Trafik kontrolünde ehliyeti olmayan bir sürücünün kardeşinin kimlik bilgilerini vermesi, bir tutanağa gerçeğe aykırı bir adres yazdırılması veya nüfus müdürlüğüne yanlış bilgi verilmesi, resmi belgelerin gerçeği yansıtmamasına yol açar. Bu durumlarda belgeyi düzenleyen kamu görevlisi hata yapmaz; kendisine söyleneni yazar. Yalan söyleyen ise belgeye bilgi veren kişidir. Türk Ceza Kanunu’nun 206. maddesi, bu kişinin sorumluluğunu düzenler.
KISA CEVAP
- Resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası alır (TCK 206).
- Beyanın, belgenin ispat ettiği bir hususa ilişkin olması gerekir.
- Uygulamada, yalan beyan üzerine düzenlenen belgenin beyanın doğruluğunu ispat edecek nitelikte olması gerektiği kabul edilir.
- Kolluğa başkasının kimlik bilgilerini vererek tutanak düzenletmek bu suçu oluşturabilir.
- Hapis ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür.
- Yargıtay, kardeşinin kimlik bilgileriyle idari yaptırım tutanağı düzenleten sanığın mahkûmiyetini onamıştır.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 206
(1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Suçun unsurları

Fail. Kamu görevlisine beyanda bulunan herkes fail olabilir. Belgeyi düzenleyen kamu görevlisi beyanın yalan olduğunu biliyor ve buna rağmen belgeyi düzenliyorsa, kendisi resmi belgede sahtecilik suçundan sorumlu olabilir.
Yetkili kamu görevlisi. Beyan, resmi belgeyi düzenlemeye yetkili bir kamu görevlisine yapılmalıdır. Polis memuru, nüfus memuru, noter veya tapu memuru bu kapsamda değerlendirilebilir.
Yalan beyan. Gerçeğe aykırı bir bilginin verilmesidir. Kimlik bilgileri, adres, medeni hâl veya bir olayın oluş biçimi hakkında yanlış bilgi verilmesi bu kapsama girebilir.
Belgenin ispat gücü. Öğretide ve uygulamada çoğunlukla, beyanın üzerine düzenlenen belgenin o beyanın doğruluğunu ispat edecek nitelikte olması gerektiği kabul edilir. Kamu görevlisinin beyanın doğruluğunu araştırma yükümlülüğü bulunan durumlarda ise suçun oluşup oluşmadığı tartışmalıdır. Bu nedenle her somut olayda belgenin niteliği ayrıca değerlendirilir.
Kast. Fail, beyanının gerçeğe aykırı olduğunu bilerek hareket etmelidir.
Benzer suçlarla ilişkisi
Resmi belgede sahtecilik. TCK 204’te fail belgeyi kendisi sahte olarak düzenler veya gerçek bir belgeyi değiştirir. TCK 206’da ise belge yetkili kamu görevlisi tarafından düzenlenir; fail yalnızca yanlış bilgi verir. Bu konuda Resmî Belgede Sahtecilik Suçu (TCK 204) yazımıza bakılabilir.
İftira. Başkasının kimlik bilgilerini vererek o kişinin hakkında işlem yapılmasına neden olmak, iftira suçu yönünden de tartışılabilir. Yargıtay’ın aşağıdaki kararında, iftira olarak açılan davada fiil TCK 206 kapsamında değerlendirilmiştir.
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme. Başkasının kimlik bilgilerinin kullanılması, somut olaya göre kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından da incelenebilir.
Yargıtay kararı
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, kız kardeşinin kimlik bilgilerini kullanarak hastanede tedavi gören ve hakkında kabahat nedeniyle işlem yapılırken kolluğa kardeşinin kimlik bilgilerini vererek idari yaptırım tutanağını imzalayan sanık hakkındaki hükümleri onamıştır:
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 05.04.2021 tarihli, E. 2017/37476, K. 2021/4065 sayılı kararı
bu haliyle eylemin mahkemece kabul edildiği üzere 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen ‘resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’ suçu kapsamında kaldığından verilen mahkûmiyet hükmünde; yine sanığın, suçta kullanılan müştekiye ait kimlikte herhangi bir tahrifat yapmaksızın tedavi olması, sanığın eyleminin, dolandırıcılık suçunun unsuru olan hile öğesinin sergilenişi açısından hastane görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması, basit bir incelemeden sonra söz konusu kimliğin başkasına ait olduğunun tespit edilebilmesinin mümkün olması birlikte gözetildiğinde, sanık hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Karar iki ayrı sonuç içerir. Kolluğa başkasının kimlik bilgilerini vererek idari yaptırım tutanağı düzenletmek TCK 206 kapsamında kabul edilmiş ve mahkûmiyet onanmıştır. Buna karşılık, başkasının kimliğiyle hastanede tedavi görme eylemi bakımından dolandırıcılık ve yalan beyan suçlarından verilen beraat kararları da onanmıştır. Daire, kimlikte tahrifat yapılmamasını ve hastane görevlilerinin basit bir incelemeyle durumu fark edebilecek olmasını belirleyici saymıştır.
Sıkça sorulan sorular
Trafik kontrolünde başkasının kimlik bilgilerini vermek suç mudur?
Kolluk görevlisine başkasının kimlik bilgilerini vererek tutanak veya ceza tutanağı düzenletmek, Yargıtay’ın incelenen kararı doğrultusunda TCK 206 kapsamında değerlendirilebilir.
Kamu görevlisi yalanı fark ederse suç oluşur mu?
Görevli yalanı fark eder ve belgeyi düzenlemezse, suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı somut olaya göre değerlendirilir.
Adres beyanında yanlış bilgi vermek bu suçu oluşturur mu?
Adres kayıt sistemine yapılan gerçeğe aykırı beyanlar, düzenlenen kaydın ispat gücüne göre TCK 206 kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca ilgili özel kanunlardaki idari yaptırımlar da gündeme gelebilir.
Adli para cezası verilebilir mi?
Evet. Kanun hapis ve adli para cezasını seçimlik olarak öngördüğünden, mahkeme yalnızca adli para cezasına hükmedebilir.
Sonuç
TCK 206, resmi belgelerin gerçeği yansıtmasını, belgeye bilgi veren kişinin dürüstlüğünü güvence altına alarak korur. Yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunulması ve bu beyanın belgenin ispat ettiği bir hususa ilişkin olması suçun temelini oluşturur. Kolluğa başkasının kimlik bilgilerini vererek tutanak düzenletmek, Yargıtay uygulamasında bu suç kapsamında değerlendirilmiştir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
