CMK 12. Madde: Yetkili Mahkeme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 12. maddesi, ceza davasına hangi yerdeki mahkemenin bakacağını düzenler. Bu sayfada CMK 12. madde metni, açıklaması, kanun gerekçesi ve maddeyle ilgili Yargıtay kararlarından alıntılar yer alıyor.

1. Kanun Metni

Yetkili mahkeme

Madde 12 – (1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.

(2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

(3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.

(4) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü bulunuyorsa, o yer mahkemesi de yetkilidir.

(5) Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.

(6) (Ek:8/7/2021-7331/10 md.) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.

CMK m. 12 (mevzuat.gov.tr, son kontrol: 8 Ekim 2026)

2. CMK 12. Madde Açıklaması

CMK 12. madde: yetkili mahkeme bilgi grafiği

Ceza davasına kural olarak suçun işlendiği yerdeki mahkeme bakar (m. 12/1). Yetki, davaya hangi yerdeki mahkemenin bakacağını gösterir; hangi tür mahkemenin (asliye ceza, ağır ceza gibi) bakacağını gösteren görev kuralından ayrıdır.

Suç tek yerde ve tek hareketle tamamlanmamışsa ikinci fıkra uygulanır. Teşebbüs aşamasında kalan suçta son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi bir süre devam eden kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği yere bakılır: Ankara’da alıkonulan mağdur İzmir’de serbest kalmışsa yetkili mahkeme İzmir’dedir. Zincirleme suçta (TCK m. 43) son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

Basılı eserle işlenen suçlarda yetki, eserin yayım merkezinin bulunduğu yer mahkemesindedir. Eser birden çok yerde basılmış ve suç yayım merkezi dışındaki baskıda oluşmuşsa o baskının yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir (m. 12/3). Görsel veya işitsel yayınlarda aynı kural uygulanır (m. 12/5).

Kanun bazı hâllerde mağdurun bulunduğu yere de yetki verir. Şikâyete bağlı hakaret suçunda eser mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa o yer mahkemesi de yetkilidir. Aynı fıkraya göre mağdur suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlüyse bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir (m. 12/4). Görsel ve işitsel yayın mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkili olur (m. 12/5).

Altıncı fıkra maddeye 2021’de 7331 sayılı Kanun’la eklendi. Bilişim sistemi, banka veya kredi kurumu ya da banka veya kredi kartı araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Bursa’da oturan bir kişi sahte bir alışveriş sitesine para göndererek dolandırılmışsa, fail nerede olursa olsun Bursa mahkemeleri davaya bakabilir.

Fıkralardaki “de” bağlacı bu yetkilerin ek olduğunu gösterir; suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkisi devam eder.

Yetkisizlik iddiasının süresi vardır. Sanık bu iddiayı ilk derece mahkemesinde duruşmada sorgusundan önce bildirir; bu aşamadan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamaz, mahkeme de kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez (CMK m. 18).

Soruşturma evresinde yetkisizlik kararıyla dosya alan Cumhuriyet savcısı kendisini de yetkisiz görürse, yetkili savcılığı, savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi belirler; bu karar kesindir (CMK m. 161/7).

Bilişim ve banka yoluyla işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yerinin yetkisi ve dolandırıcılıkta suçun işlendiği yer konusundaki Yargıtay kararlarından alıntılar aşağıdadır.

Tasarı ile kanun arasındaki fark: Bu hüküm Hükümet Tasarısı’nda 13. maddeydi. Gerekçe eski Türk Ceza Kanunu’nun terimlerini kullanır: “mütemadî suç” kanundaki kesintisiz suç, “müteselsil suç” zincirleme suçtur; “hakaret ve sövme” ifadesinin kanundaki karşılığı “hakaret”tir. Gerekçenin son paragrafında anlatılan, sanığın hükmü verecek mahkemede bizzat dinlenebilmesi için öngörülen “ikili yetki” kanun metninde yer almaz. Altıncı fıkra 2021’de eklendiği için gerekçede karşılığı yoktur.


3. Kanun Gerekçesi

Kanunun 12. maddesi Hükümet Tasarısı’nın 13. maddesine karşılık gelir. Gerekçe tasarı metni için yazılmıştır; son paragrafındaki ikili yetki kanunda yer almaz, 2021’de eklenen altıncı fıkranın gerekçesi de burada bulunmaz.

Madde, sadece yer bakımından yetki konusunu düzenlemektedir. Esasta Cumhuriyet savcısı, yer bakımından yetkili mahkeme önünde dava açmak zorundadır. Bu hususta hata varsa, mahkeme bunu araştırır. Madde yargılamanın engelsiz, kesintisiz olarak yürütülmesini sağlamak için düzenlenmiştir. Tasarı, derece derece tahsis yetkisini kabul eden İtalyan Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundan bu konuda esinlenmiş ve yetkili mahkemeleri sırasıyla belirlemiştir: Suçun işlenmesinden en çok ilgilenen, delillerin bulunması ve kolaylıkla toplanabilmesi yönünden kuşkusuz önemli olan yer, suçun işlendiği yerdir. Ayrıca önemli suçlarda, suçun işlendiği yerde kamuoyunun duyarlılığı daha fazladır. Bunun için, suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili sayılmış ve yetkide ana kural, maddenin birinci fıkrasında belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, teşebbüs hâlinde kalan suçlarla, mütemadî ve müteselsil suçlarda yetki kuralı düzenlenmiştir.

Üçüncü fıkrada ise, suçun, ülkede yayımlanan basılı bir eserin içeriğinde yer aldığı hâllerde, basılı eserin yayın merkezi olan yer mahkemesinin yetkili bulunduğu hükme bağlanmaktadır. Ancak, uygulamada eserin birden çok yerde basıldığı ve bu baskılarda da içerik farklılığı olduğu, bazı durumlarda ise yayın merkezindeki basıda suç unsuru bulunmayan bir basılı eserin, başka yerdeki basısında suç unsuru taşıdığı görülmektedir. Bu itibarla, basın davalarının en kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlamak üzere yetkili mahkemenin, içeriği suç oluşturan eserin basıldığı yerdeki mahkeme olması kabul edilmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, basılı eser ile yayın merkezinin dışında ikamet eden bir kimseye karşı kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret ve sövme fiilleri işlendiğinde ve eser o kimsenin yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesinin de yetkili olması hakkaniyete uygun sayılmıştır. Zira, saldırılan kimsenin basılı eserin yayın merkezi olan yer mahkemesine gidip davasını takip etmesi kendisi için büyük bir yük oluşturacaktır.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, görsel ve işitsel yayınlarla işlenen suçlarda da, basılı eserle işlenen suçlara ilişkin yetki kuralının uygulanması öngörülmüştür. Görsel ve işitsel yayınlarla suçun işlenmesi hâlinde, bunun saldırıya uğrayan nezdinde yaptığı etki diğer suç vasıtalarına göre daha hızlı bir şekilde ortaya çıkacağından görsel ve işitsel yayın, saldırıya uğrayan kimsenin yerleşim yerinde veya oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkili olacaktır. Öte yandan, saldırıya uğrayanın yerleşim yerindeki mahkemeye yetki verilmesi suça karşı duyulan tepkinin giderilmesini ve adaletin daha çabuk gerçekleştirilmesini sağlayacak, daha sür’atli bir yargılama olanağını ortaya çıkaracaktır.

Maddenin son fıkrası önemli bir yenilik getirmektedir: Karşılaştırmalı ceza yargılama usulü yönünden temel ilke sanığın mutlaka, hükmü verecek mahkemede ifadesinin alınması, belirli istisnalar dışında duruşmalarda hazır bulunması ve savunmasını yapmasıdır. Ülkemizde belirli güvenlik nedenleri ile bazı sanıklar, yargılamayı yapan mahkemeden çok uzaktaki tutukevlerinde bulunduklarından ifade ve savunmaları yerel mahkeme tarafından istinabe suretiyle alınıp asıl yani suçun işlendiği yer mahkemelerine gönderilmekte ve bunlar da göz önüne alınarak hüküm verilmektedir. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin değişik kararlarında bu uygulama adil yargılama ilkelerine aykırı görülmüştür. İşte bu nedenlerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları doğrultusunda, esas hakkındaki hükmü veren mahkemenin sanığı şahsen dinleyebilmesi amacıyla ikili yetki kabul edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısı, madde 13 gerekçesi

4. Emsal Kararlar

Aşağıdaki alıntılar kararların metninden aynen aktarılmıştır; kararın tamamı için künyesiyle karararama.yargitay.gov.tr adresinden arama yapılabilir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4978, K. 2022/15399, T. 03.10.2022

14.07.2021 tarih ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesine eklenen 6. fıkrasında; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olacağının düzenleme altına alınması karşısında; incelenen dosya kapsamına göre, mağdurun yerleşim yerinin “Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı ve anılan Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesinin gerektiği anlaşılmakla;

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/14201, K. 2015/30583, T. 02.11.2015

Şüphelinin, şikâyetçi tarafından yatırılan parayı Kayseri’de bulunan bankamatikten çektiğinin anlaşıldığı olayda; Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunda iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle; menfaatin Kayseri’de elde edildiğini tespit ederek bu yerdeki Cumhuriyet savcılığını yetkili gören Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.03.2015 tarih ve 2015/64 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;


İlgili yazılar: Geniş Bağlantı Sebebiyle Birleştirme (CMK m.11), Özel Yetki (CMK m.13). Kanunun güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Kanun metninin güncel ve resmî hâli için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır.