Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 125’te düzenlenmiştir. Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Hakaret suçlamasıyla karşılaşan kişinin ilk karar vereceği konu, savunmanın hangi yoldan yapılacağıdır. Bu yazıda önödeme teklifi, savunmada ileri sürülebilecek kanuni nedenler ve savunma dilekçesinin içeriği ele alınmaktadır. Hangi sözlerin hakaret sayılmadığı ayrı bir yazıda incelenmiştir.
KISA CEVAP
- Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret dışında hakaret suçu önödemeye tabidir; teklif edilen miktar on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz (TCK m. 75).
- Şikâyet, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde fiilden itibaren iki yıl içinde yapılmalıdır (TCK m. 73/2).
- Yargı ve idari makamlara yapılan başvurularda, gerçek ve somut vakıalara dayanan ve uyuşmazlıkla bağlantılı isnatlar nedeniyle ceza verilmez (TCK m. 128).
- Somut bir olgu isnadı ispat edilirse ceza verilmez; sövmede ispat imkânı yoktur (TCK m. 127).
- Haksız fiile tepki veya karşılıklı hakarette ceza indirilebilir ya da verilmeyebilir; kasten yaralamaya tepki olarak işlenen hakarette ceza verilmez (TCK m. 129).
İlk aşama: Önödeme teklifi
7531 ve 7571 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklerden sonra hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılmış, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret (TCK m. 125/3-a) dışındaki bütün hâlleri önödemeye tabi kılınmıştır (TCK m. 75/6-a-2). Önödeme, kanunda belirlenen miktarın Cumhuriyet savcılığının tebliğinden itibaren on gün içinde soruşturma giderleriyle birlikte ödenmesi hâlinde kamu davası açılmamasıdır.
Önödeme miktarı, hapis cezasının alt sınırındaki her gün için yüz Türk lirası üzerinden hesaplanır (TCK m. 75/1-b). Temel hakarette alt sınır üç ay olduğundan esas miktar 9.000 TL’dir. TCK m. 125/3-b ve c bentlerinde alt sınır bir yıl olduğundan miktar da buna göre artar. Hesaplamaya soruşturma giderleri eklenir.
Önödemenin kabulü suçun kabulü anlamına gelmez; ödeme yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve kişi hakkında mahkûmiyet kurulmaz. Ancak hakaret suçunun beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan önödeme hükümleri uygulanmaz (TCK m. 75/6). Bu nedenle teklifin kabul edilip edilmeyeceği, suçlamanın dayanağı ve savunma imkânları değerlendirilerek on günlük süre içinde belirlenmelidir. Teklif kabul edilmez veya süresinde ödeme yapılmazsa soruşturma devam eder ve dosya iddianameyle asliye ceza mahkemesine gelir.
Usule ilişkin savunmalar
Şikâyet süresi
Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret dışında, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m. 131/1). Şikâyet, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. 7531 sayılı Kanun’la TCK m. 73/2’ye eklenen cümleye göre şikâyete bağlı hakaret suçunda bu süre, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Süre geçtikten sonra yapılan şikâyet üzerine soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Savunmada öğrenme tarihi özellikle incelenmelidir. Mağdurun, sosyal medya paylaşımı veya mesajı çok daha önce gördüğünü gösteren deliller varsa, altı aylık sürenin dolduğu ileri sürülebilir.
Gıyapta hakaret ve mağdurun belirlenebilirliği
Mağdurun yokluğunda işlenen hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek, yani en az üç kişiyle iletişim kurularak işlenmesi gerekir (TCK m. 125/1). İki kişinin bulunduğu bir ortamda söylenen sözler bu şartı karşılamaz.
TCK m. 126’ya göre mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş olsa da sözlerin mağdura yönelik olduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hakaret oluşur. Buna karşılık sözlerin kime yönelik olduğu tartışmalıysa, örneğin genel bir paylaşım veya birden fazla kişiyi kapsayabilecek bir ifade söz konusuysa, mağdurun belirlenemediği savunması ileri sürülebilir.
Sözlerin hakaret niteliği taşımaması
Savunmanın esasını çoğu zaman sözlerin hakaret niteliği taşıyıp taşımadığı oluşturur. Kaba ve nezaket dışı hitaplar, beddualar ve ağır eleştiriler, onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek boyuta ulaşmadıkça hakaret suçunu oluşturmaz. Değerlendirmede sözlerin söylendiği ortam, taraflar arasındaki ilişki, sözlerden önceki olaylar ve sözlerin bütün içindeki anlamı birlikte dikkate alınır. Bu nedenle dilekçede, şikâyete konu sözlerin konuşmanın veya yazışmanın tamamı içinde nasıl bir anlam taşıdığı ayrıca açıklanmalıdır.
Kanuni nedenlere dayanan savunmalar
İddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK m. 128)
Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde ceza verilmez. Bunun için isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir (TCK m. 128/1).
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, sulh hukuk mahkemesindeki bir davada sunulan dilekçedeki sözler nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Daire, isnat ve değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olmasının yeterli olduğunu, uyuşmazlığın çözümüne faydalı olmalarının aranmayacağını belirtmiştir. Aynı kararda, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının ayrıca adli para cezasına çevrilemeyeceği de vurgulanmıştır (Yargıtay 18. CD, E. 2019/362, K. 2020/1423, T. 16/01/2020).
Daire başka bir kararında, baroya sunulan dilekçedeki sözlerin de TCK m. 128 kapsamında kaldığını kabul etmiş; ayrıca yalnızca baroya sunulan bir dilekçeyle işlenen hakarette aleniyet unsurunun gerçekleşmediğini, bu nedenle TCK m. 125/4’teki artırımın uygulanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 18. CD, E. 2015/40644, K. 2017/10757, T. 11/10/2017).
Bu savunma, mahkemeye, savcılığa, kolluğa, idareye veya meslek kuruluşlarına verilen şikâyet, dava ve cevap dilekçeleri bakımından sık başvurulan bir yoldur. Dilekçede, sözlerin hangi uyuşmazlıkla ilgili olduğu ve hangi somut vakıaya dayandığı gösterilmelidir. Uyuşmazlıkla ilgisi olmayan aşağılayıcı ifadeler bu korumadan yararlanmaz.
İsnadın ispatı (TCK m. 127)
İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Hakaret edilen hakkında bu suç nedeniyle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır (TCK m. 127/1).
Bu savunma yalnızca somut bir olgu isnadı bakımından söz konusudur; sövme niteliğindeki sözlerde ispat imkânı yoktur. İspat edilmiş bir fiilden söz edilerek kişiye ayrıca hakaret edilirse ceza verilir (TCK m. 127/2).
Haksız fiile tepki ve karşılıklı hakaret (TCK m. 129)
TCK m. 129 üç ayrı hâl öngörür:
- Hakaret, haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
- Hakaret, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez.
- Hakaret karşılıklı işlenmişse, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, hakaretin karşılıklı işlendiğinin kabul edildiği bir dosyada, mahkemenin “ceza vermekten vazgeçilmesine” şeklinde kurduğu hükmü, CMK m. 223/4 uyarınca verilmesi gereken “ceza verilmesine yer olmadığına” kararı olarak düzeltmiştir (Yargıtay 18. CD, E. 2018/2091, K. 2019/11911, T. 10/09/2019). Karşılıklı hakaret iddiasında, karşı tarafın sözlerinin tanık, ses kaydı veya mesaj içeriğiyle somut olarak gösterilmesi gerekir.

Savunma dilekçesinin içeriği
Hakaret suçlamasına karşı savunma dilekçesi, soruşturma evresinde ifade sırasında veya sonrasında savcılığa, kovuşturma evresinde mahkemeye sunulabilir. Dilekçe genellikle şu bölümlerden oluşur:
- Usul itirazları: Şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı, şikâyet hakkı olan kişi tarafından yapılıp yapılmadığı.
- Olayın anlatımı: Sözlerin hangi ortamda, kime karşı, hangi olayın ardından söylendiği.
- Delillerin değerlendirilmesi: Ekran görüntüsünün veya ses kaydının bütünlüğü ve kime ait olduğu, tanık beyanlarının çelişkileri. Mesajlaşmanın yalnızca bir bölümünün sunulduğu durumlarda yazışmanın tamamının incelenmesi istenebilir.
- Hukuki değerlendirme: Sözlerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte olmadığı, TCK m. 128’in, m. 127’nin veya m. 129’un uygulanması gerektiği.
- Sonuç ve istem: Kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate, bunun kabul edilmemesi hâlinde ceza verilmesine yer olmadığına veya indirime karar verilmesi.
Mahkûmiyet ihtimaline karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya adli para cezasının tercih edilmesi gibi talepler de dilekçede ayrıca belirtilebilir. Hakaret suçu seçimlik olarak hapis veya adli para cezası öngördüğünden, mahkemenin hangi cezayı tercih ettiğini gerekçelendirmesi gerekir.
Süreler ve kanun yolu
Kovuşturma evresinde savunma delillerinin toplanması isteniyorsa, dilekçe duruşma gününden en az beş gün önce verilir (CMK m. 177/1). Hükme karşı istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ise itiraz yoluna gidilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Önödeme yapılırsa adli sicil kaydı oluşur mu?
Önödeme sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden mahkûmiyet kurulmaz ve adli sicile mahkûmiyet kaydı girmez. Bununla birlikte, beş yıl içinde yeniden hakaret suçu işlenirse önödeme imkânı bulunmaz.
Mahkemeye verilen bir dilekçede karşı taraf hakkında olumsuz ifade kullanmak suç mudur?
İfadeler gerçek ve somut vakıalara dayanıyor ve uyuşmazlıkla bağlantılıysa TCK m. 128 uyarınca ceza verilmez. Uyuşmazlıkla ilgisi olmayan aşağılayıcı sözler bu kapsamda değildir.
Karşı taraf da hakaret ettiyse ne olur?
TCK m. 129/3 uyarınca mahkeme, olayın mahiyetine göre taraflardan biri veya her ikisi hakkında cezayı indirebilir ya da ceza verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Karşı tarafın sözlerinin delillerle gösterilmesi gerekir.
Hakaret davasına hangi mahkeme bakar?
Hakaret suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Sonuç
Hakaret suçlamasında savunma, önödeme teklifinin on günlük süre içinde değerlendirilmesiyle başlar. Teklif kabul edilmezse şikâyet süresi, gıyapta hakaretin şartları, iddia ve savunma dokunulmazlığı, isnadın ispatı ile haksız fiile tepki ve karşılıklı hakaret hükümleri savunmanın başlıca dayanaklarıdır. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 299), Hakaret Sayılmayan Sözler: Kaba Söz, Beddua ve Eleştiri
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
