Kripto paralar, son yıllarda hem yatırım aracı olarak hem de dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması gibi fiillerin konusu olarak sık gündeme gelmektedir. Türk hukukunda kripto varlıklar uzun süre özel bir düzenlemeye tabi değildi. 26/6/2024 tarihli 7518 sayılı Kanun’la 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (SPKn) kripto varlıklara ilişkin kapsamlı hükümler getirilmiş, 2025 ve 2026 yıllarında Ceza Muhakemesi Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda da bu alanı doğrudan ilgilendiren değişiklikler yapılmıştır.
Bu yazı, kripto varlıkları yalnızca hukuki ve ceza hukuku boyutuyla ele almaktadır. Herhangi bir kripto varlığın alınıp satılması, bir platformun seçilmesi veya yatırım kararı verilmesi konusunda yönlendirme içermez; bu konular yatırım danışmanlığı kapsamındadır ve yazının konusu dışındadır.
KISA CEVAP
- Kripto varlık kanunen para birimi değildir; değer ifade eden gayri maddi bir varlıktır ve suçun konusu olabilir, el konulabilir (SPKn m. 3).
- SPK izni olmadan kripto varlık hizmet sağlayıcılığı yapanlara üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir (SPKn m. 109/A).
- Kripto platformu üzerinden işlenen nitelikli dolandırıcılıkta ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m. 158/1-f).
- Dolandırıcılığa iştiraki yalnızca banka veya kripto hesabını kullandırmakla sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4).
- Banka ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir; mağdura ait değer iade edilir (CMK m. 128/A).

Hukuki tanım ve statü
SPKn m. 3’e 7518 sayılı Kanun’la eklenen tanıma göre kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıktır. Kanun ayrıca kripto varlıkların transferini ve anahtarların saklanmasını sağlayan yazılım ve donanımları cüzdan, platformları ve saklama kuruluşlarını ise kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak tanımlamıştır.
Bu tanımdan çıkan sonuçlar şunlardır:
- Kripto varlık, kanunen bir para birimi değildir; Türk lirası gibi kanuni ödeme aracı niteliği taşımaz.
- Değer ifade eden bir malvarlığı unsuru olduğundan, suçun konusu olabilir, el konulabilir ve müsadereye tabi tutulabilir.
- Kripto varlık alım satımına aracılık eden platformlar, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin almak zorundadır (SPKn m. 35/B).

Kripto varlıklara özgü suçlar
İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı
SPK’dan izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüten gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (SPKn m. 109/A). Bu suç, Türkiye’de izinsiz olarak kripto alım satım platformu işletenleri ve bu faaliyeti yürütenleri kapsar.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet
Kripto varlık hizmet sağlayıcının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, görevleri nedeniyle kendilerine tevdi edilen veya saklamakla yükümlü oldukları para, mal veya kripto varlıkları kendilerinin ya da başkasının zimmetine geçirirlerse sekiz yıldan on dört yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır; ayrıca kuruluşun zararını tazmine mahkûm edilirler. Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza on dört yıldan yirmi yıla kadar hapistir; bu hâlde adli para cezası, kuruluşun ve müşterilerinin zararının üç katından az olamaz (SPKn m. 110/A).
Bu düzenleme, platformlarda saklanan müşteri varlıkları bakımından bankacılık mevzuatındaki zimmet suçuna paralel bir koruma sağlamaktadır.
Kripto varlıkların araç olarak kullanıldığı suçlar
Dolandırıcılık
Uygulamada en sık karşılaşılan durum, yüksek kazanç vaadiyle kişilerin sahte platformlara veya başkalarına ait kripto hesaplarına para göndermeye yönlendirilmesidir. Bu fiiller genellikle bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) kapsamında değerlendirilir. Bu hâlde ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158/1 son cümle). Fail kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmışsa m. 158/1-l uygulanır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kendisini borsada hisse satışı yapan kişiler olarak tanıtan şüphelilerin yönlendirmesiyle adına açılan kripto hesaplarına yaklaşık bir milyon TL gönderen müştekiye ilişkin soruşturmada, “müştekinin basit bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği” ve paranın gönderildiği platformun Türkiye’de temsilciliği bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddini kanun yararına bozmuştur. Daire; kripto platformundan müştekiye ait üyelik ve hesap hareketlerinin, hesaba giriş yapılan IP bilgilerinin istenmesini, yabancı numaraların kullanıcılarının tespiti için gerekirse adli yardımlaşma yoluna gidilmesini ve benzer olayların Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorulmasını gerekli görmüştür (Yargıtay 11. CD, E. 2026/529, K. 2026/6491, T. 15/06/2026).
Hesap kullandırma
Dolandırıcılık zincirinde çoğu zaman mağdurun parası, failin kendisine değil, banka veya kripto hesabını başkasına “kiralayan” ya da kullandıran üçüncü kişilere gönderilir. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra bu durumu açıkça düzenlemiştir: Dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu hüküm, hesabını kullandıran kişinin cezasız kalmayacağını, ancak asıl faile göre daha az ceza alacağını göstermektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de banka ve kripto hesap bilgilerinin rızası dışında kullanıldığını savunan sanık hakkında; hesap dökümlerine ve mağdurdan alınan parayla sanık adına kripto varlık satın alındığına dair tespitlere dayanılarak kurulan nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini onamıştır (Yargıtay 11. CD, E. 2025/3671, K. 2025/12469, T. 01/10/2025).
Suç gelirlerinin aklanması
Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkaran veya gayrimeşru kaynağını gizlemek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m. 282/1). Suç gelirinin kripto varlıklara dönüştürülerek farklı cüzdanlar arasında aktarılması bu suç kapsamında değerlendirilebilir. Bu suçun konusunu oluşturan değeri bilerek satın alan, kabul eden veya kullanan kişi de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (m. 282/2).
Kazanç müsaderesi ve mağdura iade
Suçun işlenmesiyle elde edilen maddi menfaatler ile bunların dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir (TCK m. 55/1). Dolandırıcılıkla elde edilen paranın kripto varlığa çevrilmesi hâlinde, bu kripto varlıklar da dönüştürülmüş kazanç niteliğinde müsadere edilebilir. Kripto varlığa el konulamamışsa, karşılığını oluşturan değerin müsaderesine hükmedilir (m. 55/2).
Mağdur bakımından önemli olan husus, kazanç müsaderesine ancak maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi hâlinde karar verilebilmesidir (m. 55/1). Kanun, mağdura iadeyi devlet lehine müsadereden önce tutmuştur. Bu nedenle mağdurun soruşturma ve kovuşturma sırasında zararını belgelemesi, şikâyetçi sıfatıyla dosyayı takip etmesi ve kovuşturma evresinde davaya katılması, el konulan değerlerin kendisine iadesi bakımından önem taşır. Ceza davasında karşılanamayan zarar için hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması da mümkündür.
Mağdurun başvuru yolları ve hesabın askıya alınması
48 saatlik askıya alma
7571 sayılı Kanun’la 24/12/2025 tarihinde CMK’ya eklenen 128/A maddesi, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da kapsayan önemli bir imkân getirmiştir. Bilişim yoluyla nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık veya banka ya da kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında makul şüphe bulunması hâlinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir (CMK m. 128/A-1). Askı süresi içinde hesaptaki suç menfaatine hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle el konulabilir. El konulan değerin mağdura ait olduğu anlaşılırsa, soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir (m. 128/A-4, 5).
Uygulanacak adımlar
- Paranın gönderildiği banka veya kripto platformuna derhâl bildirimde bulunulması ve işlemin askıya alınmasının talep edilmesi,
- Aynı gün Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa suç duyurusunda bulunulması; bilişim yoluyla işlenen suçlarda mağdur kendi yerleşim yerindeki savcılığa başvurabilir (CMK m. 12/6),
- Transfer dekontlarının, cüzdan adreslerinin, işlem kimliklerinin (TxID) ve yazışmaların saklanması,
- “Paranızı geri alırız” vaadiyle yeniden ücret isteyen kişilere itibar edilmemesi; bu tür teklifler çoğu zaman ikinci bir dolandırıcılık girişimidir.
Suç duyurusu için harç veya masraf ödenmez. Nitelikli dolandırıcılık re’sen soruşturulan bir suç olduğundan, şikâyet süresine bağlı değildir; ancak paranın izinin sürülebilmesi için başvurunun saatler içinde yapılması büyük önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kripto para alıp satmak suç mudur?
Hayır. Kripto varlık edinmek ve elde tutmak tek başına suç değildir. Suç, izinsiz hizmet sağlayıcılık, dolandırıcılık, aklama gibi kanunda tanımlanan fiillerin işlenmesiyle oluşur.
Yurt dışındaki bir platforma gönderilen para geri alınabilir mi?
Bu durum somut olaya bağlıdır. Yargıtay, platformun Türkiye’de temsilciliği bulunmamasının soruşturmayı sonlandırma gerekçesi olamayacağını; platform kayıtlarının ve gerekirse adli yardımlaşma yoluyla bilgilerin istenmesi gerektiğini kabul etmektedir.
Hesabını başkasına kullandıran kişi sorumlu olur mu?
Olur. Dolandırıcılığa iştirakin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı olması hâlinde ceza yarı oranında indirilir; ancak sorumluluk ortadan kalkmaz.
Kripto varlıklara el konulabilir mi?
Evet. Kripto varlık bir malvarlığı değeridir. Kripto varlık hizmet sağlayıcı nezdindeki hesaplar, CMK m. 128/A kapsamında askıya alınabilir ve el konulabilir.
Sonuç
Türk hukukunda kripto varlıklar, 2024 yılından itibaren sermaye piyasası mevzuatı kapsamında tanımlanmış ve izinsiz hizmet sağlayıcılık ile hizmet sağlayıcılarda zimmet özel suç olarak düzenlenmiştir. Kripto varlıkların araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık ve aklama fiilleri ise TCK’nın genel hükümlerine tabidir. 2025 ve 2026 değişiklikleriyle hesapların 48 saat askıya alınması imkânı getirilmiş, hesap kullandırma fiili ayrıca düzenlenmiştir. Mağdurun hızlı hareket etmesi ve delilleri koruması, paranın izinin sürülmesi bakımından belirleyicidir. Somut olaylarda büromuzdan bilgi alınabilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
