirleyicidir. Ceza yargılamasında ise yargılama resen yürütüldüğünden dosya işlemden kaldırılmaz; mazeretin önemi savunma hakkının korunmasında ortaya çıkar.

Örnek mazeret dilekçesi

Aşağıdaki metin, ceza mahkemesine sunulacak bir mazeret dilekçesinin genel yapısını göstermektedir. Köşeli parantez içindeki alanlar somut dosyaya göre doldurulmalıdır.

[……] ASLİYE / AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DOSYA NO          : [Yıl/Esas]
SANIK             : [Ad Soyad]
MÜDAFİİ           : Av. [Ad Soyad] - [Baro, sicil no, adres]
KONU              : [Gün/ay/yıl] tarihli duruşmaya katılamayacağıma ilişkin
                    mazeretimin bildirilmesi ve duruşmanın ertelenmesi talebi

AÇIKLAMALAR       :
1. Yukarıda numarası yazılı dosyada sanık [Ad Soyad]'ın müdafii olarak
   görev yapmaktayım. Dosyanın duruşması [gün/ay/yıl] tarihinde saat
   [..:..]'da yapılacaktır.

2. Aynı gün ve saatte [……] Mahkemesinin [Yıl/Esas] sayılı dosyasında
   duruşmam bulunmaktadır. [Hastalık hâlinde: Ekte sunulan [kurum]
   tarafından düzenlenen [tarih] tarihli rapor uyarınca [süre] istirahatliyim.]

3. Müvekkilim, savunmasının müdafii huzurunda yapılmasını istemektedir.
   Müdafiin hazır bulunmadığı bir oturumda esasa ilişkin işlem yapılması
   ve hüküm kurulması savunma hakkını sınırlandıracaktır (Anayasa m. 36;
   AİHS m. 6/3; CMK m. 188/1, 289/1-h).

HUKUKİ NEDENLER   : Anayasa m. 36, 141; AİHS m. 6; 5271 sayılı CMK ve
                    ilgili mevzuat.

DELİLLER          : [Diğer dosyanın duruşma kaydı / sağlık raporu]
                    ve UYAP kayıtları.

SONUÇ VE İSTEM    : Açıklanan nedenlerle mazeretimin kabulüne, duruşmanın
                    ileri bir tarihe ertelenmesine, mazeretin kabul
                    edilmemesi hâlinde ise bu konuda gerekçeli karar
                    verilerek tarafıma bildirilmesine karar verilmesini
                    saygılarımla arz ederim. [Tarih]

                                        Sanık Müdafii
                                        Av. [Ad Soyad]
                                        (e-imza)

EK: [Duruşma kaydı / sağlık raporu]

Dilekçede mazeretin türü, belgesi ve talep açıkça yazılmalıdır. Genel ifadelerle “mazeretim nedeniyle” denilmesi, mahkemenin değerlendirme yapmasını güçleştirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mazeret dilekçesi ne zaman verilmelidir?

Kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. Ancak dilekçenin duruşma saatinden önce mahkemeye ulaşması ve dosyaya girmesi gerekir. Mazeret önceden biliniyorsa dilekçenin birkaç gün önce verilmesi, mahkemenin tanıkları ve diğer tarafları zamanında bilgilendirmesine imkân tanır.

Mazeret dilekçesi reddedilirse ne yapılabilir?

Ret kararı ara karar niteliğindedir ve ayrıca itiraza tabi değildir. Ret kararının gerekçesiz olması veya savunma hakkını hüküm için önemli bir noktada sınırlandırması, hükümle birlikte istinaf veya temyiz sebebi olarak ileri sürülebilir.

Sanığın kendisinin mazereti de aynı şekilde mi bildirilir?

Sanık da duruşmaya katılamayacağını belgeleriyle mahkemeye bildirebilir. Sanığın mazeretsiz olarak gelmemesi hâlinde ise zorla getirilmesine karar verilebilir (CMK m. 193/1). Sanığın ve müdafiin mazeretleri ayrı ayrı değerlendirilir.

Baro tarafından görevlendirilen müdafi de mazeret bildirebilir mi?

Bildirebilir. Bu durumda mahkeme oturumu erteleyebileceği gibi, CMK m. 151/1 uyarınca baroya başvurarak başka bir müdafi görevlendirilmesini de isteyebilir.

Sonuç

Mazeret dilekçesi, ceza yargılamasında savunma hakkının pratik güvencelerinden biridir. Mahkeme mazereti kabul etmek zorunda değildir; ancak dilekçe hakkında gerekçeli bir karar vermek zorundadır. Bu yükümlülüğe uyulmadan kurulan hükümler Yargıtay tarafından bozulmaktadır. Dilekçenin zamanında verilmesi, mazeretin belgelendirilmesi ve talebin açıkça yazılması, mazeretin değerlendirilebilmesi için gereklidir. Somut dosyalardaki usul sorunları için büromuzla iletişime geçilebilir.

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.