CMK 8. Madde: Bağlantı Kavramı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 8. maddesi, suçlar ve sanıklar arasında hangi durumda bağlantı bulunduğunu tanımlar. Bu sayfada CMK 8. madde metni, açıklaması, kanun gerekçesi ve maddeyle ilgili Yargıtay kararlarından alıntılar yer alıyor.

1. Kanun Metni

Bağlantı kavramı

Madde 8 – (1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.

(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.

CMK m. 8 (mevzuat.gov.tr, son kontrol: 7 Ekim 2026)

2. CMK 8. Madde Açıklaması

CMK 8. madde: bağlantı kavramı bilgi grafiği

Bağlantı, birden fazla suç ya da sanık arasında kanunun aradığı ilişkidir. Davaların birlikte açılması (m. 9), görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması (m. 10) ve bağlantılı suçlarda yetki (m. 16) bu kavrama dayanır.

Birinci fıkra iki durum sayar. Aynı kişi birden fazla suçtan sanıksa bu suçlar arasında bağlantı vardır; örneğin bir kişi hem hırsızlıktan hem de mala zarar vermekten yargılanıyorsa. Bir suçta birden fazla sanık bulunması da bağlantıdır. Sanıkların fail, azmettiren ya da yardım eden olması sonucu değiştirmez; kanun bunu “her ne sıfatla olursa olsun” diye ifade eder.

İkinci fıkra, suç işlendikten sonra yapılan bazı fiilleri asıl suçla bağlantılı sayar. Suçluyu kayırma (TCK m. 283) ile suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK m. 281) bu fiillerdir. Böylece faili saklayan ya da delilleri ortadan kaldıran kişi, asıl suçun failiyle aynı davada yargılanabilir.

Bağlantının varlığı davaların birleştirilmesini zorunlu kılmaz. Bağlantılı davalar ayrı ayrı görülebilir; birleştirmeye mahkeme karar verir. Maddede sayılan türden olmayan bağlantılar için CMK’nın 11. maddesindeki geniş bağlantı hükmü uygulanır.

Dar bağlantı ile geniş bağlantı ayrımı ve birleştirme kararı verilebilmesinin koşulları konusundaki Yargıtay kararlarından alıntılar aşağıdadır.


3. Kanun Gerekçesi

Kanunun 8. maddesi Hükümet Tasarısı’nın 8. maddesine karşılık gelir. Gerekçe ikinci fıkrayı 1412 sayılı Kanun’daki kavramlarla (faile yardım, yataklık) anlatır; kanun metni bu fiilleri “suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” olarak sayar.

Maddede “murtabıt” yerine “bağlantılı” sözcüğü kullanılmıştır. Madde iki fıkradan oluşmaktadır. Birinci fıkra, 1412 sayılı Kanunun 3 üncü maddesini tekrarlamakta, ikinci fıkra ise bağlantı kavramını genişletmekte ve aynı Kanunun 230 uncu maddesinin söz konusu ettiği olanağı somutlaştırmaktadır. Böylece ikinci fıkrada, suçun işlenmesinden sonra faile yardım etme, suçun delil, iz, eser ve emarelerini ortadan kaldırma veya suç failine yataklık etme fiillerinin de bağlantılı suç sayıldığı açıklanmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısı, madde 8 gerekçesi

4. Emsal Kararlar

Aşağıdaki alıntılar kararların metninden aynen aktarılmıştır; kararın tamamı için künyesiyle karararama.yargitay.gov.tr adresinden arama yapılabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/329, K. 2022/117, T. 24.02.2022

Buna göre, CMK’nın 8. maddesinin birinci fıkrasında; bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması veya bir suçta birden fazla sanık bulunması şeklinde dar bağlantı tanımlanmış, maddenin ikinci fıkrasında da, suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiillerinin de bağlantılı suç sayılacağı belirtilerek, bu hâlde de fiiller arasında bağlantının varlığı kabul edilmiştir.

(…) Bağlantılı davalar ayrı ayrı görülebileceği gibi, birleştirilerek de görülebilecek olup istisnai hâllerden biri olan yargılamaların birleştirilmesi kararı verilebilmesi için; 1- Davalar arasında bağlantı olmalı, 2- Davaların birleştirilmesinde yarar görülmeli, 3- Birleştirme yasağı söz konusu olmamalıdır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/1199, K. 2017/3425, T. 28.03.2017

Ceza Yargılaması sistemimiz incelendiğinde, birleştirme için üç temel ilkenin benimsendiği, bunlardan birleştirmenin ihtiyariliği ilkesinin ana, birleştirme zorunluluğu ve birleştirme yasağının ise ana ilkenin istisnalarını oluşturduğu görülmektedir.

(…) Dairemizce de benimsenen yerleşik kararlarda da belirtildiği üzere, birden fazla sanığın iştirak halinde işlediklerinin iddia edilmesi karşısında, diğer sanık hakkında dava açılmışsa bu dava ile birleştirme kararı verilmesi, dava açılmamışsa, duruşmadaki kimliğinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi ile açılması halinde davaların birleştirilmesi ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/4759, K. 2019/1442, T. 11.03.2019

Birleştirme zorunluluğu ya da birleştirme yasağının söz konusu olmadığı diğer durumlarda, mahkemelerce görülmekte olan davalar arasında bağlantı olduğu tespit edildiğinde bu davalar birleştirilebilecektir. Fakat birleştirme zorunlu olmayıp tamamen mahkemenin takdirine bırakılmıştır.

(…) Bu nedenle sanık ile ilgili verilen durma kararı tedavi ve denetim süresinin tamamlanıp tamamlanmaması şartına bağlı tutulmuş olup yargılamanın geçici olarak tatil edildiği bir dosya ile menfaat bulunmadığı halde birleştirilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.


İlgili yazılar: Görevli Olmayan Hâkim veya Mahkemenin İşlemleri (CMK m.7), Davaların Birleştirilerek Açılması (CMK m.9). Kanunun güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Kanun metninin güncel ve resmî hâli için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır.