Yapay zekâ araçlarıyla gerçeğinden ayırt edilmesi güç fotoğraf, video, ses ve metin üretmek artık uzmanlık gerektirmemektedir. Bir kişinin yüzünün başka bir görüntüye yerleştirildiği “deepfake” videolar, bir yakının sesi taklit edilerek yapılan dolandırıcılık aramaları ve var olmayan olaylara ilişkin uydurma haberler bu teknolojinin kötüye kullanım örnekleridir. Ekim 2026 itibarıyla Türkiye’de yapay zekâyı bütün olarak düzenleyen bir kanun yürürlükte değildir. Konuya ilişkin kanun teklifleri Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş, ancak yasalaşmamıştır. Bu nedenle yapay zekâ ile üretilen içeriklerden doğan sorumluluk; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve genel sorumluluk hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir.
KISA CEVAP
- Ekim 2026 itibarıyla yapay zekâyı bütün olarak düzenleyen bir kanun yoktur; sorumluluk TCK, 6698 sayılı Kanun, 5846 sayılı Kanun ve genel hükümlere göre belirlenir.
- Yapay zekâ bir araçtır; içeriği ürettiren, yayımlayan veya bilerek yayan kişi oluşan suçtan kendisi sorumludur.
- Sahte görüntüler hakaret, iftira, şantaj veya kişisel verilerin yayılması suçlarını; ses klonlamayla para istemek nitelikli dolandırıcılığı oluşturabilir (TCK m. 125, 267, 107, 136, 158/1-f).
- Temsili çocuk görüntüleri içeren müstehcen ürünleri üretmek, yapay zekâ ile üretilse de beş yıldan on yıla kadar hapis gerektirir (TCK m. 226/3).
- Mağdur içeriği kaydetmeli, suç duyurusunda bulunmalı ve erişim engeli ile manevi tazminat yollarını kullanabilir (5651 sayılı Kanun m. 9/A, TBK m. 58).
Temel ilke: Araç değil, kullanan sorumludur
Türk ceza hukukunda yalnızca gerçek kişiler suç faili olabilir. Yapay zekâ bir araçtır ve kendisi cezai sorumluluk taşımaz. Bir içeriği yapay zekâya ürettiren, yayımlayan veya bilerek yayan kişi, içeriğin oluşturduğu suçtan kendisi sorumludur. İçeriğin bir yazılım tarafından üretilmiş olması, kastı ve sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Örneğin bir kişiyi küçük düşüren sahte bir görüntüyü üretip paylaşan kişi, bu görüntüyü kendi eliyle hazırlamış gibi değerlendirilir.
Yazılımı geliştiren veya hizmeti sunan şirketin sorumluluğu ise ayrı bir sorudur. Ceza hukukunda şirket yöneticilerinin sorumluluğu, ancak suça kastla iştirak etmeleri hâlinde gündeme gelir. Tüzel kişiler hakkında yalnızca TCK m. 60’taki güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Hukuki sorumluluk bakımından ise içeriğin barındırıldığı platform, 5651 sayılı Kanun’daki yer sağlayıcı ve sosyal ağ sağlayıcı yükümlülüklerine tabidir.
Yapay zekâ içeriklerinin oluşturabileceği suçlar
Hakaret ve iftira
Bir kişiyi gerçekte yapmadığı bir davranışı yaparken gösteren sahte görüntü, onur ve saygınlığı rencide edebilecek somut bir fiil isnadı niteliğindedir ve TCK m. 125’teki hakaret suçunu oluşturabilir. Herkese açık bir hesapta paylaşılması hâlinde ceza aleniyet nedeniyle artırılır. Sahte içerik, kişi hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara sunulursa TCK m. 267’deki iftira suçu da gündeme gelir.
Özel hayatın gizliliği ve görüntü ifşası
TCK m. 134/2, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesini iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Yapay zekâ ile tamamen üretilmiş bir görüntü, kişinin gerçek özel hayatına ait değildir. Bu nedenle sahte bir mahrem görüntünün TCK m. 134/2 kapsamına girip girmeyeceği tartışmalıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, katılanın internette girdiği sitelere ilişkin bilgilerin paylaşıldığı bir olayda, ortada katılanın özel yaşam alanına giren bir görüntü veya ses bulunmadığını belirterek fiilin TCK m. 134/2 değil, ancak özel hayatın gizliliğini ihlali düzenleyen m. 134/1 kapsamında değerlendirilebileceğine karar vermiştir. Bu nedenle suç vasfında yanılgıya düşülmesini bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 12. CD, E. 2017/2364, K. 2018/2535, T. 07/03/2018). Aynı karar, herkesin görebileceği şekilde Facebook’ta yapılan hakaret içerikli paylaşımda aleniyet artırımı yapılması gerektiğini de belirtmiştir.
Bu ayrım, yapay zekâ ile üretilmiş görüntüler bakımından önemlidir. Sahte görüntü kişinin gerçek özel hayatına ait bir kayıt olmadığından suç vasfı her somut olayda ayrıca belirlenmelidir. Bu tür içerikler; hakaret, cinsel taciz, şantaj (TCK m. 107) veya kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması (TCK m. 136) gibi suçlar bakımından değerlendirilebilir. Kişinin yüz görüntüsü ve sesi kişisel veridir.
Kimliğe bürünme ve sahte hesap
Bir kişinin fotoğrafları ve yapay zekâ ile taklit edilmiş sesi kullanılarak adına hesap açılması da sık görülen bir yöntemdir. Bu tür olaylarda hesabın kim tarafından açıldığının ispatı belirleyicidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, katılan adına açılan bir sosyal medya hesabında katılanın fotoğraflarının yayımlandığı iddiasında, yayımlanan fotoğrafın yalnızca sanıkta bulunabilecek bir görüntü olmadığını ve müstehcen görüntü yayımlandığına dair delil bulunmadığını belirtmiştir. Daire, sanığın hesapla ilgisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını onamıştır (Yargıtay 12. CD, E. 2020/5202, K. 2022/3118, T. 20/04/2022). Bu nedenle sahte hesap ve sahte içerik iddialarında, içeriğin kaynağına ilişkin teknik verilerin erken aşamada toplanması gerekir.
Ses klonlama ve dolandırıcılık
Bir yakının veya bir şirket yöneticisinin sesinin yapay zekâ ile taklit edilerek para istenmesi, dolandırıcılık suçunu oluşturur. Fiil bilişim sistemlerinin veya banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla işlenmişse TCK m. 158/1-f’deki nitelikli dolandırıcılık söz konusu olur. Bu durumda hapis cezasının alt sınırı dört yıl, üst sınırı on yıldır; adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Çocuklara ilişkin sahte müstehcen görüntüler
TCK m. 226/3, müstehcen ürünlerin üretiminde yalnızca gerçek çocukları değil, temsili çocuk görüntülerini ve çocuk gibi görünen kişileri kullanmayı da beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Bu ürünleri bulunduran, yayan veya başkalarının kullanımına sunan kişi de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Hüküm 2016 yılında yapılan değişiklikle bu kapsama kavuşmuştur. Yapay zekâ ile üretilen ve gerçek bir çocuğa ait olmayan görüntüler de açıkça bu suçun konusudur.
Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma
Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili gerçeğe aykırı bir bilginin, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması TCK m. 217/A’daki suçu oluşturur. Yapay zekâ ile üretilmiş sahte bir afet veya olay görüntüsünün bu amaçla yayılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Yapay zekâ içeriği delil olarak
Yapay zekâ, sahte içerik üretiminin yanında delillerin güvenilirliğini de sorgulatmaktadır. Ceza yargılamasında ses kaydı, fotoğraf veya video sunulduğunda karşı taraf, içeriğin yapay zekâ ile üretildiğini veya değiştirildiğini ileri sürebilir. Bu durumda mahkeme, dijital materyalin özgünlüğünü bilirkişi incelemesiyle tespit ettirir. İnceleme; dosyanın üst verilerini, sıkıştırma izlerini, görüntü ve ses tutarlılığını ve kaydın elde edildiği cihazı kapsar. Bu nedenle bir kaydı delil olarak sunacak kişinin, orijinal dosyayı ve kaydı alan cihazı korunmuş hâlde saklaması gerekir.
Kişisel veriler ve telif hakları
Kişisel veriler. Bir kişinin yüzü, sesi ve diğer biyometrik özellikleri 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan bir yapay zekâ modelinde işlenmesi veya bunlarla içerik üretilmesi, Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikâyet konusu olabilir. Biyometrik veriler özel nitelikli kişisel veri sayılır ve daha sıkı koruma altındadır.
Telif hakları. 5846 sayılı Kanun’a göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat ürünüdür ve eser sahibi gerçek kişidir. Tamamen yapay zekâ tarafından üretilen bir içeriğin eser niteliği taşıyıp taşımadığı tartışmalıdır. Buna karşılık başkasına ait eserlerin izinsiz olarak çoğaltılması veya işlenmesi, araç olarak yapay zekâ kullanılmış olsa da telif hakkı ihlali oluşturabilir.
Reklamlarda yapay zekâ kullanımı
1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği m. 18’e yeni bir fıkra eklenmiştir. Buna göre reklamlarda, tüketicilerin ekonomik davranışını önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zekâ kullanılması veya insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde bu durum açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmelidir. Bu, Türk mevzuatında yapay zekâ içeriğine yönelik ilk açık şeffaflık yükümlülüklerinden biridir.
Mağdurun izleyebileceği yol
- Delili koruma: İçeriğin bağlantı adresi (URL), ekran görüntüsü ve varsa video veya ses dosyası saklanmalıdır.
- Platforma bildirim: İçerik, platformun şikâyet mekanizmasıyla bildirilmelidir.
- Suç duyurusu: Cumhuriyet başsavcılığına başvurulur. Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren işler.
- Erişim engeli: İçerik özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun m. 9/A uyarınca Siber Güvenlik Başkanlığına başvurulabilir. Diğer kişilik hakkı ihlallerinde asliye hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir istenebilir.
- Tazminat: Kişilik haklarına saldırı nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talep edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
“Bu görüntü yapay zekâ ile üretilmiştir” uyarısı sorumluluğu kaldırır mı?
Kaldırmaz. Uyarı, içeriğin gerçek olduğu izlenimini azaltabilir; ancak içerik bir kişiyi aşağılıyor, cinsel içerikle ilişkilendiriyor veya kişisel verilerini kullanıyorsa suç ve tazminat sorumluluğu devam edebilir.
Bir ünlünün sesini taklit eden eğlence videosu suç mudur?
İçeriğin niteliğine bağlıdır. Açıkça parodi olduğu anlaşılan ve kişiyi aşağılamayan içerik genellikle ifade özgürlüğü kapsamında kalır. Kişiye söylemediği sözleri gerçekmiş gibi söyleten veya ticari amaçla kullanan içerik ise hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Yapay zekâ ile oluşturulmuş bir görüntüyü yalnızca yeniden paylaşan kişi sorumlu mudur?
İçeriğin sahte olduğunu ve suç oluşturduğunu bilerek yeniden paylaşan kişi, kendi paylaşımı nedeniyle sorumlu olabilir. Hakaret içeriğinin yayılması, aleniyeti ve verilen zararı artırır.
Sonuç
Yapay zekâya özgü bir kanun bulunmasa da yapay zekâ ile üretilen içerikler mevcut suç tipleri ve sorumluluk hükümleri kapsamında değerlendirilir. Sorumluluk, aracı geliştirene değil, içeriği üreten ve yayan kişiye aittir. Sahte içerikle karşılaşan kişi için ilk adım, içeriği silinmeden önce kaydetmek ve kaynağına ilişkin bilgileri toplamaktır. Yasama süreci devam ettiğinden, ileride yürürlüğe girecek özel düzenlemelerin de ayrıca izlenmesi gerekir. Somut olaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Sosyal Medya Suçları: Suç Tipleri, Şikâyet ve İçerik Kaldırma, Unutulma Hakkı Nedir? Eski Haberlerin Kaldırılması ve Başvuru
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
