Trafik kazasında yaralanan, aracı hasar gören ya da bir yakınını kaybeden kişi hem maddi hem manevi tazminat isteyebilir. Maddi zararı kazaya karışan aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortası şirketi karşılar; manevi tazminat ise yalnızca sürücü ve işletenden istenir, trafik sigortası bunu ödemez. Dayanak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 85 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 49 ve devamındaki haksız fiil hükümleridir.
KISA CEVAP
- Aracın işleteni, kazadaki kusuruna bakılmaksızın sorumludur; ancak mücbir sebep ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunu ispat ederse kurtulur (KTK m. 85, 86).
- Sigorta şirketine dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmeden önce yazılı başvuru yapılır; şirket 15 gün içinde cevap vermezse yol açılır (KTK m. 97).
- Sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
- Trafik sigortası poliçe limitine kadar öder, manevi tazminatı kapsamaz (KTK m. 92).
- Maddi tazminat talebi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; kaza bir suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır (KTK m. 109).
1. Kanun Metni
KTK m. 85/1
“Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
KTK m. 86
“Madde 86 – (Değişik: 17/10/1996-4199/29 md.) İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.”
KTK m. 91/1
“Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
KTK m. 92
“Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. (…) f) Manevi tazminata ilişkin talepler.”
KTK m. 97
“Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”
KTK m. 109
“Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. (…)”
TBK m. 49
“MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
TBK m. 53
“MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.”
TBK m. 54
“MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”
TBK m. 55
“MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. (…)”
TBK m. 56
“MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
2. Kim Sorumludur: Sürücü, İşleten ve Sigorta
Trafik kazasında tazminat isteyen kişinin karşısında genellikle üç taraf olur. Birincisi aracı kullanan sürücüdür. Sürücü, TBK m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle verdiği zarardan sorumludur.
İkincisi aracın işletenidir. İşleten çoğu zaman trafik kaydında adı yazan araç sahibidir. KTK m. 85, işletenin sorumluluğunu kusura bağlamaz: aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne, yaralanmasına ya da bir eşyanın zarar görmesine yol açtıysa işleten sorumludur. Araç bir şirketin unvanı altında ya da şirketin kestiği biletle çalışıyorsa (yolcu otobüsü, servis aracı gibi) o şirketin sahibi de işletenle birlikte müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk, zarar görenin bütün zararı sorumlulardan herhangi birinden isteyebilmesi demektir.
İşletenin sorumluluktan kurtulması zordur. KTK m. 86’ya göre işleten, kendisinin ve sürücünün kusursuz olduğunu, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk bulunmadığını ve kazanın mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan çıktığını birlikte ispat etmelidir. Bunu ispat edemeyen işleten, zarar görenin de kusurlu olduğunu gösterirse hâkim tazminatı indirebilir. TBK m. 52 de aynı yönde, zararın doğmasına ya da artmasına katkıda bulunan zarar görenin tazminatının indirilebileceğini söyler.
Üçüncü taraf, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını (halk arasındaki adıyla trafik sigortası) yapan şirkettir. KTK m. 91 her işletene bu sigortayı zorunlu kılar. Sigorta şirketi, işletenin KTK m. 85/1’den doğan sorumluluğunu poliçedeki teminat limitine kadar üstlenir. Limitin üstünde kalan zarar ile manevi tazminat için sürücüye ve işletene gidilir.

Kusur raporu ve bilirkişi
Tazminatın miktarını kusur oranları belirler. Kaza yerinde polis ya da jandarmanın düzenlediği kaza tespit tutanağı ilk delildir, ama mahkemeyi bağlamaz. Taraflar tutanağa itiraz ederse ya da ceza soruşturmasında alınan rapor ile tutanak birbirini tutmazsa mahkeme trafik konusunda bilirkişiden kusur raporu alır. Raporlar birbiriyle çelişirse mahkeme bu çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hesap aşamasında da bilirkişiye başvurulur: araç hasarı ve değer kaybı için makine mühendisi, iş göremezlik ve destekten yoksunluk için aktüerya bilirkişisi rapor verir.
3. Hangi Maddi Zararlar İstenebilir?
KTK m. 90’a göre trafik sigortası kapsamındaki tazminatlarda Kanun’da düzenlenmeyen konularda TBK’nın haksız fiil hükümleri uygulanır. Maddi zarar kalemleri bu nedenle TBK m. 53 ve 54’te sayılanlardır. Liste “özellikle” sözüyle başlar, yani sınırlı değildir.
KTK m. 90’a 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun’la bir cümle ve bir fıkra eklenmişti. Anayasa Mahkemesi bunları 29/12/2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla iptal etti. Maddenin bugünkü metnine göre trafik sigortası kapsamındaki tazminatlarda ve manevi tazminatta KTK’da düzenlenmeyen konularda TBK’nın haksız fiil hükümleri uygulanır.
| Zarar kalemi | Kim isteyebilir | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedavi giderleri | Yaralanan kişi | TBK m. 54/1, KTK m. 98 |
| Kazanç kaybı (tedavi süresince çalışılamayan günler) | Yaralanan kişi | TBK m. 54/2 |
| Sürekli iş göremezlik (çalışma gücü kaybı) | Yaralanan kişi | TBK m. 54/3 |
| Ekonomik geleceğin sarsılması | Yaralanan kişi | TBK m. 54/4 |
| Cenaze giderleri | Gideri yapan yakın | TBK m. 53/1 |
| Destekten yoksun kalma | Ölenin desteğinden yararlanan kişiler | TBK m. 53/3 |
| Araç hasarı ve değer kaybı | Araç sahibi | KTK m. 85/1, TBK m. 49 |
Tedavi giderleri
KTK m. 98’e göre trafik kazası nedeniyle hastanelerin verdiği sağlık hizmetlerinin bedelini, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu karşılar. Kazazede bu nedenle hastane faturasını kural olarak ödemez. Kurumun karşılamadığı ve cepten ödenen giderler (örneğin bakıcı, yol, bazı özel tedaviler) belgelendirilerek talep edilir. Faturaları ve ödeme dekontlarını baştan saklamak hesabı kolaylaştırır.
İş göremezlik tazminatı
Kaza kalıcı bir sakatlık bıraktıysa kişinin çalışma gücü azalır. Bu kaybın parası, yetkili bir sağlık kurulundan alınan maluliyet oranı, kişinin geliri, yaşı ve kalan çalışma süresi esas alınarak aktüerya bilirkişisince hesaplanır. Kişi kazadan sonra aynı işte çalışmaya devam etse bile, aynı işi daha fazla çabayla yaptığı için bu zarar doğar. TBK m. 55, bedensel zararların sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını ve hesaplanan tazminatın hakkaniyet gerekçesiyle artırılıp azaltılamayacağını söyler.
Destekten yoksun kalma tazminatı
Kazada ölen kişi sağken eşine, çocuklarına ya da anne babasına düzenli olarak bakıyorduysa, bu kişiler ölümle birlikte o desteği kaybeder. TBK m. 53/3 bu kaybın tazminini öngörür. Bu tazminatı isteyebilmek için mirasçı olmak gerekmez, ölenden fiilen destek almış olmak yeter; mirası reddeden bir çocuk da destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Hesap; ölenin geliri, desteğin ve destek alanın yaşları, desteğin ne kadar süre devam edeceği gibi verilerle yapılır.
Ölen kişi kazada kusurluysa bunun destek alanların tazminatını etkileyip etkilemeyeceği tartışmalıdır. Bu konudaki 4. Hukuk Dairesi kararı, karşı oyuyla birlikte 6. bölümdedir.
Araç hasarı ve değer kaybı
Aracın onarım bedeli ya da onarım ekonomik değilse kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile hurda (sovtaj) değeri arasındaki fark istenir. Onarılan araç, kazasız bir araca göre piyasada daha düşük fiyata satılıyorsa bu farka değer kaybı denir ve o da istenebilir. Değer kaybı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri ile onarımdan sonraki ikinci el değeri arasındaki farka göre hesaplanır. Aracın daha önceki kazaları, modeli ve kilometresi sonucu değiştirir.
4. Manevi Tazminat
Manevi tazminat, kazanın kişide yarattığı acı ve üzüntü karşılığında ödenen paradır. TBK m. 56’ya göre bedensel bütünlüğü zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir. Ağır yaralanma ya da ölüm hâlinde kazazedenin veya ölenin yakınları da isteyebilir; ölen kişinin eşi, çocukları, anne babası ve kardeşleri bu davaların çoğunda davacıdır.
Miktarı hâkim belirler. Yaralanmanın ağırlığı, tedavinin süresi, kalıcı iz kalıp kalmadığı, tarafların kusur oranları ve kazanın tarihi gözetilir. Hâkim bu takdiri yaparken gerekçesini kararda somut olarak göstermelidir.
KTK m. 92/f manevi tazminat taleplerini zorunlu trafik sigortasının dışında bırakır. Bu nedenle manevi tazminat davası sigorta şirketine değil, sürücüye ve işletene karşı açılır. Aracın ayrıca isteğe bağlı bir sigortası (ihtiyari mali sorumluluk sigortası) varsa ve poliçe manevi tazminatı da kapsıyorsa o poliçenin şartlarına bakılır.
5. Sigortaya Başvuru, Tahkim ve Güvence Hesabı


Sigorta şirketinden tazminat istemenin ilk adımı yazılı başvurudur. KTK m. 97, dava açmadan ya da tahkime gitmeden önce şirkete yazılı başvuru yapılmasını şart koşar. Başvuruya kaza tespit tutanağı, varsa ekspertiz raporu, sağlık raporları, ölüm hâlinde veraset ilamı ve nüfus kayıtları eklenir. Şirket 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da verdiği cevap talebi karşılamazsa zarar gören iki yoldan birini seçer: mahkemede dava açar ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurur.
KTK m. 99’a göre şirket, genel şartlarda sayılan belgeler eksiksiz teslim edildikten sonra sekiz iş günü içinde limit dahilindeki tutarı ödemek zorundadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 ile Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesinde kurulmuştur. Sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlıkları çözer. Komisyonda dosyayı önce uyuşmazlık hakem heyeti karara bağlar; bu karara itiraz hakem heyetine itiraz edilir. İtiraz hakem heyeti kararı da Yargıtay’a taşınabilir (5684 sayılı Kanun m. 30). Tahkim yalnızca sigorta şirketine yöneltilebilir. Sürücüden ve işletenden istenecek tazminat, özellikle manevi tazminat, mahkemede dava konusu yapılır.
Araç sigortasızsa ya da kaçtıysa: Güvence Hesabı
Kazaya sebep olan aracın trafik sigortası yoksa ya da araç ve sürücü olay yerinden kaçıp tespit edilemediyse zarar gören tazminatsız kalmaz. 5684 sayılı Kanun m. 14 ile kurulan Güvence Hesabı, Kanun’da sayılan bu tür durumlarda zararları zorunlu sigortanın teminat limitlerine kadar karşılar. Başvuru Güvence Hesabına yapılır; Hesap ile zarar gören arasındaki uyuşmazlıklar da Sigorta Tahkim Komisyonunda çözülebilir (5684 sayılı Kanun m. 30).
Arabuluculuk, görevli ve yetkili mahkeme
Sigorta şirketine karşı mahkemede açılacak tazminat davası ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 4, 5). Konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A). Bu nedenle KTK m. 97’deki yazılı başvurunun sonuçsuz kalmasından sonra, sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna da başvurulmalıdır. Arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
Sürücü ve işletene karşı açılan davalarda görevli mahkeme, tarafların tacir olup olmamasına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; taraflar tacir değilse dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetki bakımından KTK m. 110, motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davalarının sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabileceğini öngörür. İşleteni veya sahibi Devlet ya da başka bir kamu kuruluşu olan araçların verdiği zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür.
Zamanaşımı
KTK m. 109’a göre maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (taksirle yaralama ya da taksirle öldürme gibi) ve ceza kanunu bu suç için daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa o uzun süre uygulanır. Sürücüye karşı zamanaşımını kesen bir işlem sigortacıya karşı da kesmiş sayılır, bunun tersi de geçerlidir.
KTK m. 109 maddi zararlardan söz eder. Manevi tazminat talepleri için TBK m. 72’deki aynı yapıdaki süreler uygulanır: öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl, suç oluşturan fiillerde daha uzun ceza zamanaşımı.
6. Yargıtay Kararları
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/264, K. 2026/5693, T. 12.05.2026
Konu: Tam kusurlu sürücünün yakınının, sürücünün kendi aracının trafik sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı isteyip isteyemeyeceği.
19.06.2013 tarihli kazada aracı kullanan kişi tam kusurlu olarak hayatını kaybetmiş; babası, aracın zorunlu trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonunun uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri, desteğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir.
Daire, 01.06.2015’te yürürlüğe giren yeni Genel Şartların bu tarihten önceki kazalara uygulanamayacağını, sigortacının sorumluluğunun 2003 tarihli Genel Şartlara göre belirleneceğini kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulunun önceki kararlarına atıfla, destekten yoksun kalan kişinin talebinin mirasçılığa değil doğrudan kendi zararına dayandığını ve desteğin kusurunun işleten olmayan davacıya yansıtılamayacağını belirterek kararı bozmuştur.
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, trafik sigortasının bir sorumluluk sigortası olarak yalnızca işletenin üçüncü kişilere verdiği zararı karşıladığı, kendi kusuruyla ölen sürücünün üçüncü kişi sayılamayacağı ve ret kararının onanması gerektiği görüşü savunulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/745, K. 2020/7620, T. 25.11.2020
Konu: Araç hasarı ve değer kaybının hesabında çelişkili bilirkişi raporları.
Davacı, aracında oluşan hasarı ve değer kaybını karşı aracın trafik sigortacısından istemiştir. Dosyadaki ekspertiz raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporları, aracın kazadan önceki piyasa değeri ve hurda (sovtaj) değeri konusunda farklı sonuçlara ulaşmıştır.
Daire, onarımı ekonomik olmayan araçta gerçek zararın kaza öncesi piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek bulunacağını hatırlatmıştır. Raporlar arasındaki çelişki, içinde sigorta hukukçusu da bulunan üç kişilik uzman bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile giderilmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20717, K. 2021/8139, T. 03.11.2021
Konu: Ağır yaralanmada manevi tazminatın miktarı.
Kazada kusuru bulunmadığı hâlde ağır yaralanan davacı, sürücü ve işletenden manevi tazminat istemiştir. Daire, manevi tazminatın bir ceza olmadığını, zarar görende manevi huzuru sağlamaya yönelik özgün bir nitelik taşıdığını belirtmiştir.
Tutarın belirlenmesinde 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında gösterilen özel hâl ve şartların gözetilmesi ve bunların kararda objektif ölçülerle gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davacının yaralanma derecesi, kusursuzluğu ve olay tarihi karşısında hükmedilen manevi tazminatı az bulmuş ve kararı bozmuştur.
7. Sıkça Sorulan Sorular
Kazada zarar gören de kısmen kusurluysa tazminat alabilir mi?
Alabilir. Zarar görenin kusuru tazminatı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hâkim kusur oranına göre tazminatı indirebilir (KTK m. 86, TBK m. 52). Örneğin yüzde 25 kusurlu bulunan kişi, hesaplanan zararın kalan kısmı için sorumlulara başvurabilir.
Sigorta şirketine başvurmadan doğrudan dava açılabilir mi?
Sigorta şirketine karşı açılamaz. KTK m. 97, dava ya da tahkimden önce şirkete yazılı başvuru yapılmasını şart koşar. Şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir. Dava yolu seçilirse ayrıca arabulucuya başvurulması gerekir (TTK m. 5/A). Sürücü ve işletene karşı açılacak davada KTK m. 97’deki başvuru şartı aranmaz.
Manevi tazminat sigorta şirketinden istenebilir mi?
Zorunlu trafik sigortasından istenemez; KTK m. 92/f manevi tazminatı kapsam dışında bırakır. Manevi tazminat sürücüden ve işletenden istenir. Aracın isteğe bağlı mali sorumluluk sigortası manevi tazminatı da kapsıyorsa o poliçenin şartlarına bakılır.
Çarpan araç sigortasız çıkarsa ne yapılır?
Sürücü ve işletenden tazminat isteme hakkı devam eder. Zorunlu sigorta limitleri içinde kalan zararlar için ayrıca Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m. 14). Araç ve sürücünün olay yerinden kaçıp tespit edilemediği durumlarda da aynı yol açıktır.
Onarılan araç için değer kaybı ayrıca istenebilir mi?
İstenebilir. Onarım bedelinden ayrı olarak, aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el değeri ile onarımdan sonraki ikinci el değeri arasındaki fark talep edilebilir. Hesabı mahkemede bilirkişi yapar; aracın daha önceki hasar kayıtları sonucu etkiler.
Tazminat davası için süre ne kadardır?
Maddi tazminatta süre, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır (KTK m. 109). Manevi tazminatta TBK m. 72’deki aynı yapıdaki süreler geçerlidir. Kaza taksirle yaralama ya da taksirle öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır. Süre hesabı dosyaya göre değiştiğinden başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Dosyanıza özgü değerlendirme için bize 0552 203 09 69 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
İlgili yazılar: Taksirle Yaralama (TCK m.89), Taksirle Öldürme Suçu (TCK m.85). Kanunun güncel metni: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (mevzuat.gov.tr).
