Bir kimsenin konutuna ya da konutun eklentisine onun rızası olmadan giren veya izinle girdikten sonra çıkmayan kişi, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işler (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, TCK m. 116). Temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Fiil gece vakti ya da cebir veya tehdit kullanılarak işlenirse ceza bir yıldan üç yıla çıkar. Suç uzlaştırma kapsamındadır; temel hâli ayrıca şikâyete bağlıdır.
KISA CEVAP
- Konuta veya eklentisine (bahçe, balkon, garaj, depo) rızaya aykırı girmek ya da izinle girip çıkmamak suçtur.
- Temel ceza altı ay ile iki yıl hapistir (TCK m. 116/1).
- Açık rıza gerekmeden girilen yerler dışındaki iş yerlerinde ceza altı ay ile bir yıl hapis veya adli para cezasıdır (m. 116/2).
- Gece vakti, cebir veya tehditle işlenirse ceza bir yıl ile üç yıl hapistir (m. 116/4).
- Aile bireylerinden birinin meşru amaçla verdiği rıza yeterlidir (m. 116/3).
- Suç uzlaştırmaya tabidir (5271 sayılı CMK m. 253). Birinci ve ikinci fıkradaki hâller şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 116
(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. (4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suçla korunan değer: mülkiyet değil, huzur
Bu suç evin kime ait olduğunu korumaz, orada yaşayan kişinin huzurunu ve güvenlik duygusunu korur. Bu nedenle ev sahibi de kiracısının evine kiracının rızası olmadan girerse suç işlemiş olur. Kira süresi bitmiş olsa bile kiraya verenin anahtarla içeri girmesi suçu oluşturabilir; tahliye ancak icra veya mahkeme yoluyla sağlanır. Tahliye yollarını sitemizdeki Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? yazısında anlattık.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu noktayı şöyle açıklar:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.07.2020 tarihli, E. 2018/578, K. 2020/363 sayılı kararı
Madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere konut dokunulmazlığının ihlali ile mülkiyet ve zilyetlik hakkı değil kişi hürriyeti korunmaktadır. Kanunda mülkiyet ve zilyetliği koruyan başka hükümler bulunmakta olup bu suçla kişilerin konutlarındaki güvenlik duygusu, sükûn ve huzurlarının korunması amaçlanmaktadır.
Konut ve eklenti nedir?
Ceza Genel Kurulu konutu, kişilerin devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerler olarak tanımlar. Ev, yazlık, otel odası, öğrenci yurdundaki oda ve karavan bu kapsama girebilir. Eklenti ise konuta bağlı ve onunla birlikte kullanılan bahçe, avlu, balkon, garaj, kömürlük gibi yerlerdir.
İş yerleri ayrı bir fıkrada düzenlenir. Mağaza, kafe veya bekleme salonu gibi herkesin açık izin almadan girdiği yerlere mesai saatinde girmek suç değildir. Ancak iş yerinin personel bölümüne, kapalıyken ya da yasaklandığı hâlde girmek ikinci fıkradaki suçu oluşturur.
Rıza ve aile içi durumlar
Rıza açık olabileceği gibi davranıştan da anlaşılabilir. Kapıyı çalmak ve içeri buyur edilmek açık rızadır. Kapısı kilitli bahçenin duvarından atlamak ise rızaya aykırılığın açık göstergesidir.
Evi birden fazla kişi kullanıyorsa, birinin rızası kural olarak yeterlidir (m. 116/3). Kanun burada bir şart koyar: rıza meşru bir amaca yönelik olmalıdır. Ceza Genel Kurulu aynı kararda bu şartı şöyle açıklamıştır:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.07.2020 tarihli, E. 2018/578, K. 2020/363 sayılı kararı
Öyleyse meşru bir amaç için gösterilmiş rıza olması kaydıyla evlilik birliğindeki aile üyelerinden her biri tek başına rıza açıklamaya ehildir. Meşru amacın, hukuka aykırı olmaması, diğer hak sahipleri tarafından kabul edilebilir nitelikte olması gerekir.
Bu karara konu olayda sanık, gece saat 22.00 sıralarında evin hanımının izniyle eve girmiş, eşi eve döndüğünde kapı içeriden zincirlenmiş bulunmuştu. Uyuşmazlık, eşlerden birinin verdiği rızanın meşru bir amaca dayanıp dayanmadığına ilişkindi.
Cezayı ağırlaştıran hâller
Dördüncü fıkraya göre fiil cebir veya tehditle ya da gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat öncesine kadar süren zamandır (TCK m. 6/1-e).
TCK m. 119 ayrıca cezayı bir kat artıran hâller sayar: suçun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, birden fazla kişi tarafından birlikte, suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi.
Hırsızlık amacıyla eve girilmişse fail ayrıca hırsızlıktan da yargılanır. Konutta işlenen hırsızlık, nitelikli hırsızlıktır (TCK m. 142/1-b). Bu konuyu sitemizdeki Hırsızlık Suçu (TCK 141-142) yazısında anlattık.
Şikâyet, uzlaşma ve görevli mahkeme

- Şikâyet: Birinci ve ikinci fıkradaki hâller şikâyete bağlıdır. Şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde savcılığa veya kolluğa yapılır. Dördüncü fıkradaki ağır hâl şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur.
- Uzlaştırma: CMK m. 253 konut dokunulmazlığının ihlalini (madde 116) uzlaştırma kapsamında sayar. Taraflar uzlaşırsa soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla biter.
- Kovuşturma: Uzlaşma olmazsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir.
- Hüküm: Ceza iki yılı geçmediği için mahkeme şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın ertelenmesine karar verebilir.
Sıkça sorulan sorular
Ev sahibi, kira süresi bittiği hâlde çıkmayan kiracının evine girebilir mi?
Giremez. Kiracı fiilen oturmaya devam ediyorsa konut onun konutudur. Kiraya veren tahliye kararı veya icra yoluyla tahliye sağlar; kendi başına girerse konut dokunulmazlığını ihlal etmiş olur.
Boşanma davası sürerken eşin evine girmek suç mudur?
Mahkeme ortak konutun kullanımını eşlerden birine bırakmışsa ve diğer eş bu konuta rızaya aykırı girerse suç oluşabilir. Aile içi şiddet nedeniyle 6284 sayılı Kanun’a göre uzaklaştırma kararı verilmişse karara aykırılık ayrıca zorlama hapsine yol açar.
Apartmanın ortak bahçesine veya merdivenine girmek de suç sayılır mı?
Bina girişi ve merdivenler apartmanda oturanların ortak eklentisidir. Kapısı kapalı bir apartmana izinsiz girip daire kapısına kadar gelmek bu suçu oluşturabilir. Somut olayda girişin amacı ve binanın kullanım biçimi değerlendirilir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Birinci ve ikinci fıkradaki hâllerde şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Dördüncü fıkradaki ağır hâl şikâyete bağlı olmadığı için vazgeçme sonuca etki etmez, ancak uzlaşma bu hâlde de mümkündür.
Başvuru yeri ve süre
Şikâyet, olayın gerçekleştiği yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aylık süre kaçırılırsa temel hâl için soruşturma yapılamaz. Kapı ve kilit hasarı, güvenlik kamerası kayıtları ve tanık bilgileri şikâyet dilekçesine eklenmelidir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
