Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nasıl Alınır?

Mirasçılık belgesi (halk arasındaki adıyla veraset ilamı), ölen kişinin yasal mirasçılarını ve her birinin payını gösteren belgedir. Herhangi bir noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden alınır. Dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 598’dir. Bankadaki parayı çekmek, tapuda intikal yaptırmak, aracı devretmek ya da mirası paylaşmak için çoğu kurum önce bu belgeyi ister.

KISA CEVAP

  • Mirasçılardan biri tek başına, kimlik kartıyla herhangi bir notere başvurarak belgeyi alabilir. Diğer mirasçıların gelmesi gerekmez.
  • Ölen kişi veya mirasçılardan biri yabancıysa, nüfus kayıtları yetersizse, tanık ya da bilirkişi gerekiyorsa noter belge vermez; sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Vasiyetnameyle atanmış mirasçıya belgeyi yalnızca sulh mahkemesi verir.
  • Belge, aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir. Hatalıysa iptali her zaman istenebilir; bu dava için bir süre öngörülmemiştir.

1. Kanun Metni

TMK m. 598

“Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.”

Maddenin ilk fıkrası yasal mirasçılara verilen belgeyi, ikinci fıkrası vasiyetnameyle mirasçı atanan veya kendisine vasiyet bırakılan kişiye verilen belgeyi düzenler. İkinci türü yalnızca sulh mahkemesi verir. Üçüncü fıkra, belgenin kesin olmadığını, yanlışlığının her zaman ileri sürülebileceğini söyler.

Belge yeni bir hak yaratmaz. Mirasçılık, ölümle birlikte kanundan doğar; belge yalnızca kimin mirasçı olduğunu ve payını kayıtlara göre gösterir. Yargıtay bu nedenle mirasçılık belgesini, adına düzenlenen kişilerin mirasçılığı lehine bir karine sayar (aşağıdaki 14. Hukuk Dairesi kararına bakınız). Karine, aksi ispatlanana kadar doğru kabul edilen durum demektir.

2. Noterden Mirasçılık Belgesi Almak

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) bilgi grafiği

Noterlerin bu yetkisi 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 71/A’ya dayanır. Usulü, 4 Ekim 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Mirasçılık Belgesi Verilmesi ve Terk Eden Eşin Ortak Konuta Davet Edilmesi İşlemlerinin Noterler Tarafından Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” belirler. Uygulamada en hızlı yol budur. Kayıtlar elektronik ortamda eksiksizse başvuru çoğu zaman aynı gün sonuçlanır.

  • Hangi noter: Türkiye’deki herhangi bir noter. Ölenin son ikametgâhındaki noter olması gerekmez.
  • Kim başvurur: Mirasçılardan biri tek başına başvurabilir. Mirasçının vekili de başvurabilir.
  • Ne getirilir: Başvuranın geçerli kimlik belgesi. Noter, ölenin ve mirasçıların nüfus kayıtlarını elektronik sistemden kendisi alır ve inceler (Yönetmelik m. 4). Vekil başvuruyorsa vekâletnamesini de getirir.
  • Sonuç: Noter, nüfus kayıtlarına göre yasal mirasçıları ve paylarını belirleyip belgeyi düzenler.

Noter ücreti her yıl yeniden belirlendiği için burada rakam vermiyoruz. Güncel tutarı başvuracağınız noterden öğrenebilirsiniz.

Noterin belge veremediği durumlar

Noter yalnızca nüfus kayıtlarına bakarak karar verebildiği işlerde belge düzenler. Yönetmelik m. 5’e göre şu durumlarda noter belge veremez ve başvuran sulh hukuk mahkemesine yönlendirilir:

  • Nüfus kayıtları mirasçıları belirlemeye yetmiyorsa (ör. mükerrer kayıt, kayıtta ölü görünmeyen ama yıllardır haber alınamayan bir mirasçı).
  • Talep yabancılar tarafından yapılıyorsa.
  • Belge için bilirkişi incelemesi ya da tanık dinlenmesi gerekiyorsa.
  • Talep yabancılık unsuru taşıyorsa (ör. ölen kişi ya da mirasçılardan biri yabancı uyruklu).

Vasiyetname varsa ayrım şöyledir: noter yasal mirasçıları gösteren belgeyi düzenleyebilir, ancak vasiyetnameyle atanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına belge veremez. TMK m. 598/2 bu yetkiyi yalnızca sulh mahkemesine verir. Vasiyetname önce sulh mahkemesince açılır, ilgililere bildirilir ve bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz edilmezse belge verilir.

3. Sulh Hukuk Mahkemesinden Mirasçılık Belgesi Almak

Mirasçılık belgesi verilmesi, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan bir çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 383/1’e göre bu işlerde görevli mahkeme, aksine düzenleme yoksa sulh hukuk mahkemesidir. HMK m. 384/1’e göre başvuran kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yani İstanbul’da oturan mirasçı, ölen kişi başka bir ilde yaşamış olsa da İstanbul’daki sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.

Başvuru bir dilekçeyle yapılır. Dilekçede ölen kişinin kimlik bilgileri, ölüm tarihi, başvuranın mirasçılık bağı ve mirasçılık belgesi istendiği yazılır. Mahkeme nüfus kayıtlarını UYAP üzerinden getirtir. Yabancı unsur varsa yabancı ülke belgeleri, bu belgelerin onaylı tercümeleri ve gerekirse apostil şerhi de istenir. Mahkeme kayıtlarla yetinemezse tanık dinler, gerekirse bilirkişiye başvurur. Bu yüzden mahkeme yolu, noterden daha uzun sürer.

Mahkemenin verdiği belge de noterin verdiği belge gibi kesin değildir. İkisi arasında geçerlilik bakımından fark yoktur; ikisi de aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir.

4. Yasal Mirasçılar ve Miras Payları

Belgede kimlerin hangi payla yer alacağını kanundaki zümre sistemi belirler. Zümre, mirasçıların ölene yakınlık sırasıdır; önceki zümrede mirasçı varsa sonraki zümre mirastan pay almaz.

TMK m. 495

“Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.”

TMK m. 496

“Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.”

Üçüncü zümre büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyudur (TMK m. 497). Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da sürer (TMK m. 500). Hiç mirasçı yoksa miras Devlete geçer (TMK m. 501).

Sağ kalan eşin payı

TMK m. 499

“Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.”

Eşle birlikte kimler var?Eşin payıKalan pay kime?
Çocuklar (altsoy)1/43/4 çocuklar arasında eşit
Çocuk yok; anne-baba veya onların altsoyu (kardeşler)1/21/2 anne ve baba tarafına
Büyük ana-babalar ve onların çocukları3/41/4 büyük ana-baba tarafına
Bunların hiçbiri yokTamamı–

Bir örnek: Ölen kişinin eşi ve iki çocuğu varsa eş mirasın dörtte birini, çocuklar kalan dörtte üçü eşit olarak alır. Her çocuğun payı sekizde üçtür. Belgede bu paylar genellikle “miras 8 pay kabul edilerek 2 payı eşe, 3’er payı çocuklara” biçiminde yazılır. Çocuklardan biri ölenden önce vefat etmişse onun payı kendi çocuklarına geçer (TMK m. 495).

Boşanmış eş mirasçı değildir; boşanma kararı kesinleşmeden ölüm gerçekleşmişse durum ayrıca incelenmelidir. Mirası reddeden ya da mirastan feragat eden kişi belgede yine gösterilir; payının kime kaldığı belgeye yazılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin aşağıdaki 2025 tarihli kararı bunun nasıl yapılacağını açıklar.

5. Mirasçılık Belgesinin İptali Davası

Belge kayıtlara dayanarak düzenlendiği için hatalı çıkabilir. En sık görülen sebepler şunlardır:

  • Bir mirasçı belgede hiç yer almamıştır (ör. nüfusa geç kaydedilen ya da soybağı sonradan kurulan bir çocuk, mükerrer kaydı olan bir kişinin altsoyu).
  • Mirasçı olmayan biri belgeye yazılmıştır.
  • Paylar yanlış hesaplanmıştır ya da mirastan feragat, mirasın reddi gibi bir durum belgeye yansıtılmamıştır.

Bu durumda belgenin iptali ve yeni belge verilmesi için dava açılır. Bu dava çekişmeli bir davadır; aşağıdaki üç kararda da davaya asliye hukuk mahkemesi bakmıştır. Belgede adı geçen bütün mirasçılar davaya taraf edilir; payı Hazineye bırakılmışsa Hazine de davalıdır.

TMK m. 598/3 açıktır: belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Kanun bu dava için bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre koymamıştır. Ölümden yıllar sonra ortaya çıkan bir mirasçı da belgenin iptalini isteyebilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararında, mükerrer nüfus kaydı yüzünden altsoyu yokmuş gibi gösterilen bir kişinin payı Hazineye bırakılmıştı; kayıt düzeltildikten sonra açılan iptal davası kabul edildi ve karar onandı.

Belgenin iptali ile mirasın geri istenmesi ayrı konulardır. Belge iptal edilince yeni belge düzenlenir, ancak mirastan pay almamış mirasçının tereke mallarını elinde tutanlardan geri alması için miras sebebiyle istihkak davası (TMK m. 637) gerekebilir. Bu dava süreye bağlıdır. TMK m. 639’a göre dava, “davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Belge iptali için süre olmaması, istihkak davası için de süre olmadığı anlamına gelmez. Belgede yer almadığınızı öğrendiğinizde beklemeden harekete geçin.

Birden fazla belge düzenlenmişse

Aynı kişi için farklı noterlerden veya mahkemelerden çelişen belgeler alınmış olabilir. Hiçbiri kesin hüküm niteliğinde olmadığından çelişki kendiliğinden çözülmez. Hatalı belgenin iptali için dava açmak gerekir.

6. Yargıtay Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14194, K. 2020/4229, T. 30.06.2020

14. Hukuk Dairesi 2016/14194 E. , 2020/4229 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07/10/2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2016 günlü hükmün ve 18/05/2016 tarihli ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Davacı, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/189 Esas, 2005/196 Karar sayılı ilamında, muris …’in kanuni mirasçıları belirlenirken davalının ismine de yer verildiğini ancak davalının murisin de katıldığı … 1. Noterliğinin 22.06.2000 tarihli ve 30786 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi imzaladığını, bu sebeple davalının mirasçı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu belirterek anılan mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. Davalı, mirastan feragat sözleşmesinin iptali hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/605 Esas sayılı davasının açıldığını, bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ve kanunda yazılı haller dışında mirasçılıktan çıkarılamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanununun 495 ile 501. maddelerinde yasal mirasçılar, izleyen maddelerde de mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu sonucu oluşan mirasçılık gösterilmiştir (TMK m. 516, 520, 521, 522). Bu yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre düzenlenen mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge, mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Tüm bu nedenlerle mirastan feragat eden (TMK m. 528) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirastan feragat durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi, mirastan feragat nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir.

Somut olayda; davalı … ’in muris eşi …’in mirasından … 1. Noterliği 22.06.2000 tarih ve 30786 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi ile ivazlı olarak feragat ettiği anlaşılmıştır. İptali istenilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/189 Esas, 2005/196 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçıların ve miras paylarının belirlendiği ve davalının mirastan feragat sözleşmesi yaptığına dair açıklamaya yer verilmediği görülmüştür. Bu husus mahkemece de belirlendiği halde, hükümde … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/189 Esas, 2005/196 sayılı Kararının iptaline karar verilmemesi doğru değildir. Öte yandan mahkemece, mirastan feragatin hukuki sonuçlarının düzenlenen mirasçılık belgesine yansıyacak şekilde gösterilmesi, başka bir ifadeyle mirastan feragat eden mirasçının paylarının kime kalacağı hususunun açıkça hükümde gösterilmesi suretiyle yeni bir mirasçılık belgesinin düzenlenmesi gerekirken, mirastan feragat nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybeden davalının payının ve bu payın kimlere kalacağının hükümde açıkça gösterilmemesi de doğru olmamıştır. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/649, K. 2024/5599, T. 10.12.2024

7. Hukuk Dairesi 2024/649 E. , 2024/5599 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/218 E., 2023/495 K. DAVALILAR : … vd. vekilleri Avukat … vd., … … vd. DAVA TARİHİ : 30.11.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/562 E., 2021/279 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2016/977 E., 2017/987 K. sayılı hükümle müteveffa …’a ilişkin veraset belgesi verilmesi talebi ile davalılardan … ve … tarafından dava açıldığını, açılan dava neticesinde iptale konu mirasçılık belgesinin verildiğini, iptale konu mirasçılık belgesine göre davalıların tamamının mirasçı olarak tespit edildiğini, ……nin alt soyu bulunmadığından bahisle; müteveffa ……ye ait miras payının Maliye Hazinesine bırakılması yönünde veraset ilamı düzenlendiğini, ……nin altsoyu yokmuşçasına veraset ilamı düzenlenmiş olmasının davacının miras hakkına zarar getirdiğini belirterek; söz konusu veraset ilamının iptal edilerek yeniden veraset ilamı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı … vekili; davacı vekili tarafından açılan … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/977 E., 2017/987 K. sayılı veraset ilamının iptali ve yeni veraset ilamı düzenlenmesi talepli açılan davada doğrudan kayyımın taraf gösterilmemesinin hatalı olduğunu, davanın haksız ve yersiz olduğunu, anılan verasette … …nin altsoyu bulunmadığından miras payının Hazineye intikaline karar verildiğini, … …nin davacının dedesi olduğu ve mükerrer nüfus kaydı iddiasının yerinde olmadığını, veraset ilamındaki … …ile davacının dedesi … …nin aynı kişiler olduklarının belli olmadığını, taşınmazlardaki …’ın da davacının dedesi olan … …olup olmadığının da belli olmadığını, kendisine kayyım atanan taşınmazlardaki isimler ile davacının dedesi arasında da bir bağ kurulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının miras bırakanı ……nin mükerrer nüfus kaydının düzeltilmesi için … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/40 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın 02.06.2020 tarihinde kesinleştiği belirtilerek davanın kabulü ile … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2016/977 Esas, ve 2017/987 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili, … Defterdarının kayyım olarak atandığını, kayyımın da davada yer alması gerekirken taraf gösterilmemesinin hatalı olduğunu, kendisine kayyım atanan taşınmazlardaki isimler ile davacının mirasbırakanı arasında bir bağ kurulamadığını, dava konusu iptali istenen verasette … …nin altsoyu bulunmadığından miras payının Hazine’ye intikaline karar verildiğini, … …nin davacının dedesi olduğu ve mükerrer nüfus kaydı iddiasının yerinde dolmadığını, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/40 Esasında davacılar tarafından mükerrer nüfus kaydının iptali davası açıldığını, dava kesinleşmeden bekletici mesele yapılmaktan vazgeçildiğini, söz konusu karar kesinleşmeden işbu davanın dinlenilme olanağı bulunmadığını, Mahkemece tapu kayıt maliki ile murisin aynı kişi olup olmadığı hususunda emsal Yargıtay kararları doğrultusunda yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 598 inci maddesi şöyledir; “Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, Sulh Mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava … saklıdır.” 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1973, K. 2025/5175, T. 04.12.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/1973 E. , 2025/5175 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1321 E., 2024/1659 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Osmaniye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/151 E., 2021/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi …’ın 19.09.2020 tarihinde öldüğünü, davalılardan …’in dava konusu Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesini aldığını, anılan mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, davalılardan …’in 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesi ile murisi …’den kendisine intikal edecek miras payının tamamından bedelsiz olarak davacı lehine feragat ettiğini, murisin de bunu kabul ettiğini, dava konusu mirasçılık belgesinde davalı …’in miras payının davacının miras payına ilave edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını iddia ederek Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “…mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız olarak yapıldığı, bu durumda feragatin feragat edenin alt soyunu bağlamayacağı, zira TMK’nın 528. maddesindeki yasal düzenlemeden feragatin ivazsız olması halinde bu feragatin alt soyu bağlamayacağı hatta ivazlı olsa dahi aksi öngörüldüğü takdirde feragatin alt soyu bağlamayacağı yönünde yasal düzenleme bulunduğu, mirastan feragat eden …’ın ise alt soyu bulunmakta olup, feragat nedeniyle bu kişiye isabet edecek miras payının feragat edenin alt soyuna ait olacağı kanaatine varıldığı, bu nedenle davacının Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali istemi yönündeki davasının kabulüne, mirastan feragat eden …’ın miras payının davacıya ait olduğunun tespiti istemi yönündeki talebinin reddinin uygun olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; dava konusu mirasçılık belgesinin iptali ile muris …’ın mirası 8 pay kabul edilerek; 2 payın eşi…’ye, 1’er payın çocukları , …, , … …, …’e aidiyetine, murisin yasal mirasçısı …, …. Noterliğinin 26.07.2016 tarih ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesi ile murisin mirasından feragat ettiğinden …’a isabet eden miras payının; … ve … kızı, 05.04.1984 doğumlu, 7…8 T.C. Kimlik Numaralı … ait olduğunun tespiti ile iş bu hususun hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında gözetilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 528 . maddesi ile madde gerekçesinin dikkate alınması gerektiğini, 2. Sözleşmenin altsoyu bağlayacak nitelikte olduğunu, 3. Mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı veya ivazsız olmasına bakılmaksızın güven teorisinin uygulanması gerektiğini, 4. Davalı …’ın halen sağ olduğunu, sözleşmenin iptali veya tenkisi için dava açmadığını, 5. Murisin sözleşmedeki iradesine üstünlük tanınması gerektiğini, 6. Dava kısmen kabul edildiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. Türk Medeni Kanunu’nun mirastan feragat sözleşmelerinin kapsamını düzenleyen 528. maddesi şöyledir; “Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi şöyledir; “Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.” 4. Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası ret veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak ret, feragat, mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmelidir. 5. Davacı vekili, davalı …’in 26.07.2026 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesi ile murisi …’den kendisine intikal edecek miras payının tamamından bedelsiz olarak davacı lehine feragat ettiğini, dava konusu mirasçılık belgesinde davalı …’in miras payının davacının miras payına ilave edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını iddia ederek Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesini istemiştir. Bu bağlamda uyuşmazlık davalı …’in miras payının, altsoyu olan …’a mı verilmesi gerektiği yoksa davacının miras payına mı ilave edilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. 6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 528/2. fıkrasında mirastan feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybedeceği belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Madde hükmünde ve devamındaki düzenlemelerde ivazsız mirastan feragat sözleşmelerinde feragat edenin alt soyunun hukuki durumuna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş ise de sözleşme serbestisi çerçevesinde alt soy yönünden bağlayıcı bir hüküm getirilebileceğine dair bir tereddüt bulunmamaktadır. 7. Somut uyuşmazlıkta; davalı … 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesinde ivazsız feragatinin alt soyu içinde geçerli olacağını beyan ve kabul etmiştir. Bu durumda Mahkemece muris …’ın tüm yasal mirasçıları belirlendikten sonra dava konusu mirasçılık belgesi iptal edilerek mirastan feragat eden davalı …’ın miras payının lehine feragat edilen davacı …’a pay olarak verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalı …’in altsoyu davalı … …’e miras payı verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi doğru görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

7. Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçılık belgesi almak için bütün mirasçıların notere gitmesi gerekir mi?

Hayır. Mirasçılardan biri tek başına başvurabilir. Noter belgeyi nüfus kayıtlarına göre düzenler ve bütün yasal mirasçıları paylarıyla birlikte gösterir.

Veraset ilamı ile mirasçılık belgesi aynı şey mi?

Evet. 4721 sayılı Kanun “mirasçılık belgesi” terimini kullanır. “Veraset ilamı” eski kanun döneminden kalan ve halk arasında hâlâ kullanılan addır.

Ölen kişi yurt dışında yaşıyordu veya mirasçılardan biri yabancı uyruklu. Notere gidebilir miyim?

Hayır. Yabancılık unsuru taşıyan taleplerde noter belge veremez. Kendi oturduğunuz yerdeki ya da ilgililerden birinin oturduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle başvurmanız gerekir (HMK m. 384/1).

Babamın vasiyetnamesi var. Belgeyi noterden alabilir miyim?

Noter yalnızca yasal mirasçıları gösteren belgeyi düzenleyebilir. Vasiyetnameyle mirasçı atanan veya kendisine vasiyet bırakılan kişiye belgeyi sulh mahkemesi verir. Bunun için vasiyetnamenin açılması ve ilgililere bildirildikten sonra bir aylık itiraz süresinin geçmesi gerekir (TMK m. 598/2).

Mirasçılık belgesinde adım yok. Ne kadar süre içinde dava açmalıyım?

Belgenin iptali için kanunda bir süre yoktur; geçersizlik her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 598/3). Ancak payınızı tereke mallarını elinde tutanlardan geri istemek için açılan miras sebebiyle istihkak davası süreye bağlıdır. İyiniyetli davalıya karşı bu süre, durumu öğrenmenizden itibaren bir yıl ve her hâlde ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıldır (TMK m. 639).

Mirası reddettim. Yine de belgede görünür müyüm?

Evet. Yargıtay’a göre mirası reddeden veya mirastan feragat eden kişi belgede gösterilir; reddin veya feragatin sonucu ve payın kime kaldığı da belgeye yazılır (Yargıtay 7. HD, E. 2025/1973, K. 2025/5175).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Dosyanıza özgü değerlendirme için bize 0552 203 09 69 numaralı telefondan veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

İlgili yazılar: Mirasın Reddi: Şartları, Üç Aylık Süre ve Hükmen Ret, Nafaka Türleri, Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması. Hesap aracı: Miras payı hesaplama. Kanunun güncel metni: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (mevzuat.gov.tr).