
Bir suçun işlenmesinde, fiili bizzat gerçekleştirmeyen ama suç fikrini başkasında oluşturan kişi de sorumlu tutulur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) bu kişiyi azmettiren olarak tanımlar ve kural olarak failin cezasıyla cezalandırır. Azmettirme, suç ortaklığının (iştirakin) yardım etmeyle birlikte iki “şeriklik” görünümünden biridir. Şerik, suçun kanuni tanımındaki fiili kendisi gerçekleştirmeyen, ancak suçun işlenmesine katkıda bulunan suç ortağıdır.
KISA CEVAP
- Azmettirme, başkasında belli bir suçu işleme kararı oluşturmaktır. Azmettiren, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 38/1).
- Fail suç işleme kararını önceden vermişse azmettirme oluşmaz. Karara destek olan kişi yardım eden sıfatıyla sorumlu olur ve cezası indirilir (TCK m. 39).
- Azmettirenin sorumlu tutulması için suçun en azından teşebbüs aşamasına varması gerekir (TCK m. 40/3).
- Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmışsa ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocuk azmettirilmişse bu ilişki aranmaz (TCK m. 38/2).
- Azmettirenin ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında indirim uygulanabilir (TCK m. 38/3).
- Azmettirme çoğu zaman tanıksız gerçekleştiğinden ispat; beyan, iletişim kayıtları, mesajlar ve para transferi gibi delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır.
Kanuni düzenleme
TCK m. 38 şöyledir:
TCK m. 38 (Azmettirme)
Madde 38- (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.
Azmettirmenin unsurları
Failde suç işleme kararının oluşturulması
Azmettirme, belli bir suçu işleme konusunda henüz karar vermemiş bir kişide bu kararın oluşturulmasıdır. İkna etme, para veya menfaat vaat etme, ısrar, nüfuz kullanma veya kışkırtma gibi yollarla yapılabilir. Kanun azmettirmenin aracını sınırlamamıştır; belirleyici olan, failin suç işleme kararının azmettirenin etkisiyle doğmasıdır.
Failin suç işleme kararını önceden vermiş olması hâlinde azmettirme oluşmaz. Bu durumda karara destek olan kişinin davranışı, TCK m. 39/2-a’daki “suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek” kapsamında manevi yardım olarak değerlendirilir. Ayrım cezaya yansır: azmettiren failin cezasıyla cezalandırılırken, yardım edene indirimli ceza verilir.
Belli bir suç ve belli bir kişi
Azmettirme, belirli bir suça ve belirli bir kişiye yönelik olmalıdır. Genel olarak suç işlemeye özendirme veya kim olduğu belli olmayan kişilere yönelik çağrılar azmettirme sayılmaz. Bu tür davranışlar, şartları varsa TCK m. 214’teki suç işlemeye tahrik suçunu oluşturur. TCK m. 214/1’e göre suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; tahrik konusu suç işlenirse tahrik eden, o suça azmettiren sıfatıyla sorumlu olur (TCK m. 214/3).
Azmettirilen suçun yeri, zamanı ve işleniş biçimi gibi ayrıntıların belirlenmiş olması gerekmez. Ancak suçun türü ve kanuni unsurları azmettirenin kastı kapsamında olmalıdır. Azmettireni azmettirmek de mümkündür; bu durumda zincirdeki her azmettiren, gerçekleşen suçtan azmettiren sıfatıyla sorumlu olur.
Kast
Azmettirme ancak kasten yapılabilir ve yalnızca kasıtlı suçlara azmettirme mümkündür. Azmettirenin kastı, hem failde suç işleme kararı oluşturmayı hem de azmettirilen suçun kanuni unsurlarını kapsamalıdır. Taksirli suçlarda iştirak hükümleri uygulanmaz.
Asıl fiilin en az teşebbüs aşamasına varması
TCK m. 40/3’e göre suça iştirakten sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir. Azmettirilen kişi suçu işlemeye hiç başlamazsa azmettirme sonuçsuz kalır ve azmettiren bu nedenle cezalandırılmaz. Azmettirmeye yönelik davranış kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmışsa (örneğin TCK m. 214’te olduğu gibi), yalnızca o suçtan sorumluluk doğabilir.
Bağlılık kuralı ve dolaylı faillikten farkı
TCK m. 40/1’e göre suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Her suç ortağı, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. Bu nedenle failin şahsına özgü bir cezasızlık nedeninden yararlanması, azmettirenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Dolaylı faillik ile azmettirme ayrılmalıdır. TCK m. 37/2 uyarınca suçun işlenmesinde başkasını araç olarak kullanan kişi fail olarak sorumludur; kusur yeteneği olmayanları araç olarak kullanan kişinin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Dolaylı failde fiil üzerindeki hâkimiyet arka plandaki kişidedir; azmettirmede ise fiili gerçekleştiren kişi kendi kararıyla hareket eder ve fiil üzerindeki hâkimiyet ondadır.
Azmettirilen kişi, azmettirilen suçun sınırlarını nitelik veya nicelik bakımından aşarsa, azmettiren yalnızca azmettirdiği suçtan sorumlu olur. Örneğin yaralamaya azmettirilen kişi mağduru öldürürse, azmettirenin sorumluluğu kural olarak yaralamayla sınırlıdır. Önemsiz sapmalar ise azmettirenin sorumluluğunu etkilemez.

Azmettirenin cezası
Temel kural
Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m. 38/1). Suç teşebbüs aşamasında kalmışsa azmettiren de teşebbüs hükümlerine göre cezalandırılır. Azmettiren hakkında failden bağımsız olarak kendi durumuna göre haksız tahrik, takdiri indirim veya yaş küçüklüğü gibi kişisel nedenler ayrıca değerlendirilir.
Üstsoy ve altsoy ilişkisi ile çocuklar: artırım
Azmettirme, üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak yapılmışsa, örneğin bir ebeveyn çocuğunu suç işlemeye yönlendirmişse, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesinde bu artırım için üstsoy ve altsoy ilişkisi aranmaz (TCK m. 38/2). TCK m. 6/1-b’ye göre çocuk, henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişidir. Bu yaştaki herhangi bir kişiyi suça azmettiren kişinin cezası artırılır.
Azmettirenin ortaya çıkarılması: indirim
Azmettirenin kim olduğu belli değilse, onun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı lehine şu indirimler öngörülmüştür (TCK m. 38/3):
- ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezası verilebilir;
- müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilebilir;
- diğer hâllerde verilecek ceza üçte bir oranında indirilebilir.
Hüküm etkin pişmanlığa benzer; amacı azmettirenin yakalanmasını teşvik etmektir. İndirim takdire bağlıdır (“hükmolunabilir”, “yapılabilir”); mahkeme, bilginin azmettirenin ortaya çıkmasına gerçekten katkı sağlayıp sağlamadığını değerlendirir.
Gönüllü vazgeçme
İştirak hâlinde işlenen suçlarda yalnızca gönüllü vazgeçen suç ortağı gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır (TCK m. 41/1). Kanun, suç ortağının vazgeçmesini iki durumda daha kabul eder: suçun, gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayret dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması ve suçun, gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması (TCK m. 41/2).
Azmettiren, failde oluşturduğu kararı geri almak için ciddi bir çaba gösterirse, örneğin faili vazgeçirmeye çalışır, mağduru uyarır veya kolluğa haber verirse, suç bütün bu gayrete rağmen işlenmiş olsa bile gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanabilir. Buna karşılık yalnızca “vazgeçtim” demek veya sessiz kalmak, gönüllü vazgeçme için yeterli bir gayret sayılmaz. Gönüllü vazgeçme hâlinde azmettiren, azmettirdiği suçtan cezalandırılmaz; ancak o ana kadarki davranışı başka bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu olur.
Azmettirmenin ispatı
Azmettirme çoğu zaman sözlü olarak ve tanıksız gerçekleşir. Bu nedenle ispat, failin beyanı, iletişim kayıtları (HTS), mesajlaşmalar, para transferleri ve olay öncesi ile sonrasındaki davranışlar gibi delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Failin, cezasını hafifletmek amacıyla bir başkasını azmettiren olarak göstermesi ihtimali de gözetilmelidir. İletişim kayıtları yalnızca görüşmenin yapıldığını gösterir; içeriği tespit edilemeyen bir görüşme, diğer delillerle desteklenmedikçe azmettirmeyi tek başına ispatlamaya yetmez.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürmeye ve kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında, elde edilen delillerin mahkûmiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarını onamıştır (Yargıtay 1. CD, E. 2016/3389, K. 2017/1830, T. 22/05/2017).
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/3389, K. 2017/1830, T. 22/05/2017
1. Ceza Dairesi 2016/3389 E. , 2017/1830 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme ve bu suça azmettirme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça azmettirme, kasten öldürmeye yardım, kasten öldürmeye teşebbüse yardım, kasten yaralama. HÜKÜM : 1-) Sanık … hakkında; Maktul …’u kasten öldürme suçundan TCK’nun 81/1, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası, Katılan …’i yaralama suçundan TCK’nun 86/1, 86/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası (3 kez). 2-) Sanık … hakkında; Kasten öldürmeye azmettirme ve kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçlarından CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat. 3-) Sanık … hakkında; Kasten öldürmeye azmettirme, yardım etme, kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme ve yardım etme suçlarından CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat. TÜRK MİLLETİ ADINA Sanık … müdafiinin yasal süresindeki temyiz isteminden sonra, sanığın cezaevinden göndermiş olduğu 29.02.2016 tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını istediği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca, cezanın onanması isteği, temyiz isteminden vazgeçme niteliği taşıdığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, katılan … vekilinin temyizi üzerine ve kasten öldürme suçu yönünden re’sen yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında; maktul …’a yönelik kasten öldürme, mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanıklar …ve …hakkında; maktul …’a yönelik kasten öldürmeye azmettirme, mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçlarından elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan … vekilinin; suç vasfına ve vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; Sanık … hakkında; maktul …’a yönelik kasten öldürme, mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçları yönünden; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN mahkumiyet hükümleri ile sanıklar… ve …hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürmeye azmettirme, mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 22/05/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.
Aynı Daire başka bir dosyada, tasarlayarak öldürmeye azmettirme iddiasıyla yargılanan sanığın usulüne uygun savunması alınmadan beraat kararı verilmesini CMK m. 193 ve 216’ya aykırı bulmuştur. Daire ayrıca, faili aracıyla olay yerine getiren ve olaydan sonra kaçmasını sağlayan sanığın eylemini TCK m. 39 kapsamında yardım etme olarak nitelendirmiş ve bu sanık hakkında verilen beraat kararını bozmuştur (Yargıtay 1. CD, E. 2014/4698, K. 2014/5848, T. 03/12/2014).
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2014/4698, K. 2014/5848, T. 03/12/2014
1. Ceza Dairesi 2014/4698 E. , 2014/5848 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etmek – Tasarlayarak öldürmeye azmettirme – Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek HÜKÜM : 1-Sanık … hakkında; …’yı kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca; 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına. 2-Sanık … hakkında; Tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan; Beraatine. 3-Sanık … hakkında; TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; tasarlamanın oluşması için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar göstererek kararlaştırılan suçun işlenmesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda; sanık …’ın kasten öldürme suçunu işleme kararını önceden aldığına ve kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçtiğine kabule ilişkin yeterli ve kesin delillin elde edilemediği, bu nedenle tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla; mahkemece sanık …’ın mağdur …’ye yönelik eyleminin TCK’nun 81, 35. maddeleri kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki suçun niteliğine yönelen ve bozma öneren düşünce benimsenmemiştir. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’yü kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısının sanıkların eylemlerinde tasarlama halinin bulunduğuna, sanık … müdafıinin suçun niteliğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, A- Sanık …’ın mağdur …’yü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), B- a)Sanık …’in mağdur …’yü tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; Dosya kapsamına göre sanığın usulüne uygun olarak savunması alınmamasına rağmen, delillerin tartışılarak hüküm kurulması suretiyle CMK’nun 193 ve 216. maddelerine aykırı davranılması, B) Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay günü sanıklar …, … ve …’ın birlikte, sanık …’ın kullandığı araç ile mağdur …’nün arkadaşlarıyla beraber oturduğu işyerine doğru gittikleri, sanık …’ın araçtan inerek mağdur …’nün bulunduğu işyeri kapısı girişinden o sırada koltukta oturmakta olan mağdura öldürmek amacı ile iki kez ateş ederek, sağ femur distal uç fragmente açık kırığa neden olacak şekilde mağduru yaraladığı, akabinde koşarak kendisini bekleyen sanık …’ın aracına binip olay yerinden uzaklaştıkları olayda; Sanık …’ın, sanık …’ı aracı ile getirip olay sonrası yine kendisinin kullandığı araçla birlikte kaçmasını sağlamak suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 39. maddesi kapsamında sanık …’ın eylemine yardım eden olarak katıldığı anlaşıldığı halde, mağdur …’yü kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etmeden cezalandırılması yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak (BOZULMASINA), 03/12/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yargılamaya ilişkin hususlar
Azmettiren, işlenen suç hangi mahkemenin görevine giriyorsa o mahkemede yargılanır; kasten öldürmeye azmettirmede ağır ceza mahkemesi görevlidir. Azmettiren ile fail hakkındaki davalar genellikle birleştirilerek birlikte görülür. Azmettiren işlenen suçun cezasıyla sorumlu olduğundan, dava zamanaşımı da bu cezaya göre belirlenir. Azmettiren sıfatıyla yargılanan sanık hakkında yargılama sırasında suç vasfının yardım etmeye dönüşmesi ihtimali ortaya çıkarsa, ek savunma hakkı tanınması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Azmettirilen kişi suçu işlemekten vazgeçerse azmettiren cezalandırılır mı?
Suç teşebbüs aşamasına varmamışsa azmettiren TCK m. 38 uyarınca cezalandırılmaz (TCK m. 40/3). Davranış başka bir suç tipine uyuyorsa o suçtan sorumluluk ayrıca değerlendirilir.
Azmettirenin cezası failin cezasından daha ağır olabilir mi?
Olabilir. Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak veya bir çocuk suça azmettirilmişse azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Ayrıca fail lehine uygulanan kişisel indirimler azmettirene yansımaz.
Azmettirme ile yardım etme arasındaki temel fark nedir?
Azmettirmede failin suç işleme kararı azmettirenin etkisiyle doğar. Yardım etmede ise fail kararını zaten vermiştir; yardım eden bu kararı kuvvetlendirir veya suçun işlenmesini kolaylaştırır.
Sonuç
Azmettirme iddiası bulunan bir dosyada üç soru belirleyicidir: sanığın katkısı failde karar oluşturmak mıdır, yoksa var olan kararı kuvvetlendirmek midir; suç en azından teşebbüs aşamasına varmış mıdır; iddia hangi delillere dayanmaktadır. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili mevzuat:
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.