Güvence Bedeli: Kefaletle Serbest Kalma ve Paranın İadesi

Halk arasında “kefaletle tahliye” olarak bilinen uygulamanın kanundaki adı güvence bedelidir. Şüpheli veya sanık, tutuklanmak yerine ya da tutukluyken belirli bir parayı yatırarak serbest kalabilir. Bu para bir ceza değildir; yargılama sonunda duruma göre iade edilir, zararın karşılanmasında kullanılır veya Hazineye gelir yazılır.

KISA CEVAP

  • Güvence bedeli, CMK 109/3-f’de düzenlenen bir adli kontrol yükümlülüğüdür.
  • Miktar, şüphelinin parasal durumu dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir.
  • Güvence, hem yargılamada hazır bulunmayı hem de zararın ve giderlerin ödenmesini güvenceye alır.
  • Karar, güvencenin hangi kısımlarının neyi karşıladığını ayrı ayrı göstermelidir.
  • Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararında güvence iade edilir.
  • Geçerli mazereti olmadan yükümlülüklerine uymayan kişinin güvencesi Hazineye gelir yazılabilir.

Kanun metni

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109/3-f, 113/1 ve 115

(109/3-f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak. […] (113/1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar: a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması. b) Aşağıda gösterilen sıraya göre ödemelerin yapılması: 1. Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve eski hâle getirme; […] 2. Kamusal giderler. 3. Para cezaları. […] (115/2) Güvencenin, suç mağduruna veya nafaka alacaklısına verilmemiş olan ikinci kısmı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararları verildiğinde de şüpheli veya sanığa geri verilir. Aksi hâlde, geçerli mazereti dışında, güvence Devlet Hazinesine gelir yazılır.

Güvence nasıl belirlenir?

Güvence Bedeli bilgi grafiği

Güvence bedeline, tutuklama koşulları bulunan bir dosyada tutuklama yerine veya tutukluluğun devamı yerine karar verilebilir. Talep, soruşturmada Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır; hâkim miktarı ve ödeme şeklini belirler. Kovuşturma evresinde mahkeme de bu yönde karar verebilir.

Miktar belirlenirken şüphelinin parasal durumu esas alınır. Güvence, kişinin ödeyemeyeceği bir tutarda belirlenirse fiilen tutukluluğun devamı anlamına gelir ve ölçülülük ilkesine aykırı olur. Kanun taksitle ödemeye de imkân tanır.

CMK 113/2’ye göre kararda güvencenin hangi kısmının hazır bulunmayı, hangi kısmının ödemeleri karşıladığı ayrı ayrı gösterilmelidir. Bu ayrım, yargılama sonunda paranın akıbetini belirler.

Yargılama sonunda güvencenin akıbeti

Güvencenin akıbeti yargılamanın sonucuna göre değişir:

  • Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı: Mağdura verilmemiş kısım dahil güvence iade edilir.
  • Mahkûmiyet: Hazır bulunma yükümlülüğünü yerine getiren hükümlüye bu kısım iade edilir. Ödemelere ayrılan kısım sırasıyla zarar ve masraflara, kamusal giderlere ve para cezasına mahsup edilir, artanı geri verilir.
  • Yükümlülüğe aykırılık: Geçerli bir mazeret olmadan duruşmalara gelmeyen veya kaçan kişinin güvencesi Hazineye gelir yazılabilir.

CMK 114, şüpheli veya sanığın rızasıyla güvencenin mağdurun zararını karşılayan kısmının yargılama bitmeden mağdura verilebileceğini de düzenler.

Yargıtay kararı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 100.000 TL nakdi kefaletle tahliye edilip yıllar sonra beraat eden ve paranın faizsiz iade edildiğini ileri süren bir kişinin tazminat davasında, iade edilen paranın değer kaybının araştırılması gerektiğini belirtmiştir:

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 12.12.2022 tarihli, E. 2021/4879, K. 2022/9807 sayılı kararı

Davacı tarafça 23.02.2006 tarihinde yatırılan 100.000 TL nakdi kefalet miktarına ilişkin ödeme ve iadeye ilişkin makbuzların aslı veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, ödeme ve iade tarihleri arasındaki dönemde nemalandırılma yapılıp yapılmadığının araştırılması, nemalandırılma yapıldığının tespiti halinde davacıya ödenen miktarın belirlenmesi, nemalandırılma yapılmadığı tespit edilir ise yatırılan 100.000 TL’nin davacıya iade edildiği tarih olan 26.09.2017 tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarının […] olduğu ve bu miktara ödeme tarihi olan 26.09.2017 tarihinden yasal faize hükmedilmesi gerekirken

Aynı kararda Daire, adli kontrol tedbirlerinin de geçici olduğunu ve “bunu haklı kılan şartlar ortadan kalkınca bu tedbirin de kaldırılması gerektiği kuşkusuzdur” diyerek ölçülülüğe dikkat çekmiştir. Haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat konusu için Haksız Tutuklama Tazminatı (CMK 141) yazımıza bakılabilir.

Sıkça sorulan sorular

Güvence bedeli ile adli para cezası aynı şey midir?
Hayır. Güvence, yargılama sırasında alınan geçici bir teminattır. Adli para cezası ise mahkûmiyet sonucunda verilen bir cezadır. Mahkûmiyet hâlinde güvencenin ilgili kısmı para cezasına mahsup edilebilir.

Güvence yerine başka bir adli kontrol tedbiri istenebilir mi?
Evet. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konuttan çıkmama gibi tedbirler de uygulanabilir. İmza yükümlülüğü için Adli Kontrol İmza Yükümlülüğü yazımıza bakılabilir.

Güvence miktarı çok yüksekse ne yapılabilir?
Karara itiraz edilebilir. İtirazda kişinin gelir durumu belgelerle gösterilmeli ve daha hafif bir tedbirin yeterli olacağı açıklanmalıdır.

Güvenceyi başkası yatırabilir mi?
Uygulamada güvencenin üçüncü bir kişi tarafından yatırılması mümkündür. İade aşamasında makbuzların saklanması önem taşır.

Sonuç

Güvence bedeli, tutuklamaya göre daha hafif bir tedbirdir; ancak miktarın kişinin parasal durumuyla orantılı olması gerekir. Yatırılan paraya ait makbuzlar yargılama sonuna kadar saklanmalıdır.

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.