Hakaret Sayılmayan Sözler: Kaba Söz, Beddua ve Eleştiri

Gündelik tartışmalarda sarf edilen her sert söz, ceza hukuku anlamında hakaret değildir. Yargıtay, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden sözler ile yalnızca kaba, rahatsız edici veya nezaket dışı kalan sözler arasında bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrım, hakaret suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların önemli bir kısmında sonucu belirler.

Bu yazıda hakaret suçunun sınırını çizen ölçütler, Yargıtay’ın hakaret saymadığı söz türleri ve bunlara ilişkin kararlar incelenmektedir. Hakaret suçunun cezası, nitelikli hâlleri ve savunma usulü ayrı yazılarda ele alınmıştır.

KISA CEVAP

  • Hakaret, onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme ile oluşur; bunların dışındaki sözler suç kapsamında değildir (TCK m. 125/1).
  • Yargıtay, nezaket dışı kaba sözleri, bedduaları ve ağır eleştiriyi kural olarak hakaret saymamaktadır; Ceza Genel Kurulu “Allah belanı versin” sözünü beddua kabul etmiştir.
  • Değerlendirmede sözün bütünü, söylendiği ortam ve muhatabın sıfatı belirleyicidir; kamu görevlisine görevinden dolayı söylenen söz şikâyete bağlı değildir (TCK m. 131/1).
  • Karşılıklı hakarette ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m. 129/3).
  • Söz suç oluşturmasa bile kişilik hakkını ihlal ediyorsa manevi tazminat istenebilir (TMK m. 24-25; TBK m. 58).
Konuşma balonları ve adalet terazisi illüstrasyonu

Hakaret suçunun sınırı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 125/1, hakaret suçunu iki seçimlik hareketle tanımlar:

  • Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek,
  • Sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak.

Kanun metni, bu iki hareket dışındaki sözleri suç kapsamına almamıştır. Yargıtay da yerleşik içtihadında, hakaret suçuyla korunan hukuki değerin kişinin onur, şeref ve saygınlığı olduğunu, bu nedenle davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelmesi gerektiğini belirtmektedir. Her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici söz bu suçun kapsamında değerlendirilmez; sözün açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir isnat veya sövme içermesi aranır.

Bu çerçevede Yargıtay kararlarında hakaret sayılmayan sözler üç grupta toplanabilir: nezaket dışı kaba sözler, beddua niteliğindeki sözler ve ağır eleştiri.

Hakaret suçu ile Yargıtay'ın hakaret saymadığı kaba söz, beddua ve ağır eleştiri arasındaki sınır
Hakaret ile hakaret sayılmayan sözler arasındaki sınır.

Nezaket dışı kaba sözler

Kaba, saygısız ve kırıcı olmakla birlikte muhatabı aşağılamaya ulaşmayan sözler Yargıtay kararlarında “rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı” olarak nitelendirilmektedir. Bu sözler hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz.

“Ne profesörmüş, çok da bir şeyden anladığı yok.” Bir toplantıda profesör olan katılana yöneltilen bu sözler hakkında verilen beraat kararı onanmıştır. Daire, sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığını belirtmiştir (Yargıtay 4. CD, E. 2021/4028, K. 2023/16097, T. 15/03/2023).

“Avukat bozuntusu, sen kimsin lan.” Bir haciz işlemi sırasında borçlunun alacaklı vekiline yönelttiği bu sözler nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmü önce bozulmuş, bozma üzerine verilen beraat kararı da onanmıştır (Yargıtay 4. CD, E. 2023/13534, K. 2023/23874, T. 08/11/2023). Karar, mesleki sıfatı küçümseyen ve “lan” gibi kaba bir hitap içeren sözlerin dahi tek başına hakaret sayılmayabileceğini göstermektedir.

Alaycı mesajlar. Bir üniversite forumunda gönderilen ve muhatabın “adam yerine konulduğu için sevindiğini” ima eden alaycı bir mesaj da aynı ölçütle değerlendirilmiş; beraat kararı onanmıştır (Yargıtay 4. CD, E. 2023/4732, K. 2023/21420, T. 21/09/2023).

Beddua niteliğindeki sözler

Birinin kötü bir duruma düşmesini dileme anlamına gelen beddualar, Yargıtay’ın en istikrarlı biçimde hakaret saymadığı söz grubudur.

Ceza Genel Kurulu, tutuklama kararı verilen bir sanığın kararı veren hâkime yönelttiği “Allah belanı versin” sözünü incelemiştir. Kurul, bu sözün beddua niteliğinde, nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici bir söz olduğunu, ancak somut bir fiil veya olgu isnadı içermediğini ve sövme fiilini de oluşturmadığını kabul etmiştir. Bu gerekçeyle mahkûmiyet hükmünde direnen yerel mahkeme kararı bozulmuştur (Yargıtay CGK, E. 2014/328, K. 2014/386, T. 16/09/2014). Kararın oy çokluğuyla verildiği ve muhalif üyelerin, sözün bir hâkime görevi sırasında söylenmesinin sonucu değiştirdiği görüşünde oldukları belirtilmelidir.

Aynı ilke, birden fazla bedduanın bir arada kullanıldığı hâllerde de uygulanmıştır. Hâkimlere yöneltilen “Bu mu sizin adaletiniz, Allah belanızı versin, Allah çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıkartsın” sözleri, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı ve beddua niteliğinde görülmüş ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur (Yargıtay 18. CD, E. 2016/12319, K. 2018/11613, T. 24/09/2018).

Bedduanın hakaret sayılmaması, sözün yalnızca dilek veya ilenme niteliğinde kalmasına bağlıdır. Beddua ile birlikte bir sövme veya küçük düşürücü bir nitelendirme kullanılmışsa, değerlendirme bu ek söz üzerinden yapılır.

Ağır eleştiri

Bir kişinin tutum, karar veya faaliyetlerine yönelik eleştiri, sert ve kırıcı bir üslupla yapılsa bile düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında kalabilir (Anayasa m. 26). Yargıtay, eleştirinin sert olmasının, eleştirenin eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgu olduğunu ve tek başına hakaret oluşturmadığını kabul etmektedir. Eleştirinin sınırı ise görüş açıklama niteliği taşımayan, yalnızca küçültmeye ve aşağılamaya yönelik ifadelerdir.

Kamusal görev yürüten kişiler bakımından eleştirinin sınırı daha geniştir. Siyasetçilerin, kamuoyunun yakın denetimine açık olmayı bilerek tercih ettikleri için özel kişilere göre daha ağır eleştirilere katlanmak zorunda oldukları, hem Yargıtay hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kabul edilen bir ilkedir.

Kamu görevlilerine karşı söylenen sözlerde ise değerlendirme daha tartışmalıdır. Kendileriyle işlem yapan polis memurlarına “Biz terörist miyiz lan, çakallar” diyen sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, sözlerin bir bütün olarak nezaket dışı kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu karara itirazı oy çokluğuyla reddedilerek dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir (Yargıtay 4. CD, E. 2025/1049, K. 2025/3024, T. 18/02/2025). Karşı oyda, “çakal” kelimesinin argo anlamı itibarıyla aşağılayıcı olduğu ve hakaret oluşturduğu görüşü savunulmuştur. Bu karar, sınırda kalan sözlerde sonucun Ceza Genel Kurulunun değerlendirmesine bağlı olabildiğini göstermektedir.

Değerlendirmede belirleyici unsurlar

Yargıtay kararları, aynı kelimenin farklı olaylarda farklı sonuçlar doğurabildiğini göstermektedir. Bu nedenle “hakaret sayılmayan kelimeler” bir liste olarak değil, şu ölçütlerle birlikte değerlendirilmelidir:

Sözün bütünü. Kelime, cümlenin ve konuşmanın bütünü içinde ele alınır. Tek başına kaba olan bir söz, ardından gelen bir sövmeyle birlikte hakaret oluşturabilir. Tersine, sert bir kelime, bir eleştirinin parçası olarak söylendiğinde bu niteliğini koruyabilir.

Yer, zaman ve ortam. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığının zamana, yere ve duruma göre değişebileceği Yargıtay kararlarında açıkça belirtilmektedir. Karşılıklı bir tartışmanın ortasında söylenen söz ile önceden yazılarak yayılan söz aynı biçimde değerlendirilmeyebilir.

Muhatabın sıfatı. Söz kamu görevlisine görevinden dolayı söylenmişse TCK m. 125/3-a’daki nitelikli hâl gündeme gelir ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar (TCK m. 131/1). Kamu görevlisine yönelik sözlerde görevin itibarının korunması da tartışmaya dâhil olduğundan, sınırda kalan sözlerde görüş ayrılıkları daha sık ortaya çıkmaktadır.

Sözlük anlamı. Kelimenin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamı, özellikle argo veya mecaz anlamı, mahkemelerce sıklıkla dikkate alınmaktadır. Ancak sözlük anlamı tek başına belirleyici değildir; kelimenin hangi anlamda kullanıldığı olayın koşullarına göre tespit edilir.

Bunlara karşılık, kişinin namusunu, şerefini veya ahlakını doğrudan hedef alan sövme niteliğindeki sözler ile kişiye suç veya ahlaka aykırı bir davranış isnat eden ifadeler, uygulamada hakaret olarak kabul edilmektedir.

Hakaret sayılmayan sözün hukuki sonuçları

Bir sözün hakaret suçunu oluşturmaması, onun hukuken tamamen sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez.

Kişilik hakkı ve tazminat. Ceza hukukundaki unsurlar gerçekleşmese de söz, kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı niteliğindeyse manevi tazminat istemi gündeme gelebilir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58). Hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK m. 74).

Disiplin sorumluluğu. Kamu görevlileri, öğrenciler veya meslek kuruluşu üyeleri bakımından kaba ve nezaket dışı sözler, tabi oldukları disiplin mevzuatına göre ayrıca değerlendirilebilir.

Başka suçlar. Söz hakaret oluşturmasa bile içerdiği ifadeye göre tehdit (TCK m. 106) veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m. 123) gibi başka bir suçun konusu olabilir. Örneğin bir kişiye ısrarla gönderilen kaba mesajlar, tek tek hakaret sayılmasa da sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla gönderilmişse TCK m. 123 kapsamında değerlendirilebilir.

Sürece ilişkin bilgiler

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâl dışında hakaret suçunun soruşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 131/1). Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır (TCK m. 73/1). Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir ve harca tabi değildir.

Şüpheli bakımından ise sözün hakaret oluşturmadığı savunması, soruşturma evresinden itibaren ileri sürülebilir. Cumhuriyet savcısı, sözün suç oluşturmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karara karşı şikâyetçi, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1).

Sıkça Sorulan Sorular

“Hakaret sayılmayan kelimeler” için kesin bir liste var mıdır?
Yoktur. Kanun hakareti kelimeler üzerinden değil, isnat ve sövme kavramları üzerinden tanımlar. Aynı kelime, sözün bütünü, ortam ve muhatabın sıfatına göre farklı değerlendirilebilir. Yargıtay kararlarındaki örnekler yol gösterici olmakla birlikte bağlayıcı bir liste oluşturmaz.

Karşılıklı bir tartışmada söylenen sözler nasıl değerlendirilir?
Önce her iki tarafın sözlerinin hakaret niteliği ayrı ayrı incelenir. Taraflardan birinin veya ikisinin sözleri hakaret sayılırsa, olayın mahiyetine göre cezada üçte birine kadar indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK m. 129/3). Hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde de aynı imkân bulunur (TCK m. 129/1).

Sosyal medyada yazılan kaba bir yorum hakaret sayılır mı?
Değerlendirme ölçütü değişmez: Yorum somut bir isnat veya sövme içermiyorsa ve yalnızca kaba veya alaycı bir ifade düzeyinde kalıyorsa hakaret oluşmayabilir. Söz hakaret niteliğindeyse, alenen işlenmesi nedeniyle ceza altıda biri oranında artırılır (TCK m. 125/4).

Söz hakaret sayılmazsa karşı taraf tazminat isteyebilir mi?
İsteyebilir. Ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk mahkemesini kişilik hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda bağlamaz. Tazminat davasında sözün kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenir.

Sonuç

Yargıtay uygulamasında nezaket dışı kaba sözler, beddualar ve ağır eleştiriler, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek bir isnat veya sövme içermedikçe hakaret suçunu oluşturmamaktadır. Ancak sınır, sözün bütünü, söylendiği ortam ve muhatabın sıfatına göre belirlendiğinden, aynı ifade farklı olaylarda farklı sonuç doğurabilmektedir. Somut bir söz hakkında değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Hakaret Suçunda Savunma Dilekçesi: Önödeme, TCK 128 ve 129, Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 299)

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.