İşkence suçu, bir kamu görevlisinin bir kişiye insan onuruyla bağdaşmayan ve onun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açan davranışlarda bulunmasıdır. Suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 94’te düzenlenmiştir.
KISA CEVAP
- Temel ceza 3 yıldan 12 yıla kadar hapistir; suç kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı 5 yıldan az olamaz (TCK m. 94/1).
- Suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m. 94/4).
- İşkence suçunda zamanaşımı işlemez (m. 94/6).
1. Kanun Metni
TCK m. 94
“(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
(2) Suçun; a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla, İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
(6) Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.”
2. Anayasal ve uluslararası güvence
Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi de işkenceyi, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleyi yasaklar ve bu yasak Sözleşme’nin 15. maddesi uyarınca savaş veya olağanüstü hâllerde dahi askıya alınamaz. Türkiye ayrıca Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi’ne taraftır.
TCK m. 94’teki düzenleme bu mutlak yasağın ceza hukukundaki karşılığıdır. Bu nedenle kanun, işkence suçunda zamanaşımının işlemeyeceğini kabul etmiş (m. 94/6), ihmali davranışla işlenmesinde ceza indirimini yasaklamış (m. 94/5) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını bu suç bakımından kapsam dışında tutmuştur (CMK m. 231/14).
3. Suçun Unsurları

Fail
Suçu ancak kamu görevlisi işleyebilir. Kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir (TCK m. 6/1-c). Kamu görevlisi olmayan kişiler, suça iştirak ettiklerinde kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m. 94/4).
Fiil
Kanun belirli bir hareket saymaz; insan onuruyla bağdaşmayan ve kişinin acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışlar aranır. Madde gerekçesi, işkenceyi aynı nitelikteki diğer fiillerden işleniş biçimiyle ayırır:
TCK m. 94 gerekçesinden
“İşkence teşkil eden fiiller, aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiillerdir. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler.”
Bu yüzden kamu görevlisinin ani gelişen tek bir eylemi, olayın özelliklerine göre işkence yerine kasten yaralama gibi başka bir suç olarak değerlendirilebilir. Bu ayrım uygulamada sık tartışılır ve somut olayın bütün koşullarına göre yapılır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, karakola götürülen şüpheliye cop ile vuran, ona küfür ve tehditte bulunan polis memuru hakkında kasten yaralamadan kurulan hükmü bozmuş ve şu değerlendirmeyi yapmıştır:
Somut olayda; polis olan sanığın bir suç nedeniyle karakola götürülen şikâyetçinin kollarına, bacaklarına ve vücudunun değişik yerlerine copla vurması, küfür, hakaret ve tehditte bulunması belli bir süreç içerisinde süreklilik gösteren ve dolayısıyla sistematik bir şekilde işlenen, insan onuru ile bağdaşmayan, mağdurun bedensel ve özellikle ruhsal yönden acı çekmesine neden olan (…) davranışlar olup işkence suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması (…)
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/15875, K. 2013/29039, T. 12.12.2013 (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/753, K. 2019/497 sayılı kararında aktarıldığı şekliyle)
Aynı dosyada yerel mahkeme, olayın gözaltındaki kişiye atılan tokata kişinin itmeyle karşılık vermesi üzerine ani gelişen bir olay olduğunu ve bilgi veya itiraf elde etme amacı bulunmadığını belirterek kasten yaralama hükmünde direnmiş, uyuşmazlık Ceza Genel Kurulu’na taşınmıştır. Bu dosya, ayrımın; eylemin süresine, tekrarına, gözaltı ortamına, mağdurun savunmasız durumuna ve failin amacına göre yapıldığını göstermektedir.
İhmal
Suç ihmali davranışla da işlenebilir ve bu durumda cezada indirim yapılmaz (m. 94/5).
4. İşkence Suçunun Cezası
- Temel hâl: 3-12 yıl hapis; kadına karşı işlenirse alt sınır 5 yıl (m. 94/1)
- Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına ya da görevi dolayısıyla avukata veya diğer kamu görevlisine karşı: 8-15 yıl hapis (m. 94/2)
- Cinsel yönden taciz şeklinde: 10-15 yıl hapis (m. 94/3)
İşkence mağdurda kalıcı bir zarara yol açarsa ceza TCK m. 95 uyarınca artırılır. Kemik kırılmasında 8 yıldan 15 yıla kadar hapis (m. 95/3), ölüm hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir (m. 95/4).
TCK m. 95’e göre işkence; organ işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma veya gebe kadında erken doğuma neden olmuşsa ceza yarı oranında; iyileşmesi olanaksız hastalığa, bitkisel hayata, organ işlevinin yitirilmesine, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybına, yüzün sürekli değişikliğine veya çocuğun düşmesine neden olmuşsa bir kat artırılır (m. 95/1-2).
5. İşkence ile Eziyet Arasındaki Fark
Eziyet suçunu (TCK m. 96) herkes işleyebilir ve temel cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. İşkencenin faili ise kamu görevlisidir ve cezası daha ağırdır. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin benzer davranışları, kamu görevlisinin işlediği bir işkenceye iştirak etmiyorsa eziyet veya kasten yaralama olarak değerlendirilir.
Eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır iki yıl altı aydır. Eziyet çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına ya da üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı işlenirse ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir (TCK m. 96). Eziyet de işkence gibi HAGB kapsamı dışında tutulmuştur (CMK m. 231/14).
6. Şikâyet, zamanaşımı, görevli mahkeme ve diğer usul kuralları
İşkence şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcısı suçu öğrendiğinde re’sen soruşturma yapar. Bu suçta zamanaşımı işlemez (m. 94/6). Temel hâlin ceza üst sınırı 12 yıl olduğu için davalara ağır ceza mahkemesi bakar.
Tutuklama. İşkence ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence, tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasındadır (CMK m. 100/3-a-5).
HAGB. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez (CMK m. 231/14).
Delil yasağı. İşkence veya kötü muamele ile alınan ifade, kişinin rızası bulunsa dahi delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148/1-3). Bu nedenle işkence iddiası, yalnızca failin cezalandırılması bakımından değil, mağdur hakkındaki ceza dosyasında delillerin hukuka uygunluğu bakımından da önem taşır.
Delillerin korunması. İşkence iddiasında bulunan kişinin ilk fırsatta hâkime durumu bildirmesi, adli tıp muayenesi istemesi ve gözaltı sürecine ait kamera kayıtlarının vakit kaybetmeden talep edilmesi önemlidir. Karakol kamera kayıtları sınırlı süre saklandığından gecikme, delilin kaybına yol açabilir.
5235 sayılı Kanun m. 12 (özet)
“Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, […] ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.”
7. Sıkça Sorulan Sorular
İşkence suçunun cezası nedir?
Temel hâlde 3 yıldan 12 yıla kadar hapis. Mağdurun özelliğine göre 8-15 yıl, cinsel yönden taciz şeklinde işlenirse 10-15 yıl hapis. Ölüm hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK m. 95/4).
Kamu görevlisi olmayan kişi işkenceden sorumlu olur mu?
Kamu görevlisinin işlediği işkenceye iştirak ederse kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m. 94/4).
İşkencede zamanaşımı var mı?
Hayır. Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez (m. 94/6).
Mağdurun şikâyeti gerekir mi?
Hayır. Suç re’sen soruşturulur.
Dava hangi mahkemede görülür?
Ağır ceza mahkemesinde (5235 sayılı Kanun m. 12).
İşkence suçunda HAGB kararı verilebilir mi?
Hayır. İşkence ve eziyet suçlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez (CMK m. 231/14).
Polisin gözaltındaki kişiye tek bir tokat atması işkence midir?
Ani gelişen tek bir fiil, olayın özelliklerine göre kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak kasten yaralama (TCK m. 86/3-d) olarak değerlendirilebilir. Fiillerin belli bir süreç içinde ve sistematik olarak işlenmesi hâlinde ise işkence suçu oluşur.
İşkenceyle alınan ifade delil olarak kullanılabilir mi?
Hayır. Yasak usullerle alınan ifadeler rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148).
8. Yararlanılan Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 3, 15
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 6, 86, 94, 95, 96
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 148, 231
- 5235 sayılı Kanun m. 12
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/753, K. 2019/497, T. 25.06.2019
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/15875, K. 2013/29039, T. 12.12.2013
Mevzuat 15.10.2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez.
İlgili yazılar: İnsan Üzerinde Deney Suçu (TCK m.90), Organ veya Doku Ticareti Suçu (TCK m.91). Kanunun güncel metni: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).
