Avukat ile müvekkil arasındaki ilişki bir vekâlet sözleşmesidir ve taraflardan her biri bu sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Müvekkilin sözleşmeyi sona erdirmesine azil, avukatın sona erdirmesine ise istifa veya vekillikten çekilme denir. Çekilme hakkı sınırsız değildir: Kanun, müvekkilin hak kaybına uğramaması için çekilmenin müvekkile bildirilmesini ve avukatın bir süre daha sorumluluk taşımasını öngörür.
Bu yazıda vekillikten çekilmenin yasal dayanağı, çekilme dilekçesinin içeriği ve kime verileceği, ceza davalarında müdafiin çekilmesine özgü sorunlar ile ücret bakımından sonuçlar ele alınmaktadır. Yazının sonunda bir örnek dilekçe metni yer almaktadır.
KISA CEVAP
- Vekil, vekâlet sözleşmesini her zaman tek taraflı sona erdirebilir; uygun olmayan zamanda çekilen taraf doğan zararı giderir (TBK m. 512).
- Çekilen avukatın görevi, durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün devam eder (Avukatlık Kanunu m. 41).
- Hukuk davalarında istifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta sürer (HMK m. 82/1).
- Baro tarafından görevlendirilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özür olmadıkça görevden çekilemez (Avukatlık Kanunu m. 41).
- Haklı bir sebep olmaksızın işi takipten vazgeçen avukat ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri verir (Avukatlık Kanunu m. 174/1).

Yasal dayanak
Borçlar hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 512. maddesine göre vekâlet veren de vekil de sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak sözleşmeyi uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf, diğer tarafın bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Örneğin bir kanun yolu süresinin son gününde, müvekkile yeni avukat bulma imkânı tanımadan yapılan çekilme bu niteliktedir.
Avukatlık Kanunu
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 41. maddesi, belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekâlet görevinin, durumun müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süreyle devam edeceğini düzenler. Süre, çekilme dilekçesinin mahkemeye verildiği tarihten değil, müvekkile tebliğ edildiği tarihten başlar.
Aynı maddeye göre adli yardım bürosu veya baro başkanlığı tarafından görevlendirilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özrü olmadıkça görevden çekilemez. Bu sebebin takdiri avukatı görevlendiren makama aittir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Hukuk davalarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ayrıca şunları öngörür:
- İstifanın mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm doğurması için dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde müvekkile yapılacak tebligat giderinin peşin ödenmesi gerekir (m. 81/1).
- İstifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta devam eder (m. 82/1).
- Müvekkil davayı takip etmez ve yeni vekil görevlendirmezse tarafın yokluğuna ilişkin hükümler uygulanır (m. 82/2). Bu husus, istifa dilekçesiyle birlikte müvekkile ihtar olarak bildirilir (m. 82/3).
Ceza davasında müdafiin çekilmesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) seçilmiş müdafiin çekilmesine ilişkin ayrı bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle ceza muhakemesinde Avukatlık Kanunu m. 41’deki on beş günlük süre uygulanır. Ceza davalarında dikkat edilmesi gereken iki ayrı durum vardır.
Seçilmiş müdafi
Şüpheli veya sanığın kendi seçtiği müdafi çekildiğinde, çekilme dilekçesinin sanığa tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ gerçekleşmeden müdafiin sorumluluğu sona ermez; bu süre içinde yapılan tebligatlar müdafie yapılmış sayılır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, gerekçeli karar tebliğ edildiği gün meslekten ayrıldığını bildiren ve kararın asile tebliğini isteyen müdafiye ilişkin bir dosyada, bu dilekçe kendisine tebliğ edilmeyen sanığın mahkemenin eksik işlemi nedeniyle temyiz süresi konusunda yanıltıldığını kabul etmiştir. Daire, Avukatlık Kanunu m. 41’e atıfla, sanığa sonradan yapılan tebliğe göre süresinde sayılan temyiz başvurusunu esastan incelemiştir (Yargıtay 17. CD, E. 2015/17611, K. 2016/11255, T. 01/11/2016).
Zorunlu müdafi
Çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul olanlar ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yargılananlar için baro tarafından zorunlu müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/2-3). Bu müdafi, Avukatlık Kanunu m. 41 uyarınca ancak kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özür bulunması ve baronun bunu kabul etmesi hâlinde görevden ayrılabilir.
Görevlendirilen müdafi duruşmada hazır bulunmaz, vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa mahkeme derhâl yeni müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Yeni müdafi savunmayı hazırlamak için yeterli zaman olmadığını açıklarsa oturum ertelenir (CMK m. 151/1-2). Sanık daha sonra kendisine müdafi seçerse, baro tarafından görevlendirilen müdafiin görevi sona erer (CMK m. 156/3).

Çekilme dilekçesi kime ve nasıl verilir?
Çekilme işlemi iki yönlüdür ve her iki yönün de tamamlanması gerekir:
- Mahkemeye veya savcılığa bildirim. Dilekçe, dosyanın bulunduğu mahkemeye ya da soruşturma evresindeyse savcılığa verilir. Uygulamada dilekçe UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik imzayla gönderilir. Dosya Yargıtay veya bölge adliye mahkemesindeyse dilekçenin ilgili daireye ya da dosyayı gönderen ilk derece mahkemesine iletilmesi gerekir.
- Müvekkile tebliğ. Çekilmenin müvekkile tebliği; mahkeme aracılığıyla, noter kanalıyla gönderilen ihtarnameyle veya müvekkilin kayıtlı elektronik tebligat adresine yapılabilir. Hukuk davalarında tebligat giderinin peşin ödenmesi zorunludur. On beş günlük sürenin başlangıcının ispatı bakımından tebliğin belgelenmesi önemlidir.
Birden fazla dosyada vekil olan avukatın çekilmesi, her dosya için ayrı ayrı bildirilmelidir. Bir dosyada verilen çekilme dilekçesi, diğer dosyalardaki vekâleti kendiliğinden sona erdirmez.
Birden fazla vekil ve yetki belgesi
Müvekkil birden fazla avukata vekâlet vermişse vekillerden her biri yetkilerini diğerinden bağımsız olarak kullanabilir (HMK m. 75). Vekillerden birinin çekilmesi diğerlerinin vekâletini etkilemez; tebligat kalan vekillerden birine yapılabilir ve birden fazla vekile tebligat yapılmışsa ilk tebliğ tarihi esas alınır (Tebligat Kanunu m. 11). Çekilen avukatın, dosyada başka vekil bulunup bulunmadığını dilekçesinde belirtmesi, tebligatın kime yapılacağı konusundaki tereddüdü giderir.
Vekâletname üzerine başka bir avukata yetki belgesi verilmişse, yetki belgesiyle dosyaya giren avukatın çekilmesi de aynı kurallara tabidir. Asıl vekilin vekâleti devam ettiği sürece tebligatlar ona yapılır; asıl vekil de çekilmek istiyorsa ayrıca dilekçe vermelidir.
Bildirim yapılmadan çekilmenin sonuçları
Çekilmenin mahkemeye ve müvekkile bildirilmemesi hâlinde avukat, vekil sıfatını taşımaya devam eder. Tebligat Kanunu m. 11 uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır; bu tebligat kanun yolu sürelerini başlatır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ve temyiz süresi geçtikten sonra avukatlığı bıraktığını bildiren vekile ilişkin bir dosyada, işi bıraktığı aşamada müvekkiline ve mahkemeye durumu bildirmeyen avukatın süreye bağlı işlerde işi yapma veya bildirim yükümlülüğünden kurtulamayacağını belirtmiştir. Kurul, vekile yapılan tebliğe göre süresi geçmiş temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir (Yargıtay HGK, E. 2012/19-60, K. 2012/45, T. 01/02/2012).
Bu karar, çekilmenin geç bildirilmesinin doğrudan müvekkil aleyhine sonuç doğurabileceğini göstermektedir. Avukat ise bu durumda TBK m. 512 uyarınca uygun olmayan zamanda çekilmeden doğan zarardan ve meslek kurallarına aykırılık nedeniyle disiplin yönünden sorumlu tutulabilir.
Ücret bakımından sonuçlar
Avukatlık Kanunu m. 174/1’e göre üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Haklı sebebin varlığı hâlinde ise avukat, o ana kadar yaptığı işin karşılığını isteyebilir.
Haklı sebep somut olaya göre değerlendirilir. Müvekkilin sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, avukata gerçeğe aykırı bilgi vermesi, meslek kurallarına aykırı bir davranış talep etmesi veya güven ilişkisini sarsan tutumlar uygulamada haklı sebep olarak ileri sürülmektedir. Avukatın kendi kişisel tercihine dayanan çekilme ise kural olarak haklı sebep sayılmaz.
Çekilme sonrasında yapılması gerekenler
- Belgelerin iadesi: Avukat, müvekkile ait asıl belgeleri ve dosya örneklerini iade etmeli; yeni avukata devir için gerekli bilgileri vermelidir.
- Sürelerin bildirilmesi: İşlemekte olan bir kanun yolu veya cevap süresi varsa, bu süre müvekkile yazılı olarak bildirilmelidir.
- Yeni vekil: Müvekkil, on beş günlük süre içinde yeni avukatla vekâlet ilişkisi kurmalı ve vekâletnamenin dosyaya sunulmasını sağlamalıdır. Ceza davasında sanık, kendisine müdafi seçemiyorsa baro tarafından müdafi görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 150/1).
Örnek vekillikten çekilme dilekçesi
…… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DOSYA NO: …… Esas
SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: ……)
MÜDAFİ: Av. Ad Soyad – Adres
KONU: Müdafilikten çekilme hususunun bildirilmesi ve çekilme dilekçesinin sanığa tebliği talebidir.
AÇIKLAMALAR: Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında sanık ……’in müdafiliğini yürütmekteyim. Bu dosyadaki müdafilik görevimden çekildiğimi bildiririm. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca görevim, bu dilekçenin sanığa tebliğinden itibaren on beş gün süreyle devam edecektir. Sanığın bu süre içinde yeni bir müdafi seçmesi gerektiği hususunun tebligatta ayrıca belirtilmesini talep ederim.
SONUÇ VE İSTEM: Müdafilikten çekildiğimin kabulü ile bu dilekçenin sanığın …… adresine tebliğine karar verilmesini saygıyla arz ederim. Tarih
Sanık Müdafii Av. Ad Soyad (e-imza)
Hukuk davalarında aynı metin, HMK m. 82 ve iki haftalık süreye atıf yapılarak ve tebligat gideri yatırılarak kullanılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukat davanın ortasında çekilebilir mi?
Çekilebilir. Ancak çekilme müvekkile tebliğ edilmeli ve avukatın sorumluluğu tebliğden itibaren on beş gün daha sürer. Uygun olmayan zamanda çekilme hâlinde zarar ve ücret yönünden sonuçlar doğar.
Çekilme dilekçesi müvekkile hiç tebliğ edilemezse ne olur?
Tebliğ gerçekleşmedikçe on beş günlük süre başlamaz ve avukatın vekil sıfatı devam eder. Bu dönemde avukata yapılan tebligatlar geçerlidir.
Baro tarafından görevlendirilen avukat istifa edebilir mi?
Ancak kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özür bulunması ve görevlendiren makamın bunu kabul etmesi hâlinde görevden ayrılabilir.
Müvekkilin avukatı azletmesi ile avukatın çekilmesi arasında ücret yönünden fark var mıdır?
Vardır. Azil hâlinde, avukatın kusur veya ihmali bulunmadıkça ücretin tamamı ödenir. Haklı sebep olmadan çekilen avukat ise ücret isteyemez (Av. K. m. 174).
Sonuç
Vekillikten çekilme, mahkemeye dilekçe verilmesiyle değil, müvekkile usulüne uygun tebliğle hüküm doğurur. Avukatın sorumluluğu tebliğden itibaren on beş gün daha devam eder; bu sürede yapılan tebligatlar kanun yolu sürelerini başlatır. Ceza davalarında sanığın savunma hakkının kesintiye uğramaması için çekilmenin zamanında bildirilmesi ve yeni müdafiin görevlendirilmesi ayrıca önem taşır. Somut durumlara ilişkin sorular için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
