Hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra cezanın yerine getirilmesi süreci Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülür. Bu süreçte hükümlünün ne zaman koşullu salıverileceğini, ne zaman denetimli serbestlikten yararlanabileceğini ve cezasının hangi tarihte tamamen biteceğini gösteren belge, uygulamada müddetname olarak adlandırılır. Mevzuattaki adı süre belgesidir.
Müddetnamedeki bir hesap hatası, hükümlünün infaz kurumunda olması gerekenden uzun süre kalmasına yol açabilir. Bu yazıda müddetnamenin dayanağı, içeriği, hesaplamada esas alınan kurallar ve hatalı bir müddetnameye karşı izlenecek yol açıklanmaktadır.
KISA CEVAP
- Müddetname, hükümlü kuruma alındıktan sonra Cumhuriyet başsavcılığınca verilen süre belgesidir (Yönetmelik m. 54/3).
- Süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısı, kanunda sayılan suçlarda üçte ikisi infaz edilir (5275 sayılı Kanun m. 107/2).
- Müddetname savcılık işlemi olduğundan, öğrenmeden itibaren on beş gün ve her hâlde otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir (4675 sayılı Kanun m. 5).
- Cezanın hesabında duraksama varsa infaz hâkimliğinden ayrıca karar istenebilir (5275 sayılı Kanun m. 98/1-b).
- İnfaz hâkiminin kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir (4675 sayılı Kanun m. 6/5).
Dayanak ve düzenleyen makam
Müddetnameye 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da ayrıca yer verilmemiştir. Belge, 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m. 54/3’te düzenlenir. Bu hükme göre hükümlü kuruma alındıktan sonra Cumhuriyet başsavcılığınca kendisine bir süre belgesi verilir.
Müddetnameyi düzenleyen, ilamın infazını yürüten Cumhuriyet başsavcılığının ilamat ve infaz bürosudur. Müddetname bir mahkeme kararı değil, savcılığın infaza ilişkin işlemidir. Bu nitelik, ileride açıklanacak başvuru yolunu da belirler.
Müddetnamede yer alan bilgiler
Yönetmelik m. 54/3’e göre süre belgesinde şu bilgiler bulunur:
- Hükümlünün kimlik, tebligat ve iletişim bilgileri,
- İnfaz defteri numarası,
- Kuruma alındığı tarih,
- Tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği süre,
- Ceza süresi, hakederek ve koşullu salıverileceği tarih,
- Cezanın hangi hükme ilişkin olduğu.
Hakederek tahliye tarihi, cezanın tamamının infaz edilmiş olacağı tarihtir. Koşullu salıverilme tarihi ise hükümlünün iyi hâlli olması şartıyla cezanın kalan kısmını denetim süresi altında dışarıda geçirebileceği tarihtir. Müddetnamede ayrıca açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik tedbiri altında infaza geçiş için esas alınan tarihler de hesaplanır.
Hesaplamada esas alınan kurallar
Koşullu salıverilme oranları
5275 sayılı Kanun m. 107/2 uyarınca süreli hapis cezalarında kural, cezanın yarısının infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesidir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında bu süre otuz yıl, müebbet hapis cezasında yirmi dört yıldır.
Aynı fıkrada sayılan bazı suçlarda oran üçte ikidir. Bunlar arasında kasten öldürme suçlarından (TCK m. 81, 82, 83) süreli hapis cezası, cinsel saldırı (m. 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104, ikinci ve üçüncü fıkralar hariç) ve cinsel taciz (m. 105), işkence ve eziyet, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (m. 132–138) ile devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (m. 326–339) yer alır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda da m. 107/4 uyarınca oran üçte ikidir.
Tekerrür hâlinde m. 108/1 uyarınca süreli hapis cezasının üçte ikisi infaz edilir. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’la eklenen hükme göre ikinci defa tekerrür hâlinde süreli hapis cezalarında oran dörtte üç olarak uygulanır (m. 108/3).
8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun’la değiştirilen m. 107/5’e göre, kasten öldürme (m. 81, 82, 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (m. 102, 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220) dışındaki suçlarda, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme süresinin hesabında iki gün olarak dikkate alınır.
Denetimli serbestlik tedbiri altında infaz
5275 sayılı Kanun m. 105/A/1 uyarınca, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlü, talebi hâlinde cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlik tedbiri altında geçirebilir. Bu süre sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için iki yıl, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler için üç yıldır (m. 105/A/3).
7550 sayılı Kanun’la m. 105/A/1’e eklenen cümleye göre bu usulden yararlanmak için hükümlünün, beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması gerekir. Geçici m. 11 uyarınca bu şart, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.
31/7/2023 ve öncesinde işlenen suçlar için 5275 sayılı Kanun geçici m. 10/6, kapsam dışında bırakılan suçlar hariç olmak üzere, açık ceza infaz kurumunda en az üç ay kalmış hükümlülerin talepleri hâlinde denetimli serbestlik uygulamasından üç yıl erken yararlanmasını öngörür. Bu nedenle müddetnamede suç tarihinin doğru gösterilmesi, uygulanacak infaz rejimini doğrudan etkiler.
Mahsup
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 63’e göre hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler müddetnamede ayrıca gösterilir ve cezadan düşülür.
Başka bir dosyada geçirilen tutukluluk süresinin mahsubu da mümkündür. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31/01/2006 tarihli ve 2006/4-7 sayılı kararına dayanarak, mahsup istenen mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan dosyada verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerektiğini belirtmiştir. Daire, mahsup talebinin değerlendirilmesinde müddetname ve içtima kararında gösterilen suç tarihinin esas alınmadığını tespit ederek itiraz merciinin kararını kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 1. CD, E. 2025/7601, K. 2026/4226, T. 22/05/2026).
Birden fazla mahkûmiyet: toplama (içtima) kararı
5275 sayılı Kanun m. 99 uyarınca bir kişi hakkında birden fazla kesinleşmiş hüküm bulunursa, koşullu salıverilmenin uygulanabilmesi için infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. Müddetname, bu kararla belirlenen toplam ceza üzerinden düzenlenir. Her cezanın koşullu salıverilme oranı ayrı hesaplanır; m. 107/3, birden fazla süreli hapis cezasında infaz kurumunda geçirilecek süreye kural olarak yirmi sekiz yıllık bir üst sınır getirir.
Müddetnamedeki hatalara karşı başvuru yolları
Cezanın hesabında duraksama: 5275 sayılı Kanun m. 98
5275 sayılı Kanun m. 98/1-b’ye göre çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden karar istenir. Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama varsa veya sonradan yürürlüğe giren lehe bir kanunun uygulanması gerekiyorsa başvuru, m. 98/1-a uyarınca hükmü veren mahkemeye yapılır.
Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir ve m. 101/3 uyarınca itiraza tabidir. Başvuru, kendiliğinden infazı durdurmaz; ancak infaz hâkimliği veya mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine ya da durdurulmasına karar verebilir (m. 98/2).
Savcılık işlemine karşı şikâyet: 4675 sayılı Kanun m. 5
Müddetname, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin bir işlemi olduğundan, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 5 uyarınca infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla da denetlenebilir. Şikâyet süresi, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür.
Şikâyet; hükümlü, eşi, annesi, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi, müdafii veya kanuni temsilcisi tarafından yapılabilir. Dilekçe doğrudan infaz hâkimliğine verilebileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da sunulabilir. İnfaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir ve şikâyeti yerinde görürse işlemin iptaline karar verir (4675 sayılı Kanun m. 6).
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hükümlünün müddetnameye karşı yaptığı itirazın kabulü ile müddetnamenin iptaline ilişkin infaz hâkimliği kararını ve itirazın reddine dair ağır ceza mahkemesi kararını incelemiştir. Daire, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararından sonra hükümlünün yakalanmasına kadar geçen sürenin infazdan sayılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığını kabul ederek itiraz merciinin kararını kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 1. CD, E. 2024/5600, K. 2026/3259, T. 24/04/2026). Karar, müddetnameye karşı infaz hâkimliğine başvurulabildiğini ve müddetnamedeki her bir sürenin ayrıca denetlenebildiğini göstermektedir.
İnfaz hâkimliği kararına itiraz
4675 sayılı Kanun m. 6/5’e göre infaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İtiraz mercii kararı kesindir; olağan kanun yolları tüketildikten sonra Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma talep edilmesi mümkündür (CMK m. 309).

Müddetname alındığında kontrol edilecek hususlar
Müddetnamenin incelenmesinde aşağıdaki noktalar önem taşır:
- Suç tarihleri: İnfaz rejimi suç tarihine göre belirlenir; yanlış bir suç tarihi, uygulanacak oranı ve geçici madde imkânlarını değiştirebilir.
- Mahsup edilen süreler: Gözaltı ve tutukluluk süreleri ile başka dosyada geçirilen ve mahsup şartlarını taşıyan süreler eksiksiz düşülmüş olmalıdır.
- Uygulanan oran: Suç tipine, örgüt faaliyetine veya tekerrüre göre uygulanan koşullu salıverilme oranı kontrol edilmelidir.
- Toplama kararı: Birden fazla ceza varsa tüm cezaların toplama kararına dahil edilip edilmediği ve her cezaya ayrı oran uygulanıp uygulanmadığı incelenmelidir.
- Denetimli serbestlik ve açık kuruma ayrılma tarihleri: Bu tarihlerin m. 105/A ve ilgili geçici maddelere uygun hesaplanıp hesaplanmadığına bakılmalıdır.
Hata tespit edildiğinde, düzeltme talebinin önce ilamat bürosuna yapılması pratik bir yoldur. Ancak bu talep şikâyet süresini durdurmadığından, sonuç beklenirken on beş günlük süre içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna da gidilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Müddetname hükümlüye kendiliğinden verilir mi?
Evet. Yönetmelik m. 54/3 uyarınca hükümlü kuruma alındıktan sonra Cumhuriyet başsavcılığınca süre belgesi verilir. Müdafi de infaz dosyasından müddetnamenin bir örneğini alabilir.
Müddetnamedeki koşullu salıverilme tarihi kesin midir?
Hayır. Koşullu salıverilme iyi hâl şartına bağlıdır ve m. 107/11 uyarınca infaz hâkiminin kararıyla gerçekleşir. Yeni bir mahkûmiyetin infaza verilmesi, toplama kararı veya disiplin cezası da tarihleri değiştirebilir.
Kanun değişikliği sonrasında müddetname yeniden düzenlenir mi?
Lehe bir infaz düzenlemesi yürürlüğe girdiğinde savcılık müddetnameyi yeniden hesaplar. Bu yapılmazsa yeniden düzenleme talep edilebilir; talebin reddi hâlinde infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet süresi kaçırılırsa ne olur?
4675 sayılı Kanun m. 6 uyarınca süresinde yapılmayan şikâyet esasa girilmeden reddedilir. Bununla birlikte cezanın hesabında duraksama bulunduğu iddiası, 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b uyarınca infaz hâkimliğine ayrıca ileri sürülebilir.
Sonuç
Müddetname, hükümlünün infaz kurumunda geçireceği süreyi ve infaz aşamalarına geçiş tarihlerini gösteren temel belgedir. Belgedeki suç tarihi, mahsup edilen süreler, uygulanan koşullu salıverilme oranı ve toplama kararına ilişkin bilgilerin her biri, tahliye tarihini doğrudan etkiler. Hata tespit edildiğinde on beş günlük şikâyet süresi ve iki haftalık itiraz süresi gözetilerek infaz hâkimliğine başvurulmalıdır. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
