Bir davanın ne kadar süreceği, yargıya başvuran herkesin ilk sorularından biridir. Bu soruya kesin bir yanıt vermek mümkün değildir; süre dosyanın niteliğine, delil durumuna, tebligatlara, bilirkişi incelemesine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bununla birlikte Adalet Bakanlığının her yıl yayımladığı adalet istatistikleri ve yargıda hedef süre uygulaması, beklenen süre hakkında somut bir fikir verir.
Bu yazıda Adalet Bakanlığının Nisan 2026’da yayımladığı Adalet İstatistikleri 2025 kitabındaki veriler esas alınmıştır. Aşağıdaki rakamların tamamı 2025 yılına aittir; bir sonraki yılın istatistikleriyle değişebilir.
KISA CEVAP
- 2025 resmî istatistiklerine göre ortalama görülme süresi asliye ceza mahkemelerinde 243, ağır ceza mahkemelerinde 300 gündür (Adalet İstatistikleri 2025).
- İstinafta ceza daireleri ortalama 245, hukuk daireleri 371 gün; Yargıtay’da ceza daireleri 629, hukuk daireleri 185 gündür.
- Hedef süre idari bir ölçüttür; aşılması davanın düşmesi veya kendiliğinden tazminat sonucunu doğurmaz (2802 sayılı Kanun m. 28).
- Ceza davasında gerekçeli karar en geç on beş gün içinde dosyaya konulur; istinaf ve temyiz süresi gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 232/3, 273/1, 291/1).
- Makul süreyi aşan yargılamalar için Tazminat Komisyonuna, tutukluluktaki gecikmeler için CMK m. 141/1-d kapsamında tazminat yoluna başvurulabilir.
Ortalama görülme süresi neyi ifade eder?
İstatistiklerde kullanılan “ortalama görülme süresi”, dosyanın ilgili birime gelişi ile o birimden karara bağlanarak çıkışı arasında geçen ortalama zamandır. Bakanlık bu süreyi devreden, yıl içinde açılan, bozularak gelen ve karara bağlanan dosya sayılarını kullanan bir formülle hesaplamaktadır. Bu nedenle iki noktanın altını çizmek gerekir:
- Rakam, tek tek dosyaların gerçek süresi değil, birimin bütün iş akışından türetilen bir ortalamadır. Somut bir dosya bu ortalamanın çok altında veya çok üstünde sonuçlanabilir.
- Her aşama ayrı ölçülür. Bir dosyanın toplam süresi; soruşturma, ilk derece yargılaması, istinaf ve temyiz aşamalarının ve aradaki tebligat ile dosya gönderme sürelerinin toplamıdır.
Ceza yargılamasında süreler (2025)
| Aşama / mahkeme | Ortalama süre (gün) |
|---|---|
| Cumhuriyet başsavcılıkları (tüm dosyalar) | 393 |
| Cumhuriyet başsavcılıkları (daimi arama kararlı dosyalar hariç) | 155 |
| Ceza mahkemeleri toplamı | 248 |
| Ağır ceza mahkemesi | 300 |
| Asliye ceza mahkemesi | 243 |
| Çocuk ağır ceza mahkemesi | 265 |
| Çocuk mahkemesi | 240 |
| İcra ceza mahkemesi | 179 |
| Bölge adliye mahkemeleri ceza daireleri | 245 |
| Yargıtay ceza daireleri | 629 |
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu | 523 |
Kaynak: Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri 2025.
Başsavcılıklardaki iki rakam arasındaki büyük fark, şüphelisi yakalanamadığı için daimi arama kararı verilen ve yıllarca açık kalan dosyalardan kaynaklanır. Şüphelinin belli olduğu sıradan bir soruşturma için daha gerçekçi gösterge, bu dosyalar hariç tutularak hesaplanan 155 gündür.
İlk derece ceza mahkemelerinde ortalama süre 2024’te 228 gün iken 2025’te 248 güne çıkmıştır. Ağır ceza mahkemelerinde 288 günden 300 güne, asliye ceza mahkemelerinde 220 günden 243 güne yükselme görülmektedir. Yargıtay ceza dairelerinde ise süre 722 günden 629 güne düşmüştür; buna karşın ceza dairelerindeki dosyalar hâlâ en uzun bekleyen dosyalar arasındadır.
Hukuk yargılamasında süreler (2025)
| Mahkeme / aşama | Ortalama süre (gün) |
|---|---|
| Hukuk mahkemeleri toplamı | 243 |
| Sulh hukuk mahkemesi | 120 |
| Aile mahkemesi | 204 |
| Tüketici mahkemesi | 311 |
| Asliye hukuk mahkemesi | 374 |
| Asliye ticaret mahkemesi | 383 |
| İş mahkemesi | 505 |
| Bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri | 371 |
| Yargıtay hukuk daireleri | 185 |
| Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | 200 |
Kaynak: Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri 2025.
Hukuk tarafında tablo ceza tarafının tersidir: İstinaf aşaması (371 gün) uzun, Yargıtay aşaması (185 gün) görece kısadır. İlk derece mahkemeleri arasında en uzun ortalama, 505 günle iş mahkemelerindedir; bu davalarda alacak hesabı için bilirkişi incelemesine sıkça başvurulması süreyi uzatan etkenlerdendir.

Toplam süre nasıl değerlendirilmelidir?
Ortalamalar toplandığında kabaca bir çerçeve elde edilir. Örneğin ağır ceza mahkemesinin görevine giren ve Yargıtay’a kadar giden bir dosyada yalnızca mahkeme aşamaları (300 + 245 + 629 gün) yaklaşık üç yıla ulaşır; buna soruşturma süresi ile kararların yazılması, tebliği ve dosyanın üst mahkemeye gönderilmesi için geçen süreler eklenir. Ancak her dosya bütün aşamalardan geçmez. Kanun yoluna başvurulmayan, istinaf aşamasında kesinleşen veya bozma sonrasında yeniden yargılanan dosyaların toplam süreleri birbirinden çok farklıdır. Bozma kararı, dosyanın ilk derece mahkemesine dönerek süreci yeniden başlatması anlamına geldiğinden toplam süreyi en çok uzatan etkenlerden biridir.
Uygulamada dosyaları ortalamanın üzerine taşıyan nedenler büyük ölçüde benzerdir: sanık, tanık veya tarafların adreslerinin tespit edilememesi ve tebligatların sonuçsuz kalması, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarının geç gelmesi, yurt dışından istinabe yoluyla ifade alınması, başka bir davanın sonucunun bekletici mesele yapılması ve dosyaların birleştirilmesi. Sanık veya şüpheli sayısının fazla olduğu dosyalarda her bir kişi için yapılan işlemler de süreyi doğrudan uzatır.
Hedef süre uygulaması
İstatistiklerden ayrı olarak her dosyaya bir “hedef süre” tanımlanır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 28’e 6723 sayılı Kanun’la eklenen hüküm uyarınca hedef süreler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca belirlenir. Usul ve esaslar, 23/6/2017 tarihli ve 30105 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Soruşturma, Kovuşturma veya Yargılama Hedef Sürelerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Uygulama ilk derece mahkemelerinde 3/9/2018, başsavcılıklarda 1/10/2018 itibarıyla başlamış; 1/1/2019’dan bu yana hedef süre taraflara bildirilmektedir.
Bakanlığın açıkladığı ölçütlere göre:
- Ceza mahkemelerinde hedef süre iddianamenin kabulüyle başlar ve gerekçeli kararın yazılmasıyla sona erer.
- Hukuk mahkemelerinde başlangıç, davanın esas kaydının yapıldığı tarihtir.
- Bölge adliye mahkemelerinde süre, dosyanın daireye geldiği tarihte başlar.
- Ceza mahkemelerinde süre suç türüne göre değil, mahkemedeki derdest dosya puanına göre belirlenir; bu yüzden aynı tür dava, iş yükü farklı iki adliyede farklı hedef süreye tabi olabilir.
- Bozma üzerine yeni esas alan ceza dosyalarının 180 gün içinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması üzerine açılan dosyaların 75 gün içinde tamamlanması öngörülmüştür.
Hedef süre, tarafların dosyanın UYAP kaydından öğrenebileceği bir bilgidir. Ne var ki Yönetmelik, hedef sürenin ilgililer için hak doğurmadığını açıkça belirtir. Sürenin aşılması davanın düşmesi veya kendiliğinden tazminat gibi bir sonuç doğurmaz; hâkim bu durumda UYAP’ta gecikme nedenini işaretler ve veri, kanun yolu değerlendirme formları aracılığıyla hâkimin mesleki değerlendirmesine yansır. Anayasa Mahkemesi, hedef sürelerin Bakanlıkça belirlenmesini öngören kuralı mahkemelerin bağımsızlığına aykırı görmemiştir (AYM, E. 2021/17, K. 2021/103, T. 30/12/2021).
Kanunlarda öngörülen bağlayıcı süreler
Yargılamanın toplam süresi kanunla sınırlanmış değildir; ancak bazı ara aşamalar için bağlayıcı süreler vardır:
- Gerekçeli karar (ceza): Hükmün gerekçesi tutanağa geçirilmemişse, açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dosyaya konulur (CMK m. 232/3).
- Gerekçeli karar (hukuk): Zorunlu nedenlerle yalnızca hüküm sonucu açıklanmışsa gerekçeli kararın bir ay içinde yazılması gerekir (HMK m. 294/4).
- İstinaf ve temyiz başvurusu: Ceza davalarında istinaf ve temyiz süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1, m. 291/1). Hukuk davalarında da istinaf ve temyiz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 345, m. 361/1).
- Duruşma araları: Duruşmaya ancak zorunlu hâllerde ve davanın makul sürede sonuçlanmasını sağlayacak şekilde ara verilebilir (CMK m. 190/1).
Bu süreler kaçırıldığında hak kaybı doğar. Özellikle kanun yolu süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işlediği için tebligatın hangi tarihte yapıldığı dikkatle takip edilmelidir.
Gecikme hâlinde başvurulabilecek yollar
Yargılamanın makul süreyi aştığı durumlarda kişi Tazminat Komisyonuna başvurabilir. Tutuklu kalınan dosyalarda ise kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi için CMK m. 141/1-d kapsamında tazminat yolu açıktır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu nitelikteki istemlerin asıl ceza davasının sonucuna bağlı olmadığını vurgulamıştır. Daire, makul sürede yargılanma hakkının ihlali ve tutukluluğa karşı başvuru imkânlarından yararlandırılmama gibi nedenlere dayanan tazminat talebinin, asıl davada hüküm verilmesi veya hükmün kesinleşmesi beklenmeden incelenmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 12. CD, E. 2023/5563, K. 2025/2176, T. 3/3/2025).
Aynı Daire bir başka kararında, tutukluluk incelemelerindeki gecikmeleri yalnızca “yargılamaların çokluğu ve iş yükü” gerekçesiyle makul kabul eden hükmü yetersiz gerekçeli bulmuştur. Daireye göre yargılama dosyasının tamamı getirtilmeli ve tutukluluk incelemelerinde kanuni sürenin aşılıp aşılmadığı ayrıntılı biçimde tartışılmalıdır (Yargıtay 12. CD, E. 2022/4109, K. 2025/8284, T. 26/11/2025). Bu karar, iş yükünün sürelerdeki gecikmeyi kendiliğinden haklı kılmadığını göstermesi bakımından önemlidir.
Süreyi kısaltmaya yönelik pratik adımlar
Yargılamanın süresi büyük ölçüde mahkemenin elindedir; ancak tarafların tutumu da süreyi etkiler. Uygulamada şu adımlar gecikmeyi azaltır:
- Adres değişikliklerinin mahkemeye ve UYAP’a zamanında bildirilmesi, tebligat kaynaklı ertelemelerin önlenmesi,
- Delillerin ve tanık listelerinin ilk fırsatta sunulması, bilirkişi raporlarına itirazın süresinde ve somut gerekçelerle yapılması,
- Hedef sürenin ve duruşma tarihlerinin UYAP üzerinden izlenmesi; uzun süre işlem görmeyen dosyalarda ivedilik talepli dilekçe verilmesi,
- Gerekçeli kararın tebliğ tarihinin kaydedilmesi ve iki haftalık kanun yolu süresinin kaçırılmaması.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir ceza davası ortalama ne kadar sürer?
2025 verilerine göre asliye ceza mahkemelerinde ortalama 243 gün, ağır ceza mahkemelerinde 300 gündür. Bu süreye soruşturma ile istinaf ve temyiz aşamaları dâhil değildir.
İstinaf incelemesi ne kadar sürer?
2025 yılında bölge adliye mahkemelerinin ceza dairelerinde ortalama 245 gün, hukuk dairelerinde 371 gündür.
Yargıtay’da dosya ne kadar bekler?
2025 yılında Yargıtay ceza dairelerinde ortalama süre 629 gün, hukuk dairelerinde 185 gündür. Ceza dosyaları önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir; bu aşama 2025’te ortalama 65 gün sürmüştür.
Hedef sürenin aşılması tazminat hakkı doğurur mu?
Tek başına doğurmaz. Hedef süre idari bir ölçüttür. Tazminat için yargılamanın makul süreyi aştığının, dosyanın bütün koşulları dikkate alınarak ortaya konulması gerekir.
Sonuç
Resmî istatistikler, 2025 yılında ilk derece ceza ve hukuk mahkemelerinde ortalama sürenin sekiz ay civarında, ceza dosyalarında Yargıtay aşamasının ise yaklaşık yirmi bir ay olduğunu göstermektedir. Bu rakamlar somut bir dosya için kesin süre değil, beklentiyi şekillendiren genel göstergelerdir. Sürenin aşılması hâlinde Tazminat Komisyonu ve CMK m. 141 kapsamındaki tazminat yolları değerlendirilebilir. Somut dosyanın aşamalarına ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Tazminat Komisyonu Başvurusu, Gerekçeli Karar Nedir? Ceza ve Hukuk Davasında Süre ve Tebliğ
Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
