İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle duran takibi yeniden yürütebilmek için alacaklının genel mahkemede açtığı davadır. Alacaklı bu davada alacağının var olduğunu ispat eder. Mahkeme borçlunun itirazını haksız bulursa itirazı iptal eder ve takip kaldığı yerden devam eder. Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Alacak belli ve hesaplanabilir nitelikteyse borçlu ayrıca en az yüzde yirmi icra inkâr tazminatı öder. Bu yazı itirazın iptali davasının şartlarını, hangi durumlarda önce arabulucuya gidilmesi gerektiğini ve itirazın kaldırılmasından farkını anlatır.
KISA CEVAP
- İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılır (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67). Bu süre hak düşürücüdür.
- Dava genel mahkemede görülür ve her türlü delil dinlenir. Alacaklı alacağın varlığını genel hükümlere göre ispat eder.
- Borçlunun itirazı haksız bulunur ve alacak likit (belli ya da hesaplanabilir) ise, borçlu alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkâr tazminatı öder.
- Takibi haksız ve kötüniyetli bulunan alacaklı da borçluya en az yüzde yirmi tazminat öder.
- İşçilik alacakları, ticari para alacakları ve kira ilişkisinden doğan alacaklar için açılacak itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
- İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde, belgeye dayanılarak ve 6 ay içinde istenir. Elinde imzası ikrar edilmiş ya da noter onaylı belge olmayan alacaklı için yol, itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası ne zaman açılır?
Alacaklı, elinde mahkeme kararı olmadan bir para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığında borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu 7 gün içinde itiraz ederse takip durur (İİK m. 66). Borçlunun itirazının nasıl yapıldığı ve takibe etkisi ödeme emrine itiraz yazımızda anlatılmıştır.
Takip durduktan sonra alacaklının önünde üç seçenek vardır:
- Elinde imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış bir borç belgesi veya resmî belge varsa, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek (İİK m. 68, 68/a)
- Genel mahkemede itirazın iptali davası açmak (İİK m. 67)
- Takipten bağımsız olarak genel mahkemede alacak davası açmak
İtirazın iptali davası, alacağın varlığını ispatlamak için her türlü delilin kullanılabildiği bir davadır. Fatura, cari hesap kayıtları, e-posta yazışmaları, banka kayıtları, tanık ve bilirkişi incelemesi bu davada delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle elinde noter onaylı bir senet bulunmayan alacaklıların çoğu bu yolu kullanır.
Alacak davasıyla arasındaki fark, itirazın iptali davasının mevcut takibe bağlı olmasıdır. Alacaklı kazanırsa yeni bir takip açmaz; duran takip kaldığı yerden devam eder. İcra inkâr tazminatı da yalnızca bu davada ve itirazın kaldırılmasında istenebilir.
Süre: 1 yıl
Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açmalıdır (İİK m. 67/1). Süre, borçlunun itiraz ettiği tarihten değil, itiraz dilekçesinin alacaklıya ya da vekiline tebliğ edildiği tarihten başlar. Bu süre hak düşürücü süredir: Mahkeme sürenin geçip geçmediğini kendiliğinden inceler ve süresinde açılmayan davayı reddeder.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.01.2026 tarihli, E. 2025/6182, K. 2026/140 sayılı kararı
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline 23.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğinin, davanın ise 28.04.2025 tarihinde açıldığının, buna göre itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
Zorunlu arabuluculuğa tabi bir alacak söz konusuysa, arabulucuya başvurulan tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre hak düşürücü süreye eklenmez. Yine de arabuluculuk sürecini sürenin son günlerine bırakmamak gerekir.
1 yıllık süre geçtikten sonra alacaklı itirazın iptalini isteyemez, ama alacağı zamanaşımına uğramadıysa genel hükümlere göre alacak davası açabilir. Bu davada icra inkâr tazminatı istenemez ve alacaklı kazansa bile yeni bir takip başlatması gerekir.
Görevli ve yetkili mahkeme
İtirazın iptali davası icra mahkemesinde değil, alacağın niteliğine göre görevli genel mahkemede açılır:
- Ticari alacaklar için asliye ticaret mahkemesi
- İşçilik alacakları için iş mahkemesi
- Tüketici işlemlerinden doğan alacaklar için tüketici mahkemesi
- Kira alacakları için sulh hukuk mahkemesi
- Diğer alacaklar için asliye hukuk mahkemesi
Dava, davalı borçlunun yerleşim yerinde ya da sözleşmenin ifa edileceği yer gibi genel ve özel yetki kurallarına göre yetkili mahkemede açılır. Borçlu ödeme emrine itirazında icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiyse, mahkeme önce bu yetki itirazını inceler. Takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı anlaşılırsa itirazın iptali istemi bu yönden reddedilebilir.
Arabuluculuk dava şartı olan durumlar
Bazı alacaklar için itirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir ve bu eksiklik dava açıldıktan sonra tamamlanamaz.
İşçilik alacakları. İş Mahkemeleri Kanunu, işçi ve işveren alacaklarıyla ilgili itirazın iptali davalarını açıkça arabuluculuk kapsamına almıştır:
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.
İşçilik alacaklarının türleri ve hesaplanması için işçilik alacakları yazımıza bakabilirsiniz.
Ticari alacaklar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. İki tacir arasındaki fatura alacağı için açılacak itirazın iptali davası bu kapsamdadır.
Kira ve bazı taşınmaz uyuşmazlıkları. 1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da, ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç olmak üzere, zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B). Kira alacağına dayalı takibe yapılan itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davasından önce de arabulucuya başvurulması gerekir.
Tüketici uyuşmazlıkları. Tüketici işlemlerinden doğan ve tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kalan uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartıdır (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A). Tutar, hakem heyeti sınırının altındaysa başvuru tüketici hakem heyetine yapılır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi alındığında ilam niteliğinde belge sayılır (6325 sayılı Kanun m. 18). Anlaşma olmazsa alacaklı, son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek itirazın iptali davasını açar.
İcra inkâr tazminatı
İtirazın iptali davasını alacaklıya cazip kılan, icra inkâr tazminatıdır. Mahkeme borçlunun itirazını haksız bulursa, alacaklının talebi üzerine borçluyu, itiraz edilen alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm eder (İİK m. 67/2). Tazminat kural olarak asıl alacak üzerinden hesaplanır; işlemiş faiz ve masraflar hesaba katılmaz.
Tazminata hükmedilebilmesi için üç şart birlikte aranır:
- Borçlu ödeme emrine itiraz etmiş olmalı.
- Mahkeme itirazın haksız olduğuna karar vermeli, yani alacaklı davayı kazanmalı.
- Alacak likit olmalı, yani borçlu ne kadar borçlu olduğunu takip tarihinde kendisi bilebilecek ya da hesaplayabilecek durumda olmalı.
Alacağın tutarı bilirkişi incelemesiyle, tanıkla ya da mahkemenin takdiriyle belirlenebiliyorsa alacak likit sayılmaz ve inkâr tazminatı istenemez. Yargıtay bu şartı şöyle açıklamıştır:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.06.2026 tarihli, E. 2026/175, K. 2026/3861 sayılı kararı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesince; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını dava ederek haklı çıkması gerekir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takip ve itiraz edilmesiyle duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Somut uyuşmazlıkta; alacağın miktarının tespit edilmesi yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olarak kabul edilemez.
Uygulamada faturaya, cari hesap ekstresine, kira sözleşmesinde yazan aylık bedele ya da ödenmemiş bir taksite dayanan alacaklar çoğu zaman likit kabul edilir. Haksız fiilden doğan tazminat, bilirkişi hesabı gerektiren işçilik alacakları ya da ayıplı işin bedelinden yapılacak indirim gibi tartışmalı kalemler ise genellikle likit sayılmaz.
Alacaklı aleyhine tazminat
İcra inkâr tazminatı tek yönlü değildir. Alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine alacaklı da takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m. 67/2). Burada yalnızca davanın reddedilmesi yetmez; alacaklının borcun olmadığını bilerek ya da bilmesi gerekirken takip yaptığının ortaya konması gerekir. Örneğin ödendiğini bildiği bir faturayı takibe koyan alacaklı bu kapsamdadır.
İtirazın kaldırılmasıyla farkı
İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali aynı amaca hizmet eder: Duran takibi yeniden işletmek. Ama yolları farklıdır.
- Dayanak: İtirazın kaldırılması İİK m. 68 ve 68/a’da, itirazın iptali İİK m. 67’de düzenlenir.
- Mahkeme: İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden istenir. İtirazın iptali davası genel mahkemede (asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici, sulh hukuk) açılır.
- Süre: İtirazın kaldırılması itirazın tebliğinden itibaren 6 ay, itirazın iptali 1 yıl içinde istenir.
- Belge: İtirazın kaldırılması için imzası ikrar edilmiş ya da noter onaylı bir borç belgesi veya resmî belge gerekir. İtirazın iptalinde belge şartı yoktur, her türlü delil kullanılır.
- İnceleme: İcra mahkemesi belgeler üzerinden sınırlı inceleme yapar. Genel mahkeme tanık dinler, bilirkişi incelemesi yaptırır.
- Arabuluculuk: İtirazın kaldırılmasında aranmaz. İtirazın iptalinde kapsamdaki alacaklar için dava şartıdır.
- Kararın etkisi: İtirazın kaldırılması kararı yalnızca takip bakımından sonuç doğurur. İtirazın iptali kararı alacağın varlığı hakkında kesin hüküm oluşturur.
Borçlu itirazında belgedeki imzayı inkâr ederse ve belge noter onaylı değilse, icra mahkemesi imza incelemesi yapar (İİK m. 68/a). Ancak bazı takip türlerinde imza inkârı icra mahkemesinin kısa yoldan karar vermesini engeller ve alacaklıyı genel mahkemeye yönlendirir. Yargıtay, adi yazılı kira sözleşmesine dayanan bir takipte borçlunun imzayı inkâr etmesi üzerine uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini ve itirazın kaldırılması isteminin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 24.12.2025 tarihli, E. 2025/7273, K. 2025/8454 sayılı kararı). Böyle bir durumda alacaklı için uygun yol itirazın iptali davasıdır.
İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması talebi reddedilen alacaklı, 1 yıllık süre içinde kalmak şartıyla itirazın iptali davası açabilir. İcra mahkemesinin kararı genel mahkemeyi bağlamaz.
Dava açıldıktan sonra borçlunun durumu
İtirazın iptali davası açılması takibi kendiliğinden yürütmez. Takip, mahkeme itirazın iptaline karar verene kadar durur. Alacaklı bu arada borçlunun mallarını kaçırmasından endişe ediyorsa mahkemeden ihtiyati haciz isteyebilir.
Mahkeme itirazın iptaline karar verirse, takip kaldığı yerden devam eder ve alacaklı borçlunun maaşına, banka hesabına ve diğer mallarına haciz isteyebilir. Maaşın ne kadarının haczedilebileceği maaş haczi yazımızda anlatılmıştır.
Davayı kaybeden borçlu, borcunun olmadığını düşünüyorsa ayrıca menfi tespit davası açamaz; itirazın iptali kararı alacağın varlığı hakkında kesin hüküm oluşturur. Borçlunun borcu olmadığını ispat etmek için açabileceği menfi tespit ve istirdat davaları, itirazın iptali davası açılmadan önceki dönem için ayrı bir yazının konusudur: menfi tespit ve istirdat davası yazımıza bakabilirsiniz.
Kontrol listesi: itirazın iptali davası açmadan önce

- İtiraz dilekçesinin size ya da vekilinize tebliğ tarihini UYAP’tan tespit edin; 1 yıllık sürenin son gününü hesaplayın.
- Borçlunun neye itiraz ettiğini okuyun: borca, faize, imzaya, yetkiye.
- Alacağın türüne göre arabuluculuğun dava şartı olup olmadığını belirleyin (işçilik, ticari, kira, tüketici).
- Arabuluculuk gerekiyorsa başvuruyu yapın ve son tutanağı alın.
- Alacağı gösteren belgeleri toplayın: fatura, sözleşme, cari hesap ekstresi, irsaliye, banka kayıtları, yazışmalar.
- Alacağın likit olup olmadığını değerlendirin; icra inkâr tazminatını dava dilekçesinde açıkça isteyin.
- Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin, dava dilekçesine icra dosya numarasını yazın.
Sıkça sorulan sorular
İtirazın iptali davası ne kadar sürer?
Süre, mahkemenin iş yüküne ve bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine göre değişir. Arabuluculuk aşaması kural olarak birkaç hafta sürer. Belgelere dayanan basit bir fatura alacağı, tanık ve bilirkişi gerektiren bir alacaktan daha kısa sürede sonuçlanır.
1 yıllık süreyi kaçırdım, alacağımı kaybettim mi?
Kaybetmediniz, ama itirazın iptali yolunu kaybettiniz. Alacağınız zamanaşımına uğramadıysa genel mahkemede alacak davası açabilirsiniz. Bu davada icra inkâr tazminatı istenemez.
İcra inkâr tazminatı otomatik olarak verilir mi?
Verilmez. Alacaklının dava dilekçesinde tazminatı açıkça istemesi gerekir. Mahkeme ayrıca alacağın likit olup olmadığını inceler.
Borçlu yalnızca faize itiraz ettiyse ne olur?
Asıl alacak bakımından takip kesinleşir ve alacaklı o kısım için hacze geçebilir. İtirazın iptali davası yalnızca itiraz edilen faiz kısmı için açılır.
Arabulucuya gitmeden dava açtım, ne olur?
Dava şartı olan durumlarda mahkeme davayı usulden reddeder. Bu eksiklik dava sırasında arabulucuya giderek giderilemez. 1 yıllık süre dolmadıysa arabulucuya başvurup yeniden dava açabilirsiniz.
Davayı kaybeden alacaklı tazminat öder mi?
Davanın reddi tek başına yetmez. Alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine en az yüzde yirmi tazminata mahkûm edilir.
Sonuç
Borçlu ödeme emrine itiraz ettiyse, itiraz dilekçesinin size tebliğ edildiği tarihi bulun ve 1 yıllık sürenin son gününü takvime yazın. Alacağınız işçilik, ticari, kira ya da tüketici ilişkisinden doğuyorsa önce arabulucuya başvurun, son tutanağı alın ve dava dilekçenizde icra inkâr tazminatını açıkça isteyin.
Mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
