Gizli Tanık Nedir? Şartları, Dinlenme Usulü ve Delil Değeri

Ceza yargılamasında tanığın kimliği kural olarak açıktır; sanık, kendisi aleyhine beyanda bulunan kişiyi bilir ve ona soru yöneltebilir. Örgütlü suçlarda ve ağır suçlarda ise kimliğin ortaya çıkması tanık veya yakınları için ağır bir tehlike doğurabilir. Kanun bu durumda kimliğin saklı tutulmasını ve tanığın korunmasını öngörür. Uygulamada bu korumadan yararlanan kişilere “gizli tanık” denir. Bu yazıda gizli tanıklığın dayanağı, uygulandığı suçlar, koruma kararının nasıl verildiği, tanığın dinlenme usulü ve beyanın delil değeri anlatılmaktadır.

KISA CEVAP

  • Gizli tanıklık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 58 ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’na dayanır.
  • CMK m. 58/2-4 hükümleri yalnızca bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanır (m. 58/5). 5726 sayılı Kanun ise ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya alt sınırı on yıl ya da daha fazla hapis cezasını gerektiren suçları da kapsar (m. 3/1-a).
  • Kimliğin gizli tutulması ve duruşmada hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinleme kararını soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde Cumhuriyet savcısı veya mahkeme verir (5726 sayılı Kanun m. 6/1).
  • Tanığa soru sorma hakkı saklıdır (CMK m. 58/3); Kanun hükümleri savunma hakkını kısıtlayacak şekilde uygulanamaz (5726 sayılı Kanun m. 9/10).
  • Kimliği gizli tutulan veya hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinlenen tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez (5726 sayılı Kanun m. 9/8).
  • Gizli tanık da gerçeği söylemekle yükümlüdür; yalan tanıklık (TCK m. 272) ve iftira (TCK m. 267) suçlarından sorumluluğu devam eder.

Hukuki dayanak

Gizli tanıklık iki kanunda düzenlenmiştir:

  • CMK m. 58: Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Bu hükümler ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir (m. 58/5).
  • 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu: 5/1/2008 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Kanun, tanık koruma tedbirlerini, bu tedbirlere karar verecek makamları ve korunan tanığın dinlenme usulünü düzenler.

CMK m. 58/2, 58/3 ve 58/5

“(2) Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa; kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş olduğunu açıklamakla yükümlüdür. Kimliğinin saklı tutulması için, tanığa ait kişisel bilgiler, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza edilir.”

“(3) Hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır. Soru sorma hakkı saklıdır.”

“(5) İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri, ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.”

Hangi suçlarda uygulanır?

Gizli tanık bilgi grafiği

5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu m. 3/1

“(1) Bu Kanun hükümleri, aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:”

“a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve ceza hükmü içeren özel kanunlarda yer alan ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar.”

“b) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar.”

İki kanunun kapsamı aynı değildir. CMK m. 58/2-4 hükümleri yalnızca bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanır. 5726 sayılı Kanun m. 3/1-a ise örgüt şartı aramaz; alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren her suç bu Kanun kapsamındadır. Bu ölçüt dışında kalan dosyalarda, örneğin alt sınırı on yıldan düşük olan ve örgüt faaliyeti çerçevesinde de işlenmeyen suçlarda, Kanun’daki koruma tedbirleri uygulanamaz.

Kimler korunabilir?

Tedbirden yararlanabilecekler 5726 sayılı Kanun m. 4/1’de sayılmıştır: ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler, CMK m. 236 uyarınca tanık olarak dinlenen suç mağdurları ile bunların nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, üstsoy ve altsoyu, ikinci derece dahil kan ve kayın hısımları, evlatlık bağı bulunanlar ve yakın ilişki içinde olduğu kişiler.

Tedbir için tanığın veya yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığının ağır ve ciddi bir tehlike içinde bulunması ve korunmalarının zorunlu olması gerekir (m. 4/2).

Başka bir dosyada şüpheli veya sanık olan kişi bu dosyada tanık olarak dinleniyorsa o da bu kapsama girer. Böyle bir kişinin cezasında indirim yapılması tanık korumaya değil, etkin pişmanlık hükümlerine bağlıdır (örneğin örgüt suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 221). Tanık koruma tedbiri kendi başına ceza indirimi sağlamaz.

Koruma tedbirleri

5726 sayılı Kanun m. 5/1’e göre uygulanabilecek tedbirler şunlardır:

  • kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve tebligatlar için ayrı bir adres tespit edilmesi,
  • duruşmada hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan dinlenme ya da ses veya görüntünün değiştirilerek özel ortamda dinlenme,
  • tutuklu veya hükümlü olanların durumlarına uygun ceza infaz kurumuna veya tutukevine yerleştirilmesi,
  • fizikî koruma sağlanması,
  • kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi,
  • geçici olarak geçimi sağlamak amacıyla maddî yardım yapılması,
  • çalışanın iş yerinin veya iş alanının, öğrenim görenin devam ettiği eğitim kurumunun değiştirilmesi,
  • yurt içinde başka bir yerleşim biriminde yaşamasının sağlanması,
  • uluslararası anlaşmalara ve karşılıklılık ilkesine uygun şekilde geçici olarak başka bir ülkede yerleştirilmesi,
  • fizyolojik görünümün değiştirilmesi ve buna uygun kimlik bilgilerinin yeniden düzenlenmesi.

Tedbirlerden biri veya birkaçı aynı anda uygulanabilir. Aynı sonuç daha hafif bir tedbirle elde edilebiliyorsa bu durum da göz önünde tutulur (m. 5/2). Tedbirleri Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan tanık koruma birimleri uygular (m. 11/1).

Uygulamada “gizli tanık” ifadesi, bu tedbirlerden ilk ikisinin, yani kimliğin gizli tutulması ile hazır bulunma hakkı olanlar olmadan ya da ses veya görüntü değiştirilerek dinlenmenin uygulandığı tanıklar için kullanılır.

Koruma kararı nasıl verilir?

Karar veren makam

Kimlik ve adresin gizli tutulması, hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinleme, ceza infaz kurumuna yerleştirme ve fizikî koruma kararlarını soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde Cumhuriyet savcısı veya tanığın istemi üzerine ya da re’sen mahkeme verir. Karar verilmeden önce kolluk makamları ile diğer birimlerin hazırladığı değerlendirme raporları göz önünde tutulur (m. 6/1). Kovuşturma evresinde tanıklık görevinin yapılmasından sonra kimlik değiştirme, yer değiştirme gibi diğer tedbirlere, tanığın istemi üzerine Tanık Koruma Kurulu karar verebilir (m. 6/3).

Kararda aranan hususlar

Karar verilirken korunan kişi veya yakınlarının karşı karşıya kaldığı tehlikenin ağırlığı ve ciddiliği, soruşturma ve kovuşturma konusu suçun önemi, tanığın yapacağı açıklamalar, alınacak tedbirin yaklaşık maliyeti ve tanığın psikolojik durumu göz önünde bulundurulur. İstemlerde gerekçe gösterilir ve karara dayanak olabilecek hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir (m. 6/4). Karara tedbirin şekli ve süresi, hukukî ve fiilî sebepler, tanık anlatımlarının soruşturma veya kovuşturmaya sağlayacağı fayda gibi hususlar yazılır (m. 7).

Gizlilik, süre ve kaldırma

Kararlar gizlilik esaslarına uygun olarak verilir. Tedbir kararının kapsamına göre tanığın beyanı farklı bir isim altında tutanağa kaydedilir; gerçek kimlik ve adres bilgileri ile koruma kararı ayrı bir kartonda muhafaza edilir (m. 10/1-2). Tedbirin süresine, değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devamına en geç birer yıl aralıklarla karar verilir (m. 8/1).

Tanığın koruma kararına neden olan olay hakkında yanlış bilgi vermesi veya bildiği hususları açıklamaması, yalan tanıklık veya iftiradan mahkûm olması, tedbirlere aykırı davranması ya da koruma sebeplerinin ortadan kalkması hâllerinde tedbir kaldırılabilir (m. 8/4). Yalan tanıklık veya iftiradan mahkûmiyet ve tedbirlere aykırı davranış nedeniyle tedbir kaldırılırsa, tedbir süresince yapılan giderler yasal faiziyle birlikte tanıktan tahsil edilir (m. 21).

Gizli tanığın dinlenmesi

Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların duruşmada dinlenmesinde CMK m. 58/2 ve 58/3 uygulanır (5726 sayılı Kanun m. 9/1). Hâkim, hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan tanığı dinleyebilir; dinleme sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır, soru sorma hakkı saklıdır (CMK m. 58/3). Mahkeme karar verirse dinleme sırasında tanığın görüntüsü veya sesi değiştirilerek tanınması engellenebilir (m. 9/2). Tanığın duruşma salonunda fiziksel görünümünü engelleyecek biçimde dinlenmesine de karar verilebilir (m. 9/3).

Hazır bulunma hakkı olanlar bulunmadan dinleme yapılırsa tanığın verdiği beyanlar, hâkim tarafından CMK m. 58’deki sınırlamalara uymak koşuluyla hazır bulunma hakkı olanlara açıklanır (m. 9/4). Bu şekilde alınan ifade, duruşma sırasında hazır bulunanlar huzurunda verilmiş ifade hükmündedir (m. 9/7).

Tanığın fiziksel görünümü engellenerek dinlenmesi hâlinde sorulacak soruların tanık hakkında uygulanan tedbirlerle orantılı ve amaca uygun olması gerekir. Hâkim, sorulan soruların tanığa sorulmamasına karar verebilir veya dolaylı dahi olsa tanığın kimliğini ortaya çıkaracak soruların sorulmasına izin vermez (m. 9/5). Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamakla yükümlüdür (CMK m. 58/2). Bütün bu hükümler savunma hakkını kısıtlayacak şekilde uygulanamaz (m. 9/10).

Beyanın delil değeri

5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu m. 9/8

“(8) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez.”

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûm edilen ve hakkında gizli tanık beyanı dışında başkaca delil bulunmayan bir sanık bakımından 5726 sayılı Kanun’un 9/8 inci maddesini gözeterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Gizli tanıklığın en önemli sınırı budur. Kimliği gizlenen veya hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinlenen tanığın beyanı tek başına mahkûmiyet kararına dayanak yapılamaz; hükme esas alınabilmesi için dosyadaki diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

Savunma bakımından nelere bakılır?

Beyan hükme esas alınacaksa savunma onu ayrıntılı biçimde incelemelidir. Uygulamada şu noktalar öne çıkar:

  • Bilginin kaynağı. Tanığın olayı bizzat gözlemleyip gözlemlemediği veya başkasından duyup duymadığı ayrıştırılmalıdır. CMK m. 58/2 gereği tanık, olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamak zorundadır.
  • Tutarlılık. Tanığın soruşturma ve kovuşturmadaki beyanları arasında tarih, yer ve kişiler bakımından çelişki bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
  • Diğer delillerle karşılaştırma. Anlatılan olayların HTS kayıtları, banka kayıtları veya kamera görüntüleri gibi objektif delillerle uyumlu olup olmadığı araştırılmalıdır.
  • Soru sorma hakkı. Tanığa yöneltilmek istenen sorular mahkemeye bildirilebilir. Soruların gerekçesiz reddedilmesi veya tanığın hiç dinlenmeden beyanının okunmasıyla yetinilmesi, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yolunda ileri sürülebilir (CMK m. 58/3; 5726 sayılı Kanun m. 9/10).

Tanığın hak ve yükümlülükleri

Şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi, kan veya kayın hısımlarından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan hısımları, ikinci derece dahil kayın hısımları ve evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir (CMK m. 45/1). Tanık, kendisini veya bu kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten de çekinebilir (CMK m. 48/1).

Gizli tanığın sorumluluğu

Gizli tanık da gerçeği söylemekle yükümlüdür. Kimliğinin saklı olması, yalan tanıklık ve iftira suçlarından sorumluluğu kaldırmaz. Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık yapana bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 272/2). Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m. 272/3). Bir kimseye işlemediğini bildiği hâlde hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasını sağlayan kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 267/1).

Benzer kavramlardan farkı

  • Gizli soruşturmacı (CMK m. 139): Hâkim kararıyla görevlendirilen kamu görevlisidir ve kimliği değiştirilebilir. Kovuşturma evresinde tanık olarak dinlenmesi zorunluysa, hazır bulunma hakkı olanlar olmadan veya ses ya da görüntüsü değiştirilerek dinlenir ve bu durumda 5726 sayılı Kanun m. 9 kıyasen uygulanır (CMK m. 139/3).
  • Etkin pişmanlık (TCK m. 221): Örgüt suçlarında kişiye ceza indirimi veya cezasızlık sağlayan bir kurumdur. Tanık koruma tedbiri ise tanık olarak dinlenen kişiye uygulanır (5726 sayılı Kanun m. 4). İki kurum ayrı hükümlere dayanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sanık, gizli tanığın kimliğini öğrenebilir mi?

Koruma tedbiri sürdüğü sürece öğrenemez; kararlar ve işlemler gizlidir (5726 sayılı Kanun m. 10, 18). Buna karşılık tanığın olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklaması gerekir ve soru sorma hakkı saklıdır.

Gizli tanık beyanı tutuklamaya dayanak olabilir mi?

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir (CMK m. 100/1). Beyanın bu değerlendirmede hangi ağırlıkla dikkate alınacağı dosyadaki diğer delillere bağlıdır. Hükme esas alınma bakımından ise 5726 sayılı Kanun m. 9/8 sınır koyar: beyan tek başına yeterli değildir.

Gizli tanıklık talebi reddedilen kişi ne yapar?

Kişi açık kimlikle dinlenir. Talebin reddi tanıklık yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Tanık, kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir (CMK m. 48/1).

Gizli tanık mahkemede dinlenmeden beyanı okunabilir mi?

Kanun, tanığın duruşmada dinlenmesini öngörür: hazır bulunma hakkı olanlar olmadan dinleme hâlinde bile ses ve görüntülü aktarma yapılır ve soru sorma hakkı saklıdır (CMK m. 58/3). Tanık hiç dinlenmeden beyanın okunmasıyla yetinilmesi, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yolunda ileri sürülebilir.

Sonuç

Gizli tanıklık, belirli suçlarla sınırlı, istisnai bir korumadır. Tanığın kimliği saklı tutulabilir; ancak soru sorma hakkı korunur ve gizli tanık beyanı tek başına mahkûmiyete dayanak yapılamaz. Kimliği gizli bir tanığın beyanına dayanan dosyada savunma; tanığın bilgisinin kaynağına, beyanların birbirine ve diğer delillere uyup uymadığına ve soru sorma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığına bakmalıdır. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

Kanunların güncel metni: 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.