Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi: Süre, Merci ve Örnek

Adli kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmadan, yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla karakola giderek imza verme veya konuttan çıkmama gibi yükümlülüklere bağlanmasıdır (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 109). Bu yükümlülükler kişinin seyahat, çalışma ve aile hayatını doğrudan etkiler. CMK m. 111/2 uyarınca adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.

Bu yazı, itiraz dilekçesinin hazırlanmasına ilişkin usul kurallarını ele almaktadır: hangi kararlara itiraz edilebileceği, sürenin hesabı, dilekçenin verileceği yer, dilekçede yer alması gereken bölümler ve itiraz süresi kaçırıldığında başvurulabilecek yol. Adli kontrol tedbirlerinin türleri, şartları ve süreleri ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak incelenmiştir.

KISA CEVAP

  • Adli kontrole ilişkin her karara, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 111/2, 268/1).
  • Dilekçe kararı veren makama verilir; sulh ceza hâkimliği kararına itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi, asliye ceza kararına itirazı ağır ceza mahkemesi inceler (CMK m. 268/3).
  • Merci dosya üzerinden karar verir ve bu karar kesindir; bütün sebepler ilk dilekçede sunulmalıdır (CMK m. 271).
  • İtiraz kararın yerine getirilmesini durdurmaz; yükümlülüğe isteyerek uymayan kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir (CMK m. 112, 269/1).
  • İtiraz süresi kaçırılmışsa her aşamada adli kontrolün kaldırılması istenebilir; talebe beş gün içinde karar verilir (CMK m. 111/1).

Hangi kararlara itiraz edilebilir?

CMK m. 111/2 “adlî kontrole ilişkin kararlar” ifadesini kullandığından itiraz yolu yalnızca ilk adli kontrol kararıyla sınırlı değildir. Uygulamada itiraz konusu olan başlıca kararlar şunlardır:

  • Şüpheli veya sanığın adli kontrol altına alınmasına ilişkin karar,
  • Mevcut adli kontrole yeni bir yükümlülük eklenmesine veya yükümlülüğün ağırlaştırılmasına ilişkin karar (CMK m. 110/2),
  • Adli kontrolün kaldırılması veya hafifletilmesi talebinin reddine ilişkin karar (CMK m. 111/1),
  • En geç dört aylık aralıklarla yapılan değerlendirme sonucunda adli kontrolün devamına ilişkin karar (CMK m. 110/4),
  • Hükümle birlikte verilen adli kontrol kararı.

Cumhuriyet savcısı da adli kontrol talebinin reddine veya adli kontrolün kaldırılmasına ilişkin kararlara itiraz edebilir.

İtiraz süresi

Adli kontrol kararları için kanunda ayrı bir süre öngörülmediğinden CMK m. 268/1’deki genel süre uygulanır. İtiraz, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Karar duruşmada veya sorgu sırasında yüze karşı açıklanmışsa süre o gün, yokluğunda verilmişse kararın tebliğiyle başlar.

İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK m. 269/1). Bu nedenle itiraz incelenirken de yükümlülüklere uyulması gerekir. CMK m. 112 uyarınca adli kontrol yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, verilebilecek cezanın süresine bakılmaksızın tutuklama kararı verilebilir. Kararı veren makam veya itirazı inceleyecek merci, gerekli görürse kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir (CMK m. 269/2); bu yönde bir talep dilekçede ayrıca belirtilebilir.

Dilekçe nereye verilir, kim inceler?

İtiraz dilekçesi, kararı veren makama verilir (CMK m. 268/1). Dilekçe yerine zabıt kâtibine beyanda bulunulup bu beyanın tutanağa geçirilmesi de mümkündür. Tutuklu olmayan bir kişi için dilekçe, UYAP üzerinden veya adliyedeki ön büroya da verilebilir; müdafi bulunuyorsa dilekçe genellikle müdafi tarafından UYAP Avukat Portal üzerinden gönderilir.

Kararı veren hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir. Yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK m. 268/2). Yetkili merciler şöyledir:

Kararı verenİtirazı inceleyen merci
Sulh ceza hâkimliği (soruşturma evresi)Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi (CMK m. 268/3-b)
Asliye ceza mahkemesiYargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi (CMK m. 268/3-c)
Ağır ceza mahkemesiNumara olarak izleyen ağır ceza dairesi; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi (CMK m. 268/3-c)

Sulh ceza hâkimliği işlerinin asliye ceza hâkimi tarafından yürütüldüğü yerlerde itirazı ağır ceza mahkemesi başkanı inceler (CMK m. 268/3-b).

Merci kural olarak duruşma yapmadan, dosya üzerinden karar verir (CMK m. 271/1). Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK m. 271/4). Bu nedenle bütün itiraz sebeplerinin ve belgelerin ilk dilekçede sunulması gerekir.

Adli kontrol kararına itirazda iki haftalık süre, ön inceleme, itirazı inceleyen merci ve süre kaçırıldığında kaldırma talebi
Adli kontrol kararına itiraz süreci (CMK m. 111, 268-271).

Dilekçede yer alması gereken bölümler

İtiraz dilekçesi için kanunda zorunlu bir şekil öngörülmemiştir. Bununla birlikte dilekçenin incelemeyi kolaylaştıracak biçimde aşağıdaki bölümleri içermesi yerinde olur:

  1. Başlık: Dilekçe, kararı veren makama hitaben yazılır ve “gönderilmek üzere” ibaresiyle inceleme merci belirtilir.
  2. Dosya bilgileri: Soruşturma veya esas numarası, değişik iş numarası, kararın tarihi.
  3. Taraf bilgileri: İtiraz edenin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi; varsa müdafinin bilgileri.
  4. Konu: İtiraz edilen kararın kısa tanımı ve istenen sonuç.
  5. Açıklamalar: İtiraz sebepleri.
  6. Hukuki sebepler: CMK m. 100, 109, 110, 110/A, 111, 267–271 ve ilgili diğer hükümler.
  7. Deliller: Ekte sunulan belgeler.
  8. Sonuç ve istem: Asıl istem ve varsa kademeli istemler.
  9. Tarih ve imza.

Açıklamalar bölümünde ileri sürülebilecek sebepler

Açıklamalar, somut dosyaya dayanmalıdır. Genel ifadelerle sınırlı bir dilekçe, kararın değiştirilmesi için yeterli olmaz. İleri sürülebilecek başlıca sebepler şunlardır:

  • Kuvvetli suç şüphesinin bulunmaması: CMK m. 109/1, adli kontrolü CMK m. 100’deki tutuklama sebeplerinin varlığına bağlar. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunmuyorsa adli kontrol kararı da verilemez.
  • Tutuklama nedeninin bulunmaması: Kaçma, saklanma, delilleri karartma veya tanıklar üzerinde baskı girişiminde bulunma şüphesini gösteren somut olgunun yokluğu; şüphelinin sabit adresi, düzenli işi, aile bağları ve delillerin toplanmış olması bu kapsamda gösterilebilir.
  • Ölçülülük: Yükümlülüğün, isnat edilen suçun ağırlığı ve beklenen ceza ile orantılı olmaması.
  • Yükümlülüğün kişiye etkisi: Yurt dışına çıkış yasağının iş veya eğitim faaliyetine, imza yükümlülüğünün sıklığının çalışma düzenine etkisi; tedavi ihtiyacı.
  • Gerekçe eksikliği: Kararda hangi tutuklama sebebine dayanıldığının ve neden daha hafif bir yükümlülüğün yeterli görülmediğinin açıklanmaması.
  • Sürenin uzaması: Adli kontrolün CMK m. 110/A’daki azami sürelere yaklaşması veya bu süreleri aşması.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kanun yararına bozma talebi üzerine incelediği bir dosyada, milletvekili olan sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağına ilişkin itirazın reddi kararında, kaçma veya delil karartma sebeplerinin bulunmadığı ve sanığın görevi gereği yurt dışında görevlendirilebileceği hususları tebliğnamede bozma sebebi olarak ileri sürülmüştür (Yargıtay 9. CD, E. 2014/1494, K. 2014/2310, T. 20/02/2014). Daire, kararı başka bir usul sebebiyle bozduğundan bu esasa ilişkin sebebi ayrıca incelememiştir. Bu yönüyle karar, dilekçede ileri sürülen kişisel ve mesleki durumların itiraz sebebi olarak somutlaştırılmasının önemine işaret etmektedir.

Kademeli istem

Merci, adli kontrolü tamamen kaldırmayı uygun görmese de yükümlülüğü hafifletebilir. CMK m. 110/2, yükümlülüklerin kısmen kaldırılmasına, değiştirilmesine veya bazılarından geçici olarak muaf tutulmaya imkân verir. Bu nedenle dilekçede asıl istemin yanında kademeli istemlere de yer verilmesi uygundur. Örneğin asıl istem adli kontrolün kaldırılması, ikinci istem haftalık imza yükümlülüğünün aylık hâle getirilmesi veya yurt dışı çıkış yasağından belirli bir seyahat için geçici muafiyet olabilir.

Süre kaçırıldıysa: Kaldırma talebi

İki haftalık itiraz süresi geçtikten sonra adli kontrolün sonuçlarına katlanmak zorunlu değildir. CMK m. 111/1 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında adli kontrolün kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir. Hâkim veya mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yukarıda anılan kararında, hükümle birlikte verilen adli kontrol kararına süresinde itiraz edilmediği bir dosyada, sonradan verilen dilekçenin içeriği itibarıyla itiraz değil, adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi talebi olduğunu kabul etmiştir. Daireye göre mahkemenin bu talebi süre yönünden reddetmesi doğru değildir; talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeli ve bu karara karşı yeni bir itiraz süresi başlamalıdır (Yargıtay 9. CD, E. 2014/1494, K. 2014/2310, T. 20/02/2014).

Bu nedenle süre kaçırılmışsa dilekçe “itiraz” olarak değil, “adli kontrolün kaldırılması talebi” olarak başlıklandırılmalıdır. Talebin reddine ilişkin karara karşı ise iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Örnek dilekçe

Aşağıdaki şablon, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğince verilen yurt dışı çıkış yasağına karşı itiraz için genel bir çerçevedir. Somut dosyanın bilgi ve belgelerine göre doldurulmalıdır.

………… SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
(Gönderilmek üzere ………… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE)

Soruşturma No   : …………
Değişik İş No   : …………
İTİRAZ EDEN
(ŞÜPHELİ)       : Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
MÜDAFİ          : Av. ………… (varsa)
KONU            : …/…/…… tarihli adli kontrol kararına (yurt dışına
                  çıkamama) itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR     :
1. Şüpheli hakkında ………… suçu isnadıyla yürütülen soruşturmada,
   Hâkimliğinizin …/…/…… tarihli kararıyla CMK m. 109/3-a uyarınca
   yurt dışına çıkamama yükümlülüğü getirilmiştir.
2. Kuvvetli suç şüphesine ilişkin değerlendirme: …………
3. Tutuklama nedenlerine ilişkin değerlendirme (kaçma şüphesini
   ortadan kaldıran sabit adres, iş ve aile bağları): …………
4. Yükümlülüğün şüpheliye etkisi ve ölçülülük: …………
5. Kararda hangi tutuklama nedenine dayanıldığı gösterilmemiştir: …………

HUKUKİ SEBEPLER : CMK m. 100, 109, 110, 111, 267-271 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER        : İkametgâh belgesi, çalışma belgesi, ………… ve
                  soruşturma dosyası.
SONUÇ VE İSTEM  : Açıklanan nedenlerle;
1. Adli kontrol kararının kaldırılmasına,
2. Bu talep yerinde görülmezse, …………… tarihleri arasındaki seyahat
   için yükümlülükten geçici olarak muaf tutulmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih / İmza

Sıkça Sorulan Sorular

İtiraz için harç veya masraf ödenir mi?
Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın itiraz dilekçesi için harç alınmaz. Dilekçenin UYAP üzerinden gönderilmesi de ayrıca bir gider gerektirmez.

İtiraz reddedilirse başka bir yol var mı?
Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Ancak koşullar değiştiğinde, örneğin deliller toplandığında veya yeni belgeler elde edildiğinde, CMK m. 111/1 uyarınca yeniden kaldırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca mahkeme veya hâkimlik, en geç dört ayda bir adli kontrolün devamının gerekip gerekmediğini kendiliğinden değerlendirir.

Müdafi olmadan itiraz edilebilir mi?
Evet. İtiraz hakkı şüpheli veya sanığa aittir; müdafi bu hakkı onun adına kullanır. Müdafi bulunmayan kişi dilekçesini kendisi verebilir veya beyanını zabıt kâtibine tutanağa geçirtebilir.

İtiraz edilince yükümlülük askıya alınır mı?
Hayır. İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Yükümlülüğe uyulmaması tutuklama sebebi olabileceğinden, karar değiştirilinceye kadar yükümlülüklere uyulmalıdır.

Sonuç

Adli kontrol kararına itiraz, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren makama verilecek dilekçeyle yapılır. Merciin kararı kesin olduğundan itiraz sebeplerinin ve belgelerin tek dilekçede, somut olgulara dayalı biçimde sunulması ve kademeli istemlere yer verilmesi gerekir. Süre kaçırılmışsa aynı sonuca CMK m. 111/1’deki kaldırma talebiyle ulaşılabilir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.


İlgili yazılar: Adli Kontrol Kararı: Şartlar, Yükümlülükler, Süre ve İtiraz, Tutuklama Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Dilekçe İçeriği, Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü: İhlali ve Sonuçları

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.