Elektronik Kelepçe Nedir? Şartları, Süresi ve İhlal Sonuçları

“Elektronik kelepçe” kanunlarda geçen bir terim değildir. Mevzuat bu uygulamaya şüpheli, sanık veya hükümlünün elektronik cihazlar kullanılarak takibi der. Sistem genellikle ayak bileğine takılan bir vericiden ve konuta yerleştirilen bir alıcıdan ya da konum bildiren bir cihazdan oluşur; kişinin belirlenen yerde bulunup bulunmadığını veya yasaklı bir bölgeye girip girmediğini izleme birimine bildirir.

Elektronik izleme kendi başına bir yaptırım değildir. Adli kontrol, koruma tedbiri veya infaz rejimi gibi bir ana tedbirin uygulanmasını denetleyen bir araçtır; şartları ve süresi bu yüzden ana tedbire göre belirlenir. Yazı, elektronik izlemenin uygulandığı başlıca hâlleri, süreyi, ihlalin sonuçlarını, mahsubu ve tazminatı anlatır.

KISA CEVAP

  • Kanunda “elektronik kelepçe” diye bir terim yoktur; mevzuattaki adı elektronik cihazlarla takiptir (5402 sayılı Kanun m. 15/A).
  • Başlı başına bir yaptırım değildir; adli kontrolü, 6284 sayılı Kanun tedbirlerini, denetimli serbestlikle infazı ve konutta infazı denetleyen bir araçtır.
  • Süre ana tedbire bağlıdır: adli kontrolde azami 2 veya 3 yıl (CMK m. 110/A), 6284 sayılı Kanun tedbirinde ilk defasında en çok altı ay, denetimli serbestlikle infazda koşullu salıverilme tarihine kadar.
  • İhlalin sonucu da ana tedbire göre değişir: tutuklama, zorlama hapsi, cezaevine iade veya konutta infazın kaldırılması.
  • Ev hapsi yükümlülüğü altında geçen her iki gün cezadan bir gün mahsup edilir (CMK m. 109/6).
  • Ev hapsi uygulandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate karar verilirse tazminat istenebilir (CMK m. 141/1-l); Yargıtay 12. Ceza Dairesi, tedbirin 7499 sayılı Kanun’dan önce uygulandığı bir dosyada tazminat istenemeyeceği kararını onamıştır.

Genel dayanak

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m. 15/A’ya göre şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazlar kullanılarak da yapılabilir. İzleme, rızası alınmak koşuluyla kişiye ait elektronik cihazlarla da yürütülebilir. İzleme ve denetimin esas ve usulleri yönetmelikle düzenlenmiştir.

Uygulandığı başlıca hâller

1. Adli kontrol: ev hapsi ve yer yasakları

Tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde şüpheli tutuklanmak yerine adli kontrol altına alınabilir (CMK m. 109/1). Yükümlülükler arasında konutunu terk etmemek (ev hapsi), belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yer veya bölgelere gitmemek de vardır (m. 109/3-j, k, l). Uygulamada bu yükümlülükler çoğunlukla elektronik izlemeyle denetlenir.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen şüpheliler ile gebe veya doğumdan itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheliler için tutuklama yerine adli kontrol kararı verilmesi kanunda ayrıca öngörülmüştür (m. 109/4).

Karar mercii ve süre. Soruşturma evresinde adli kontrol kararını Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir (m. 110/1); kovuşturma evresinde karar mahkemeye aittir. Adli kontrol süresiz değildir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıldır ve zorunlu hâllerde bir yıl daha uzatılabilir; ağır ceza işlerinde en çok üç yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma süresi toplam üç yılı, bazı suçlarda dört yılı geçemez (m. 110/A). Tedbirin devamının gerekip gerekmediğine en geç dört ayda bir karar verilir (m. 110/4). Hâkim yükümlülükleri her zaman kaldırabilir veya değiştirebilir (m. 110/2); sanık ya da şüpheli de kaldırma isteminde bulunabilir (m. 111/1).

Kanuni tutukluluk süreleri dolduğu için salıverilen kişiler hakkında da adli kontrol uygulanabilir (m. 109/7). Bu kişilerin adli kontrolü ihlal etmesi hâlinde yeniden tutuklanmaları mümkündür; ancak tutukluluk süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (m. 112/2).

2. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 12’ye göre bu Kanun uyarınca verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararıyla teknik araç ve yöntemler kullanılabilir; ancak bu yolla kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz. Şiddet uygulayan hakkında verilen uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirleri uygulamada bu şekilde denetlenir. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebildiğinden (m. 8/2) elektronik izleme de bu süreyle sınırlıdır; tedbir uzatılırsa izleme de sürebilir.

3. İnfaz aşaması: denetimli serbestlik

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlünün talebiyle cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına imkân tanır. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’la eklenen hükme göre hükümlünün bu usulden yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini (beş günden az olmamak üzere) kurumda geçirmiş olması gerekir.

Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu olan kadın hükümlülerde koşullu salıverilmeye kalan süre en çok iki yıl; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerde en çok üç yıldır (m. 105/A-3). Denetimli serbestlik müdürlüğü, hükümlünün bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulmasına karar verebilir (m. 105/A-5-b). Bu yükümlülük elektronik izlemeyle denetlenebilir. Süre koşullu salıverilme tarihine kadardır.

4. Konutta infaz

Belirli yaş gruplarındaki hükümlüler, doğum yapmış kadın hükümlüler ve ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler için cezanın konutta çektirilmesine infaz hâkimi karar verebilir (5275 sayılı Kanun m. 110/2-4). Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle konutta infaza karar verilen hükümlülerden toplam cezası on yıldan fazla olanların elektronik cihazlarla takibi zorunludur (m. 110/3).

Elektronik izlemenin süresi bir bakışta

Ana tedbirSüre
Adli kontrol (ev hapsi, yer yasağı)Ağır ceza dışı işlerde en çok 2 yıl (1 yıl uzatılabilir), ağır ceza işlerinde en çok 3 yıl (CMK m. 110/A); devamı en geç 4 ayda bir değerlendirilir
6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirİlk defasında en çok altı ay; uzatılabilir
Denetimli serbestlikle infaz (m. 105/A)Koşullu salıverilme tarihine kadar
Konutta infaz (m. 110)Konutta infaz kararı sürdükçe
Elektronik izlemenin dayandığı ana tedbire göre süresi ve ihlal sonuçları
Elektronik izleme: ana tedbir, süre ve ihlalin sonucu.

Yükümlülükler ve ihlal sonuçları

Cihazın çıkarılması, zarar görmesi veya belirlenen sınırın aşılması izleme sisteminde ihlal olarak görünür. İhlalin sonucu ana tedbire göre değişir:

  • Adli kontrol: Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezası ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m. 112/1).
  • 6284 sayılı Kanun: Tedbire aykırılık hâlinde üç günden on güne, her tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi verilir; toplam süre altı ayı geçemez (m. 13).
  • Denetimli serbestlik: Yükümlülüklere uymakta ısrar eden hükümlünün koşullu salıverilme tarihine kadar kalan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine infaz hâkimi karar verir (5275 sayılı Kanun m. 105/A-6). Müracaat süresi bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmayan veya iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlü hakkında TCK m. 292 ve 293’teki hükümler uygulanır (m. 105/A-8).
  • Konutta infaz: Yükümlülüklere aykırılık hâlinde konutta infaz kararı kaldırılır (m. 110/3, 110/7).

İhlal bildirimi teknik bir arızadan kaynaklanıyorsa arızanın derhâl bildirilmesi ve kayıt altına alınması, sonraki değerlendirmede işe yarar.

Ev hapsinin cezadan mahsubu

Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez. Ancak konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezadan bir gün olarak mahsup edilir (CMK m. 109/6). Bu kural 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’la getirilmiştir. Mahkûmiyet hâlinde ev hapsinde geçen sürenin hükümde ve müddetnamede doğru hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir.

Ev hapsi nedeniyle tazminat

2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’la CMK m. 141/1’e eklenen (l) bendi uyarınca, konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontrol yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir. Bu bent kapsamındaki istemler 6384 sayılı Kanun hükümlerine göre Tazminat Komisyonu’nda görülür (CMK m. 142/2).

Düzenlemenin zaman bakımından uygulanma alanı sınırlıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yaklaşık yedi ay konutunu terk etmeme adli kontrolü altında kaldıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişinin tazminat davasında, 7499 sayılı Kanun’la 141. maddede yapılan düzenlemelerin CMK geçici m. 6/3 uyarınca 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümlere uygulanacağını belirtmiştir. Daire ayrıca CMK m. 144/1-b uyarınca, sonradan yürürlüğe giren lehe kanun sebebiyle tazminat isteyebilecek duruma gelenlerin tazminat isteyemeyeceğine yer vermiş ve ev hapsi tedbirinin düzenlemenin yürürlük tarihinden önce uygulandığı dosyada ev hapsi nedeniyle tazminat istenemeyeceğini kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 12. CD, E. 2022/7959, K. 2026/4182, T. 22/4/2026). Karar metni aşağıdadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7959, K. 2026/4182, T. 22.04.2026

12. Ceza Dairesi 2022/7959 E. , 2026/4182 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3726 E., 2021/3071 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK’nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve konutunu terk etmeme adli kontrol uygulanması nedeniyle 70.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının haksız gözaltı kaldığı ve konutu terk etmeme adli kontrolünde geçirdiği sürelere ilişkin olarak çalışma bakanlığı tarafından belirlenen davacının en az kazanılabileceği kabul edilen aylık ve günlük asgari ücret esas alınarak ve mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada davacının 8 gün gözaltında ve 194 gün konutu terk etmeme adli kontrolü altında kalması nedeniyle oluşan toplam 202 günlük maddi gelir kaybının asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 9.150,88 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin “9.150,88 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “293,77 TL” ibaresinin eklenmesi, manevi tazminat miktarına ilişkin “10.000 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “1.300,00 TL” ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin “2.299,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “1.056,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davacının ayağındaki elektronik kelepçe sebebiyle 3 aya yakın evden dışarı çıkamayan müvekkilin içe kapanmış ve hayata, adalete olan inancını kaybetme noktasına geldiğini bu hususun da maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/64354 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 05.10.2016 – 12.10.2016 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, 14.10.2016 tarihinde ise konutunu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildiği, 24.05.2017 tarihinde konutunu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 22.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davacı hakkında uygulanan ve 5271 sayılı CMK’nın 109/3-j maddesinde düzenlenen konutunu terk etmemek ve imza atmak suretiyle şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacı hakkında aynı dosyada 7 gün gözaltında kalması nedeniyle sadece CMK’nın 141/1-e maddesi gereğince gözaltı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükümdeki manevi tazminatın ‘”1.300 TL” olarak değiştirilmesi ile maddi tazminatın “293,77 TL” olarak indirilmek ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14 üncü maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 144’üncü maddesinin birinci fıkrasına “adli kontrol altına alınan” ibaresi eklenmiş ve ilgili yasal düzenlemelerin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen geçici 6 ncı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca 141 inci maddede yapılan düzenlemelerin, 01.06.2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 5271 sayılı CMK’nın 144/1-b maddesinde belirtilen ”tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin’ tazminat talebinde bulunamayacağına ilişkin düzenleme uyarınca davacı hakkında konutunu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin 14.10.20 16… .05.2017 tarihleri arasında yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce uygulandığı tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararında davacı vekili ile davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu nedenle tazminat talebinde tedbirin uygulandığı dönem ile kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının kesinleşme tarihi ayrıca değerlendirilmelidir. Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay içinde ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 142/1).

Sıkça Sorulan Sorular

Elektronik kelepçe kararına itiraz edilebilir mi?

Elektronik izleme bir adli kontrol kararına dayanıyorsa bu karara iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 111/2, 268/1). 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlere tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir (6284 sayılı Kanun m. 9).

Elektronik kelepçeyle işe gidilebilir mi?

Ana tedbirin içeriğine bağlıdır. Konutunu terk etmeme yükümlülüğünde kural olarak evden çıkılamaz; ancak hâkim yükümlülükleri değiştirebilir veya kişiyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir (CMK m. 110/2). Yer yasağı içeren tedbirlerde yalnızca yasaklanan bölgelere girilmesi denetlenir.

Her hükümlü denetimli serbestlikle infazdan yararlanabilir mi?

Yararlanamaz. Kanun açık kurumda bulunma, iyi hâl ve koşullu salıverilmeye kalan süre gibi şartlar arar. Adli para cezasını ödemediği için cezası hapse çevrilen hükümlüler bu infaz usulünden yararlanamaz (5275 sayılı Kanun m. 105/A-4).

Sonuç

Elektronik izlemenin süresi, ihlalin sonucu ve itiraz yolu dayandığı ana tedbire bağlıdır. Ev hapsi altındaki kişi için üç noktanın izlenmesi gerekir: kaldırma veya hafifletme istemi (CMK m. 111/1), mahsubun hükümde ve müddetnamede doğru hesaplanması ve kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı sonrasında tazminat süresi. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

Kanunların güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu, 6284 sayılı Kanun (mevzuat.gov.tr).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.